Sena Güler

"Hızın rüzgar gibi, yavaşlığın orman gibi olmalı. Ateş gibi saldırıp yağmalamalı, dağ gibi kıpırdamaz olmalı. Karanlıklar gibi bilinmez, hareketin yıldırımlar, şimşekler gibi olmalı."
Sayfa 20 - İş Bankası Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikleri·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Barut elbet yeniden keşfedilecek. Bunu hiçbir şey durduramaz; o bildik, eski hikâye defalarca tekrarlanacak. İnsan ırkı çoğalacak, erkekler savaşacak. Barut yüzünden milyonlarca insan ölecek ve ancak bu sayede, uzun zaman sonra, ateş ve kanla yazılmış yeni bir uygarlık gelişecek. Ama bunun ne yararı var? Eski uygarlık nasıl çöküp gittiyse, yenisi de gidecek. Yeni inşa etmek belki elli bin yıl alacak fakat o da yok olacak. Her şey yok olur. Geriye sadece daima akış halindeki kozmik güç ve öz kalır ve onlar da devinip tepkimeye girerek, rahip, asker ve kraldan oluşan ve hiçbir zaman son bulmayan karakterleri meydana getirir. Geçmişteki tüm o çağların bilgeliği şu yumurcakların ağzından nasıl da dökülüveriyor. Kimisi savaşacak, kimisi yönetecek, kimisi dua edecek, geri kalanlarsa, uygar devletin emsalsiz mucizelerinin ve muhteşem güzelliğinin kanlı gövdesi üzerinde durmak bilmeden tekrar tekrar yükselirken çalışıp didinerek fena halde acı çekecek. O mağaraya sakladığım kitapların hepsini yok etsem de aynısı olacak, ister korunsun ister yok edilsin, orada yazan eski hakikatler yeniden keşfedilecek, eski yalanlar da yeniden hayat bulacak ve kuşaktan kuşağa aktarılacak. Ama ne yararı var..."
Sayfa 76 - Can Yayınları Kısa Klasikler·Kitabı okudu
"Gerçi ne fark ederdi ki? Ne de olsa, iyi ya da kötü, güçlü ya da zayıf, yaşamı seven ya da küçümseyen, herkes ölüyordu. Ölüyorlardı. Her şey ölüyordu."
Sayfa 51 - Can Yayınları Kısa Klasikler·Kitabı okudu
"Karşılaştığım insanların neden kireç gibi yüzleriyle şehirden gizlice kaçtıklarını artık biliyordum. Medeniyetimizin orta yerinde, kenar mahallelerimizde ve işçilerin yaşadığı gettolarda barbar, vahşi bir tür yaratmıştık ve şimdi bu tür afet esnasında bize acımasız hayvanlar gibi saldırıyor, hepimizi kırıp geçiriyordu. Tabii kendilerini de yok ediyorlardı."
Sayfa 49 - Can Yayınları Kısa Klasikler·Kitabı okudu
"Medeniyet çöküyordu ve herkes kendi başının çaresine bakmak zorundaydı."
Sayfa 47 - Can Yayınları Kısa Klasikler·Kitabı okudu