sümeyye kip

sümeyye kip
@ssumeyyekipp
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2018 00:00
Piyonun son hamlesi başarılı bulduğum bir psikolojik gerilim kitabıydı. Kitabın genel konusuna değinecek olursak, annesi gözleri önünde öldürülen ve bunun için hayatı boyunca babasını suçlayan bir kızın hayatı aktarılıyor. Çektiği zorluklar, yaşadığı bunalım dönemi, kimlik karmaşası, psikolojik sorunları ve bunlarla başa çıkıp sosyalleşme çabaları… Kitabın Lana’nın hikayesi ile Rachel ile oğlu Luke’un hikayesi arasında gitgel yapması ve okuyucuya arada nasıl bir bağlantı olduğunu merak ettirmesi güzel bir detaydı. Yazarın meraklandırma konusunda ne kadar başarılı olduğunu güncel olayları anlatırken geçmişte yaşanan gizemli olayları bir bütün olarak değil de damla damla aralara serpiştirerek vermesinden de anlayabilirsiniz. Yazarın bu meraklandırma başarısı kitabın sonlarına doğru bağlantılar ortaya çıkıp sağ gösterip sol vurarak okuyucuyu şaşkınlığa sürüklemesiyle nirvanaya ulaştı tabi. Kitabı okurken polisler, dedektifler, Lana’nın arkadaşları hatta Lana’nın kendisi gibi ben de onu yargılarken buldum kendimi. Acaba bundan o mu sorumlu diye sürekli şüphede bırakmıştı bizi yazar. Üstelik psikolojik tahliller ve dünyanın gerçekçi ve korkunç yönlerine değinmesi ile de kitabın ayrı bir çekiciliği vardı. Kitapta hoşuma gitmeyen nokta ise kitabın sonu idi. Yazar bunca güzel kurguladıktan sonra her şeyi rayına oturtayım derken bazı şeyleri çok zorlama geldi bana fazla kasmıştı ve mantıklı görmediğim noktalar oldu. Özellikle Luke ile ilgili olan şeyler, profesör ve Rachel üçlüsü arasındaki durumlar beni pek tatmin edemedi diyebilirim. Üslup akıcı ve güzeldi. Lana’nın iç dünyası üzerinden ilerliyordu hikaye ve sürekli geçmişle gelecek anlatılırken aynı zamanda üçüncü bir kişinin yani sorunlu bir çocuğu olan bir annenin oğlundan ve yaşamından bahsettiği günlük
Edebiyat
Piyonun Son HamlesiLisa Unger · Martı Yayınları · 2014973 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
5/10
·480 syf.··
2017 32. kitabı
Karanlık zihinler serisini bitirdikten sonra kitapla bütünlük arz ettiğini düşündüğüm ara kitapların ilkini de okuma kararı verdim. Kitap bölümler ve hikayecikler şeklinde üç bölüme ayrılmış. Hepsinin anlatıcıları farklı. Ama bunlar ana serideki gibi Ruby değil elbette ki. İlk baş benim sevimli asyalı karakterim Suzume'den yani namı diğer Zu'dan bahsediliyor. Seriyi okuyanlar bilirler ilk kitaptan sonra bir süreliğine karşımıza çıkmamıştı Zu çünkü uzun bşr yolculuğa çıkmıştı kuzeni Hina ile. Kitaba geri döndüğünde ise o arada yaşananlara şöyle bir değinilip geçilmekle birlikte hala gizemini koruyordu. İşte kitabın bu ilk bölümünde Zu'nun başına gelen maceralar, kurtarıcısı ve daha birçok şeyden bahsedilirken, aynı zamanda geçmişine ışık tutulup onun içine kapanık ve sessiz biri olmasına vesile olan olaylara da değinilmesi onu daha çok tanımamızı sağlamıştı. İkinci bölümde genellikle ilk kitabın başlarında bahsi geçen sonrasında uzunca süre adından söz edilmeyen Sam'den ve onun geçmişinden bahsediliyordu. Onun sevdiklerine kavuşma mücadelesi ve Ruby onları kurtarmaya gelmeden öncesinde Thurmond kampında yaşananlar Sam karakterinin gözünden başarılı bşr şekilde aktarılıyordu. Bu yapılırken kitaba Lucas ve Mia gibi farklı özgün karakterlerin dahil olması kurguyu hareketlendirdi kanaatimce. Birde burada kampta yaşanan zorluklara Sam karakteri Ruby'den daha fazla değiniyordu. Özellikle de kırmızılıların başından geçenler ve başkanın planı hususu daha aydınlığa kavuşturulmuştu. Üçüncü bölümde ise Yazarın kitabın sonlarında açık uçlu bırakmak okuyucuyu meraklandırdığı bazı noktalar açığa kavuşturuluyordu. Dil ana seri gibi akıcı ve güzeldi. Özellikle ana seride geçen olayların ana karakter Ruby dışında birilerinden de aktarılmış olması serinin devamına renk
Karanlığın İçindenAlexandra Bracken · Parodi Yayınları · 2016729 okunma
6/10
·496 syf.··
2017 31. kitabı
