Victor Hugo nun kitabı yazmadan önce kitap ismini çok düşünüp bulmaması sonucu onun bir dünya turuna çıkmasına vesile oluyor. Şans eseri çıktığı bu dünya turunda ülkemizde konaklamasından 3 gün sonra kitaba "sefiller "ismini vermesi ise hayli ilginçtir.
Kitabı okumamış sanki bi günlügüne onların yerine geçmiş gibi oldum "Victor HUGO" sen harikasın ..werthera ağladığım kadar aglamasamda çok etkiledin beni ..
SefillerVictor Hugo · Olympia Yayınları · 2020105,2bin okunma
Keşke bu ülkeyi yönetenlerin karşısınada jan valjean gibi biri çıksaydı, polis memuru javer'in o asil önyargılı tavrını değiştirmesine vesile olan bir kişi bence bu ülkeyi yönetenlerin karşısınada vatana hizmetin asıl meselesini hatırlatırır
Kitap güzeldi çok zengin bir adam olan jean valjean iriyarı güçlü iyi kalpli bir adamdı ve yaptığı ilginç bir buluş sayesinde çok para kazanmıştı. Ancak görünüşe bakılırsa hiç akrabası yada arkadaşı yoktu. Fakir ve hasta olan bir kadına sözü aklına geldi ve o sözü tutmaya çalıştı.
SefillerVictor Hugo · Olympia Yayınları · 2020105,2bin okunma
Jean Valjean, ekmek çaldığı için beş yıl küreğe mahkum edilen ve kaçma girişimleri sonucu yakalanarak cezası uzatılan ve 19 yıl sonra şartlı olarak salıverilen ve toplumda herkes tarafından dışlanan kötü biri. Ancak piskoposla olan ilişkisinden sonra değişen ve herkese iyilik yapan, yardım eden çevresindeki herkesin sevgi ve saygısını kazanan biri.
SefillerVictor Hugo · Olympia Yayınları · 2020105,2bin okunma
Uzun zamandır hiçbir eser beni bu kadar sürüklememişti. Neden bu zamana kadar okumadım kendime hayret ediyorum.Zavallı Jean Valjean hep önyargıların esirisin.
Aslında bu kitabı yıllar önce okudum(tam okudum diyemem) ama etkisi bende hala sürüyor.Aslında bu kitabı ölen bir akrabamla birlikte okuyorduk biraz ben okuyordum sonra o biraz okuyordu öyle öyle gidiyordu aslında kısa bir sürede bitirebilirdik ama akrabam hasta olduğu için çok az okuyabiliyordu.Aslında hastalığı normal bir hastalık değildi engellilik sayılıyordu.Yıllar önce yaptıkları kazada vücudu çok değişmiş kanser olmuş,zor yemek yemeye başlamış,konuşmakta zorluk çekmeye başlamış,yataktan kalkamaz hala gelmiş, etrafındaki kişileri tanıyamamış falan bu yüzden kitap okuyamıyordu normal olarak.Aslında okuyabildiği tek kitap bu olmuştu bunuda bitiremedi((': bir kaç ay sonra hastanede kaldı ondan 10 ay sonrada öldü.Tabiki kitabı asla tam olarak okuyamadı ve ben de bir kaç kez okumayı denedim asla devam edemedim.Bu kitabı yarım bıraktım demek istemiyorum ama okurken acı veriyor umarım bir gün tam olarak okurum.Kitap çok güzel zaten ama böyle bir anısı olunca çok daha değerli oluyor.Kitabı yarım bırakan arkadaşlar yada yeni başlayacak olanlar benim için başlarsanız çok mutlu olurum.
SefillerVictor Hugo · Olympia Yayınları · 2020105,2bin okunma
SEFİLLER.
Bu kitabı hepimiz duymuşuzdur sanırım. Normalde klasik tarzı kitaplardan sıkılıyorum ancak bu kitapta sıkıldığımı söyleyemem.
Bir kürek mahkumunun hikayesinden oluşur eserimiz. Gerçekten o kadar iyi niyetli ve o kadar tatlı bir insan ki buna rağmen insanların yargıları yüzünden göz ardı edilen bir yapıya sahip.
