İnsanları seviyorum ama hayvanlaşmış insanları sevmiyorum
Puan vermedi
İlk başta eşitlik diye başlıyorlar, sonra domuzlar geliyor ve seni çiftliğe tıkıyorlar. Devrim diyorsun ama sonuç hep aynı: biri başa geçiyor, diğerleri eziliyor. (Evet size tanıdık geldi şşşş soğuktur boş verin) En korkuncu da şu ama; başta kurtarıcı gibi gelenler, sonunda senden daha büyük zalim çıkıyor. İdeallerle başlıyorsun ama menfaatle bitiyorsun. Ve anlıyorsun ki: hayvanlar insan gibi olunca dünya bok oluyor.
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
10/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 23:09
Zaman Çarkı döner ve Çağlar gelip geçer. Geriye bıraktığı anılar efsaneye dönüşür. Efsane solup mit olur ve onu doğuran Çağ yeniden geldiğinde mit bile unutulmuştur. Bazılarının Üçüncü Çağ dediği, henüz gelmemiş ve geçeli çok olmuş bir Çağ’da, Beyaz Kule olarak bilinen kaymaktaşından kulenin çevresinde bir rüzgâr yükseldi. Rüzgâr başlangıç değildi. Zaman Çarkı dönerken başlangıçlar ve bitişler yoktur. Ama bir başlangıçtı. Fırtına Toplanıyor... Adını sonuna kadar hak eden bir kitap. Fırtına Toplanıyor, Alacakaranlık Kavşağı ne kadar ara kitapsa o kadar hatta daha fazla tam bir kitap. Bu zamana kadar okuduğum Zaman Çarkı kitaplarının hepsinde bir şekilde tam hissettirmeyen kısımlar olurdu -tabii ki de bu kitapta da ucu açık birçok şey var- ama bu kitap önceki kitaplarda gördüğümüz birtakım şeylerin sonunu gördüğümüz, fazlasıyla doyduğumu hissettiren bir kitap oldu. Normalde kitaptaki bazı karakterlerin kısımlarını okumayı sevmiyorum çünkü diğer karakterlere nazaran benim için çok da ilgi çekici gelmiyorlar ama Fırtına Toplanıyor hiçbir bölümde, gerçekten hiçbir bölümde, sıkmadan soluksuz bir şekilde kendini okuttu, dolayısıyla aslında okumaktan keyif almadığım karakterlerin bölümlerini bile keyifle okudum. Kitapta tansiyon sürekli yüksek, sürekli bir olaylar var ve devamlı bir şeyler bitiyor ve yeni şeyler başlıyor. Buna verebileceğim örneklerlerden biri Samirhage'in vukuatıyla değişen Rand'ın tekrardan aydınlık hale dönmesidir, başlayıp ve biten olaylar var ve heyecanı yükseltip beklentiyi karşılayıp yeni sulara yelken açılıyor. Normalde diğer kitaplarda bazı karakterler heyecanlı şeyler yaşayıp kendi arclarının sonunu yaşarken bazı karakterler ise kendi arclarının başlangıcını yaşıyorlar, dolayısıyla sürekli yüksek tansiyondan düşük tansiyona ani geçişler yaşıyoruz
Fantastik
Fırtına ToplanıyorRobert Jordan · İthaki Yayınları · 2021546 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gümüş Yürek Spoilerlı İnceleme ve Eleştiri
5/10
·416 syf.··
2024 1. kitabı