kitap başlarda oldukça sıkıcı ilerliyordu ama iyi ki de bırakmamışım çünkü vermek istediği güzel mesajlar vardı baştaki dört karakter olmak üzere hepsinin yaşadıklarından öğrenmemiz gereken güzel mesajlar vardı. başta Francis olmak üzere hepsinin hikayesini beğendim. Konusu ikinci dünya savaşı sonrasında gençlerin kocalarını bulmak üzere çıktığı yolculuk anlatılıyor. bu yolculukta hissettikleri, hayalleri beklentileri anlatılırken, geçmişlerinden de sıkça bahsediliyor ve bu da karakterleri tanımamızı sağlıyordu. Dil akıcı, üslup başarılı idi. kitap biraz geç açılsa da açıldıktan sonrasında gitti ve sonunu merak ettirdi. Çok güzeldi mutlaka okunmalı diyemesem bile Jojo Mayes sevenle için hoş bir kitap olduğunu düşünüyorum. Herkese iyi okumalar :)
Edebiyat
Üstümüzde Gökyüzü Altımızda DenizJojo Moyes · Pegasus Yayınları · 20171,000 okunma
6/10
·223 syf.··
2017 30. kitabı
Bu eserde de diğer tüm eserlerde olduğu gibi zeki ve bir o kadar da kibirli dedektifimiz Hercule Poirot, dünyayı kasıp kavuran bir grubun kıskacı altındadır. Öyle bir grup ki bu dünyada yollarına çıkan herkes sebebi açıklanamayan ve katili bulunamayan cinayetlere kurban gitmiştir. Bu cinayetlerin peşine düşen Poirot’a bunları aydınlatmasında eski arkadaşı Hastings yardımcı olmak üzere onunla işbirliği yapma kararı almıştır. Aynı zamanda Hastings kitabın anlatıcısı konumundadır. İyi taraftakiler ne kadar iyi oynarsa oynasın, kötüler her zaman bir adım öndedir kitapta. Sonunda kimin mat olacağı ise merak konusudur. Hercule Poirot, Büyük Dörtler’in zekice kurgulanmış her planını kendi dehası ile alt üst etse bile, çetenin kirli çamaşırlarını bir türlü ortaya çıkaramadığı gibi hayatı her geçen gün risk altına girmektedir. Sadece kendi hayatı değil en yakınında ona yardım eden Hastings ve diğer sevdikleri de risk altındadır. Bu durumda Poirot’un yapabileceği iki şey vardır: Ya çok dahice bir planla, sevdiklerini de riske atmadan onları çökertmenin bir yolunu bulmalı yahut gözünün önünde gerçekleşen cinayetlere, tehditlere ve maceradan ve gizemli olaylardan uzak kalamayan meraklı kişiliğine rağmen olaylardan el çekmeli ve Büyük Dörtler’in yolundan çekilmelidir. Ama dünyayı nükleer güçler ve paranın gücü başta olmak üzere çeşitli güçler ile avuçları içine alıp istedikleri gibi diktatör bir rejim kurmak isteyen bu büyük isimleri gerçekten durduracak bir ‘kahraman’a ihtiyaç vardır. Kibirli ama bir o kadar da şöhretinin hakkını veren Poirot, o kahraman kendisi olmak istemektedir. Kitabı genel olarak beğendim. Oldukça akıcı ve merak uyandıran bir kitaptı. Bazı olayların ve cinayetlerin kurgulanış tarzı gerçekten özgündü. Ancak kitapta zayıf gördüğüm noktalarda oldu. Kitap
Edebiyat
Büyük DörtlerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20192,317 okunma
8/10
·513 syf.··
2017 29. kitabı
Metro 2034, Metro 2033’ün ardından gelen yılı anlatıyor olsa da ilk kitabın tam olarak devamı olduğu söylenemez. Çünkü bu kitapta işlenen konu ve maceralar ve bunları yaşayan kahramanlar ilk kitaptan tamamen farklı. Bu kitapta Artyom değil Saşa, Homer ve Hunter gibi karakterler var. Saşa, tek isteği babasıyla yaşadığı hapis hayatından bir gün kurtulup hayalini kurduğu sıcacık istasyonlara kavuşabilmek. Homer ise durgun bir hayattan ise ölse bile arkasında bırakabileceği ölümsüz bir hikaye için ilham perileri kovalamak için maceralara atılmaktan hiç çekinmeyen yaşlı ve görmüş geçirmiş bir karakter. Hunter’ı önceki kitabı okuyanlar bilirler. Orada pek ön planda olmayan, haberci ve kurtarıcı rolünde bir adamdı. Akıbeti de o kitapta ortaya çıkmamıştı. İşte bu kitapta neler yaşadığı ortaya çıkıyor. Kitap bu üç karakterin yollarının nasıl kesiştiğini, ortak bir macera ve görev için nasıl buluşup yoldaşlık ettiklerini anlatıyor. Onlara bu yolculukta Leonid, İstomin, Deniş Mihailovitç gibi karakterler eşlik ediyor. Yer üstündeki nükleer felaketler ve radyasyon sonrası dünya yaşanamaz hale gelince kendilerini yeraltına atarak hayatlarını kurtaran insanlar için hala felaketler devam etmektedir. Kimi yerlerde radyasyonun içeri sızdığı istasyonlar varken, kimi yerlerde bu radyasyon ve felaketler sonrası mutasyon geçirip canavarlaşan yaratıkların istasyonlara sızıp sağ kalanlara saldırdığı sınır istasyonlar, insanların ölülerini bile rahat bırakmayıp tüketen leş yiyicilerin olduğu istasyonlar ve oksijensizlik, gıdasızlık, biyolojik atıklar gibi sebeplerden dolayı bulaşan ve önü alınamayan korkunç bulaşıcı hastalıkların olduğu istasyonlar. Bunların yanı sıra bu istasyonların hepsi barış ve dayanışma içerisinde yaşamaları gerekirken bir mücadele içerisinde kendi içlerinde de
Edebiyat
Metro 2034Dmitry Glukhovsky · Gürer Yayınları · 20121,395 okunma