1984, tek partinin yönettiği bir distopyada geçiyor. Herkes kör bir şekilde iktidara hayranken Winston kendini yalnız ve dışlanmış hisseder. Çünkü o geçmişi hatırlıyor ve bu körü körüne taptıkları kişiden nefret ediyordur. Ama bu distopyada kimse düşüncelerini sesli söyleyemez hatta düşünemez bile çünkü hayatınızın her anında telekran adında bir alet sizin düşüncelerinizi denetler. Winston aynı zamanda da devletin bünyesinde, geçmişte kalan bütün belgeleri iktidar aleyhine değiştirme gorevindedir. Bir gün biri ile göz göze gelir ve onun da kendi tarafında olduğundan şüphelenir.
Roman tarihte birçok örneği olan bir konuyu anlatıyor aslında. İktidar arzusunun insanı nasıl ele geçirdiğini çok güzel ve üzücü bir şekilde anlatmış. Geçmişi değiştirmek, insanların zihinlerini yönetmek, özgürlüğü yok etmek ve daha fazla şeyin görüldüğü bu romanda siz de baş kahraman gibi çaresiz kalıyorsunuz. Boyun mu eğmeli yoksa bir şeyleri değiştirmek için çabalamalı mıyız ? George Orwell harika bir eleştirmen. George Orwell
Edebiyatımızın ilk polisiye roman örneği olan bu kitap, Öreke Taşı adlı denizin ortasında bulunan ve büyük dalgaların hedefi olan bir kayada gerçekleşen cinayet ile başlıyor. O kayaya giden kişilerin dönmediği ağızdan ağıza yayılan bir efsane olmuştur.
Sorgu savcısı bu olayı araştırırken Beyoğlu'nda bir intihar olayı gündeme gelir. Bu iki olayın birbiriyle bağlantılı olduğu düşünülür ve birçok olay açığa çıkar. Dönemin adalet sistemi, suçların boyutları ve adalet kavramı gibi birçok konuya değinilmiş.
Ahmet Mithat Efendi' den okuduğum ikinci kitap ve yine bayıldım. Yazıldığı döneme göre harika bir kurguya sahip ve akıcı bir kitap. Eski kitapları okumaya başlarken genelde sıkılırım diye korkuyorum ama bu kitapta asla öyle bir şey yaşamadım. Ahmet Mithat Efendi
Goriot Baba, birçok toplumsal konuyu barındıran bir kitap. Damatları tarafından hor görülmüş ama kızları için her şeyi yapabilecek bir babanın dramı, Paris sosyetesine girebilmek için türlü yollar arayan üniversiteli, hayatını bir pansiyona adamış bir kadın bu romanın ana kişileridir. Ama daha birçok insan psikolojisi incelenmiş kitapta.
İnsan hayatlarını konu alan kitapları çok severim. Ama bu kitabın dili bana biraz ağır geldi. Daha önce bir kere yarım bırakmıştım. İkinci başlayışımda karakterlerin isimlerini ve özelliklerini not alarak ve sakin ortamlarda okuyarak daha iyi anladım. Yine de fazla betimlemelerden sıkıldım. Honore de Balzac