Birçok kişi tarafından dışlandığı halde kendi adını değiştirip farklı bir yerde bir sürü fabrikalar kuruyor ve insanlara yararlı binlerce şey yapıyor ancak yıllar sonra kürek mahkumu olduğu öğrenilince tüm halk zaten bu kadar iyi olması normal değildi gibisinden konuşmalar yapıyor.
Kitapta bir nevi günümüzü de görebiliriz aslında. Herkes işini gördüğümüz sürece bize karşı iyi ancak bir hatamızı gördüğünde tüm iyiliklerimizi göremeyecek kadar körler. Eğer ki kitabı okuyayım diye düşünen varsa mutlaka okumalı. Benim severek okuduğum bir eser oldu.
Sayfa sayısı: 400
Aldığım fiyat: 40 TL.
SefillerVictor Hugo · Olympia Yayınları · 2020105,2bin okunma
"Sefiller. Bu kitap üzerine söylenecek o kadar çok şey var ki...Hugo, bu romanı sürgün yıllarında kaleme alıyor. Sürgünde geçen 18 yıl içinde ve hayatının önceki dönemlerinde tanık olduğu, bir şekilde duyduğu, gördüğü toplumu kaleme alıyor aslında. Fransız toplumunun devrimlerle sarsıldığı, Napolyon sonrasında gelen hükümetlerin sefaleti artırmaktan başka bir işe yaramadığı o dönemi anlatıyor."
Muhammed Hamza Göl yazdı. İncelemenin devamıni okumak için tıklayınız
haftalikmag.blogspot.com/2022/02/incelem...
Harika bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitap insanlara farkındalık katarak yeni görüşler kazandırıyor. Bir olayın insan hayatında nelere mal olacağını, yaşanılan şeylerin nelere sebep verdiğini gösteriyor. Ben Sefiller kitabından çok etkilendim ve çok sevdim, okuyanlarında benzer duygular yaşayacağını düşünüyorum. Herkese okumasını tavsiye ederim. Olayra farklı yaklaşım bilinci kazanmak istiyor iseniz okuyunuz
SefillerVictor Hugo · Olympia Yayınları · 2020105,2bin okunma
Victor Hugo 26 Şubat 1802'de Fransa'da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra kendini tümüyle edebiyata adadı. 1824 yılında Fransız coşumcularının (romantikler) yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. Cenacle adını taşıyan coşumcu sanatçılar çevresinin üyesi ve onun odak noktası oldu. 1830-1843 arasında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Romanları, tiyatro yapıtları ve şiirleriyle başarıdan başarıya koştu. 1831'de Notre Dame de Paris (Paris'in Notredame Kilisesi) adlı büyük romanını yayımladı. 1841 yılında Fransız Akademisi'ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine'nin 1843'de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852'ye dek yeni yapıt vermedi. 1848 Devrimleri'nden sonra parlemento üyeliğine seçildi. 3. Napoleon'un hükümet darbesini engellemeye çalıştı, başaramayınca 1851 yılında Belçika'ya kaçmak zorunda kaldı.
Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. 1855-1870 arasını küçük bir İngiliz adası olan Guernsey'de geçirdi. O dönem yazarlığının en üretken yılları olmuştur. 1862 yılında başyapıtı olan Les Misérables (Sefiller) adlı romanını yayımladı. Bunu 1866'da Les Travailleurs de la Mer (Deniz İşçileri) ve aynı yıl L'Homme qui Rit (Gülen Adam) gibi önemli romanları izledi.
Fransa'da Cumhuriyet yeniden kurulunca Paris'e döndü. Ulusal Meclise seçildi. Artık Fransa'nın en gözde kişilerinden biriydi. Paris Komünü'nün ezilmesinden sonra komüncülerin bağışlanması için çok uğraştıysa da sonuç alamadı. Giderek siyasal ve toplumsal yaşamdan elini eteğini çekti.
1885 yılında ölüm döşeğinde iken; "Tanrı'ya inanıyorum, ahirete inanıyorum; fakat hiçbir kilise papazını başımda istemiyorum. Beni seven bütün dünya insanlarının gönülden dualarını bekliyorum. Bu benim için kafidir." diyerek 22 Mayıs 1885 yılında hayata gözlerini yummuştur.