Gümüş Yürek 1 D. N. Archeron İnceleme spoiler içermektedir, kitabı okumamış kişiler lütfen okumadan önce buna dikkat etsinler. Genel olarak pek Wattpad kitapları okumayan birisiyim ama D. N. Archeron 'un videolarını gördükten sonra kendisinin kitabına da bir şans vermek istedim. Kendisi koyu bir fantastik ve klasik okuru ve yazacağı kitabın belli bir seviyenin üstünde olacağını tahmin ediyordum. Bu yüzden Gümüş Yürek satın aldığım ilk Wattpad kitabı oldu ve pişman değilim. Kitabın iyi yönleri de eksiklikleri de vardı, karışık bir şekilde kendi düşüncelerimi aktarmak isterim. Damla Archeron' un video oyunları oynadığını videolarından biliyorum o yüzden bahsedeceğim benzetmeyi anlayacaktır, bana göre Gümüş Yürek, bir oyunun uzun tutorial' ı gibiydi. Geniş ve detaylı yazılmış bir evrene ait çok ufak bir parçayı çok az npc karakterler ile oynadığımız giriş bölümü. Ve kitabın sonlarına doğru bana "artık şu tutorial bitse de oyundaki asıl açık alanda gezerek ana hikayeye odaklansak, farklı şeyler görsek" düşüncesini çok yaşattı. Ara ara bu "tutorial" sıksa veya temposu düşse de kitabı genel itibariyle beğendim. Eksik yanları kesinlikle vardı ve genç bir yazarın ilk kitabı olduğu anlaşılıyordu. Lakin kitapta eksiklikler olsa da evrenin detayları ve bunları öğrenmek çok hoştu. İlk önce iyi yönlerinden bahsedecek olursam, kitabın evreni ve bunu bizlere sunum şekli olurdu. Açıkcası bu kadar detaylı bir evren beklemiyordum ama kitap başından sonuna kadar evrene ait detayları katman katman üzerine ekleyerek genişletmeye devam etti. Normalde evrene ait detayların bir anda ansiklopedik bir bilgi gibi sunulmasından hoşlanmam. Bu kitapta ise direkt bizi bilgiye boğmaktansa konu konuyu açtıkça bilgilerin sunulması hoşuma gitti. Özellikle fey evreni ve oldukları dünyanın yaşayan bir canlı gibi
Edebiyat
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,665 okunma
SANA HAK VERMEK İSTEMİYORUM DORİAN!
10/10
·258 syf.··
2024 31. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2024 16:07
Kalemimin ucunun kırılmaya bu kadar hazır olduğu bir an daha yaşamadım daha önce. Bir duygu karmaşası ve kırık bir öfke ile yazıyorum bu incelemeyi. Ah Dorian gerçekten pişman oldun mu ? Neden öfkeliyim bilmiyorum. Dorian bir uçuruma giderken onu kaygan zemine yatıran Lord Henry ve tüm bunları görmezden gelen Dorian... Gencecik bir yaşta defalarca sahnelerde ölümü oynayan ama sadece bir kere aşka düşüp ölen Sybil Vane ... Peki ya masumiyeti önce Dorian'da görüp daha sonra bir portresinde bu masumluğun sonunu getireceğini bilmeden işlemesinin yürek burukluğunu bize emanet eden Basil Hallward... Ne desem nasıl yazsam? Oscar Wilde'i okuduğum her satırda takdir ettiğim bir eser olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Acımasızlığı, hazzı , tutkuyu , gençliğin güzelliğini ilmek ilmek işledi gönlüme . Kitabı okuyan bir arkadaşımın bana yönelttiği bir sorunun cevabını bulmaya çalışıyorum hâlâ. "Bu Kitap sana ne kattı?" İçimden sadece "öfke" demek geliyor fakat Basil'in hatırasına ihanet etmek istemiyorum ama Dorian Gray'in Portresi'nin benim, etrafıma bakıp hayatımda Lord Henry gibi kişiliğin olup olmadığını sorgulamama sebep oldu diyebilirim. Tekrar tekrar düşündürdü beni acaba biz de Dorian gibi yaşlanıp çirkinleşmekten korkuyor muyuz ? Yoksa yılların çizgileri ile sınırlarımızı birleştiriyor muyuzdur? Ruhumuzu şeytana sattığımız menfaatlerimiz var mıdır ? Hepimiz zaman zaman Dorian olmuyor muyuz? Lord Henry öfkemi kabartan karakter . Lord Henry her konuştuğunda içimden Halid Ziya Uşaklıgil'in Aşk-ı Memnu karakterini canlandıran Firdevs Hanım'ın " aptallık etme sen Dorian Graysin " demek geldi . Manipülasyonun vücut bulmuş hâlisin sen Lord Henry! Hedonizmi satırlarına serpiştiren Oscar Wilde'in kendini bulduğu ya da benzettiği üç karakterin bize ayrı ayrı mesajları var gibi
