“Müzeyyen,” dedim, kendi kendime, elimde Kürt börekleri ile dikildiğim kenardan, “çok güzelsin, çok.”
“Allah ruh güzelliği versin,” dedi bir tarafım. “Gözler ruhun aynasıdır,” dedi bir şarkı.
Ben yeterince iyi değilim, tamamen kötü de değilim. Güven vermiyorum ama umursamaz da değilim. Kaçmıyorum, durmuyorum da. Sarhoş gezmiyorum, ama her an ayık da değilim. Bağımlı değilim, kaçabilecek kadar da özgür değilim. Politik değilim ama tarafsız da değilim. Umutsuz da değilim, sonsuz da değilim. Camus gibi yaşamın bir adım uzağında, ölümün bir koşu yakınındayım.
Tek bir kelimeden binlerce anlam çıkardığım günler de oldu, yazılan uzun cümleleri görmezden geldiğim günler de. İnsanlara inanmaya çalışmaktan yoruldum.
Doktor Bey : Hastanız iyice hastalanmış...
-Neyi var
Doktor Bey : Her şeyi ve hiç bir şeyi... Bu adam galiba çok sevdiği bir insanı kaybetmiş, insan bu yüzden ölebilir..
-Tekrar kontrole gerek varmı..?
Doktor Bey: Evet.. Fakat doktorun değil bir başkasının gelmesi gerekir...