10/10
Kitap bir siyahi olan Tom amcanın sahipleri tarafından satılması ile başlıyor. Bay Shelby borçları sebebiyle Tom, Eliza ve Eliza'nın oğlu Harry'i satmaya karar verir. Kapı arasından bu muhabbeti duyan Eliza oğlunu da alarak kaçmaya karar verir. Eliza'nın melez eşi George ise öncesinde efendisinden kaçmış, ve Eliza'ya kendisini beklemesini söylemiştir. Fakat Eliza bu durumdan dolayı bekleyemez ve oğlu ile kaçar. Bu sebeple de eşi ile yolları tamamen ayrılmıştır. Büyük bir dini inanca sahip olan Tom ise kaçmaya çalışmaz, efendisinin kararına saygı duyar. Efendisi Bay Shelby, Tom'u köle tüccarı olan Haley'e satmıştır. Güneye doğru gemi ile yol alırken Tom, Eva adında küçük bir kızla tanışır. Bu küçük kız kitaba 10 puan vermemin en büyük sebebidir. Eva babası Augustine St. Clare'i ikna ederek Tom'u Haley'den satın alır. St. Clare ailesinde insancıl şartlar altında çalışan Tom, biraz da olsa huzur bulur, fakat Eva'nın ani ölümü ve sonrasında Augustine'in ölümü ile her şey tersine döner. Eva'nın annesi Tom'u acımasız Simon Legree'ye satar. Zor koşullarda çalışmaya başlar ve kötü muamele görür. Yine de bu süre zarfında tanrı inancını asla kaybetmez, kaybedenlere de yardımcı olur. Tom, diğer kölelere yapılan haksızlıklara dayanamaz ve Legree'ye karşı çıkar. Öfkelenen Legree Tom'a işkence eder. Tom'a işkence edildiği sırada Bay Shelby'nin oğlu George Tom'un yanına gelir ve onu kurtaracağını söyler. Fakat işkencenin verdiği acıya ve yaralara dayanamayıp oracıkta can verir. Arka planda olan olaylarda ise Eliza kölelik karşıtı bir aile tarafından korunmaya alınır ve ilerleyen zamanlarda eşi George ile kavuşur. ************************* Kitabın yazıldığı dönemi araştırınca 1850'lerin Amerika'sında, köleliğin yaygın bir dönemde yazıldığını gördüm. Kölelik yanlıları ve kölelik
Edebiyat
Tom Amca'nın KulübesiHarriet Beecher Stowe · Can Yayınları · 20192,319 okunma
Puan vermedi·584 syf.··
2024 47. kitabı
Harriet Beecher Stowe'un Tom Amca'nın Kulübesi romanının çocuklar için kısaltılmış baskısını okuduğumda 11-12 yaşlarındaydım.Bir gün içinde bitirdiğimi çok net hatırlıyorum.Çocuk kalbimin ne kadar incindiğini de... Aklımda bir gün mutlaka orijinal haliyle okumak vardı.Sevgili İpek sayesinde bu ay okudum, Tom Amca'nın Kulübesi'ni. Harriet Beecher Stowe pek çok değişik konu üzerine 30'dan fazla kitap yazmış.Birkaç tane de roman. 1852 yılında yayımlanan Tom Amca'nın Kulübesi, Amerikan İç Savaşı'nın başlangıcına etki eden bir roman olmuş.Hatta bir rivayete göre Abraham Lincoln " Bu büyük savaşı başlatan kitabı yazan küçük kadın sensin!" diyerek selamlamış yazarı. Harriet Beecher Stowe 1853 yılında A Key to Uncle Tom's Cabin adlı bir kitap daha yayımlamış. Güney'de Kentucky'de Shelby çiftliğinin sahibi olan Arthur Shelby, ekonomik zorluklar nedeniyle, en nitelikli, güvenilir, onurlu, güçlü Tom Amca'yı daha iyi para getireceği için satmak zorunda kalır.Köle tüccarı Tom Amca'nın yanında küçük Harry'i de satın almak ister. Oğlunun satılacağını öğrenen Eliza, oğluyla birlikte Kuzey'e ulaşmak umuduyla kaçar. Tom ise kaçmayı asla düşünmez.Onuru, dindarlığı, iyi ahlâkı izin vermez, isyan etmesine. Tom Amca'daki dindarlığın verdiği teslimiyet epey rahatsız etti beni. Tom Amca tesadüflerin yardımıyla, Augustine St.Clare tarafından satın alınır.St.Clare ve özellikle küçük kızları Eva için vazgeçilmez biri olur Tom Amca. Romanda Eliza, Harry ve Eliza'nın kocası George'un yaşadıkları ile Tom Amca'nın yaşadıkları iki farklı koldan anlatılır. Augustine St.Clare ve küçük kızı ne kadar iyiyse, karısı Marie o kadar kötüdür.Romandaki bir önemli karakter de St.Clare'in kuzeni Ophelia'ydı bana göre. St. Clare'in kölelik üzerine düşünceleri, kölelik karşıtlığı, Ophelia ile yaptığı
Tom Amca'nın KulübesiHarriet Beecher Stowe · Can Yayınları · 20212,319 okunma
Reklam
Puan vermedi·140 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2018 00:00