Alıntı
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399bin okunma
8/10
·104 syf.·
2021 92. kitabı
Dün kitap fuarında Umay Umay'ı görmem, kendi yaşamından bir şeyleri dinlemem, özel olarak konuşma fırsatını yakalayabilmemin şerefine bu kitaba inceleme yazmaya karar verdim. Cevapsız Ağrı aylarca pdf'ini aradığım bir kitaptı ama sanıyorum bir nedenden internet üzerinde hiçbir yerde bulunmamakta. Bu benim için iyi bir şeye vesile oldu, almışken 3 4 kitabını daha aldım ama kitabı alamayanlar için elbette pdf bulunmasını isterdim. Umay Umay'ın kitaplarını eşcinsellere armağan etmesi ve dünki konuşmasında pervasızca aşık olabilen herkese teşekkür ederim demesi kalbime dokundu. Acısını şiirlerinde ve şarkılarında dile getiren ve bununla mutlu olduğunu söyleyen biri kendisi, bununla birlikte içine kapanık bir hayatı tercih etmeyen, hayatın onu buraya çektiğini söyleyen biri. “Bunu ben tercih etmedim, yaşadıklarım beni buna itti. Şarkıcı ve şair olmak zorundaydım.” diyen biri o. “Delirmek zorundaydık çünkü şiirin tanrıya sadakat yemini vardır.” Eğer kalbinizde bir acı hissediyorsanız ve şiirden de birazcık anlıyorsanız sanıyorum ki fazlasıyla tatmin edecektir sizi. Acıyı hissetmeseniz bile dert etmeyin, Umay Umay size onu hissettirecektir. Daha insan, daha deli kalın. ay kırıldı acı kırıldı cam kırıldı yalnızlığını koklayarak sor kuruyan göğsünü unutarak sor ağlamayacaksın? şşşş baksana onu kaybettim.
Edebiyat
Cevapsız AğrıUmay Umay · Altıkırkbeş Basın Yayın · 20161,071 okunma
Şşşş, `Yalnızca Kadınlar Arasında`
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 171. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2021 20:54
Yaşam akıp giderken herkes mutluluğun, huzurun anahtarını aramakla meşguldür. Oysa yaşam akmadan yaşama akmalıyız anahtarı bulmuşçasına... Torino'da yaşam akıp gitmektedir tüm yaşamlar gibi ve kadınlar görmekteyiz, mutsuz ama farkında, mutlu ama farkında değil. Bu kadınlar için mutluluk kimisi için erkek, kimisi için para, kimisi için sanat kimisi içinse eşcinselliktir. Hepsinin yaşamdan beklediği ve yaşama verdiği farklıdır ama hepsi kendince insanı, kadını ve erkeği bir nebze olsa çözümlemiştir. Çözümledikleri bireyler, olaylar, durumlar da hayatlarına yön vermiştir. Kimi çok umursamaz görünür kimi intihara yeltenir. Hiçbirinin hayatında doğru düzgün duygusal bir ilişki yoktur. Fakat konu aşka ve çocuklara geldi mi hepsi birer filozofa dönüşür. Diğer canlılar gibi kendi varoluşlarını, yaşamı; aşkı, nefreti, ölümü deneyimleyerek elde etmeye çalışırlar. Üzülürler, kırılırlar, sevinirler, üretirler, değiştirirler, ölürler... Cesare Pavese'den okuduğum ilk kitap fakat son kitap olmayacaktır. :))
Kadın
Yalnız Kadınlar ArasındaCesare Pavese · Can Yayınları · 20182,334 okunma