İlk bakışta “ Yeraltından NotlarYeraltından Notlar ” edebi bir itiraf gibi görünüyor. Üstelik 1862'de Dostoyevski, "Time" dergisinde bile duyurulan "İtiraf" çalışmasını tasarladı. Görünüşe göre bu Yeraltından Notlar'ın ilk kısmıydı. Günah çıkarma notlarının tür biçimi, St. Augustine'in "İtiraf"ı, Rousseau'nun "İtirafı", Goethe'nin "Şiir ve Hakikat"i ve Herzen'in "Geçmiş ve Düşünceler " i gibi zirvelerle Avrupa edebiyatında saygıdeğer bir gelenek oluşturur. Hikayede kahramanın okuyucuyu doğrudan şu örneklere göndermesi dikkat çekicidir: Ana karakter, edebiyat tarihçilerinin ve biyografi yazarlarının hâlâ uğraştığı bir sorunu ortaya çıkarıyor: Otobiyografik bir anlatının doğruluğuna ne kadar güvenebiliriz? Anlatıcı kendisiyle ilgili herhangi bir şeyi saklıyor mu ve "kibirinden dolayı" kendisine iftira mı atıyor? Rousseau ve Heine'nin fikirlerini alan Dostoyevski, kahramanın kendisine ve etrafındakilere verdiği değerlendirmelerin ve özelliklerin güvenilmezliğinin etkisinin sürekli ortaya çıktığı hayali bir itiraf yaratır. Anlatıcının güvenilmezliği abartılıyor ve dolayısıyla itiraf türü o kadar sorunsallaştırılıyor ki hikaye sınırlarını aşarak bambaşka bir şeye dönüşüyor. Dostoyevski'nin yorumcularının eserdeki felsefi öykünün tür geleneklerini görmelerinin nedeni budur. Baskın özelliği, farklı örnekler üzerinde ve farklı bağlamlarda test edilen bazı ciddi, ebedi problemler üzerine düşünmektir. Böylece, Avrupalı ​​​​önde gelen bilim adamları ve filozoflarla tartışan " Yeraltından NotlarYeraltından Notlar ", Dostoyevski'nin planına göre Lisa'nın şefkati ve sevgisiyle meydan okunması gereken kendi teorisini ortaya koyuyor. Dostoyevski dediğimiz zaman hüzün kaplıyor içimizi. Her ne olursa olsun tüm eserleri kitaplığımızda olmalı diyoruz.
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2022 99. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2022 19:49
Her şey St. Agatha yatılı okuluna yeni bir öğrencinin dahil olması ile başladı. İlk bakıştan itibaren farklı olduğunu belli eden, iri yarı bir çocuk olan Augustine Meaulnes ilgiyi üzerine çekti. Birgün Meaulnes, dört gün boyunca ortadan kayboldu ve geriye sırlarla dolu olarak geldi. Bu sırrın peşinden oradan oraya savruldu. Diğer herkes de bu durumdan etkilendi. Dostluk üzerine yazılmış çocukluk – gençlik romanı Adsız Ülke. Sıkıcı başlasa da sonlara doğru açılıyor ve en sonunda sırların çözülmesi ile şaha kalkıyor. Yazarın tek romanı olma özelliği gösteren bu kitabı tavsiye ederim.
Adsız ÜlkeAlain Fournier · Can Yayınları · 2019677 okunma
8/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2022 140. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2022 10:25
Kurmaca Yazarlar kurgu ve gerçeklik arasındaki ilişki hakkında sorular sormak için kurmaca tekniklerini kullanırlar. Sophie'nin Dünyası, görünüşte sıradan bir kız olan Sophie'nin aslında kurgusal bir karakter olduğunu keşfetmesiyle, özellikle varoluşun doğası hakkında felsefi sorular sorar. Kendi kendine yeten bir kurgu çalışmasında, okuyuculardan yazarın yarattığı dünyaya gönülden dalabilmeleri için inançsızlıklarını bir kenara bırakmaları istenir. Kurmaca bir eser ise kurgu olduğuna dikkat çekerek okuyucuyu varoluşun doğasıyla yüzleşmeye zorlar. Sofie’nin Dünyası’da Gaarder, çeşitli kurmaca teknikleri ve araçları kullanır: * Roman, kendi yazısını tartıştığı için kendini yansıtır. Sophie, Albert'in romanında yalnızca bir karakter olduğunu keşfettiğinde, bakış açısı, Sofie’nin Dünyası'nı okuyan Hilde'nin bakış açısına geçer. * Roman, kendisini diğer kurgusal evrenlerle ilişkilendirmek için metinlerarasılığı kullanır. Örneğin Kırmızı Başlıklı Kız ve Aladdin gibi tanınmış kurgusal karakterler Sofie ile etkileşime girer. * Sophie, bir kitapçının felsefe rafında Sophie'nin Dünyası'nın bir nüshasını bulduğunda, roman kendisini bir destek olarak gösterir. * Karakterler, belirli kurgu gelenekleri hakkında yorum yapar. Örneğin Alberto, sihirli aynanın bir şeyi sembolize etmesi gerektiğine dikkat çekiyor. * Gaarder, kendisini Sophie ve Hilde'nin karakter olduğu bir romanın yazarı olarak ifşa eder ve böyle bir roman yazmaktaki amacını ortaya koyar. Romantizm üzerine 26.Bölümde Gaarder, "kendisinin de çaresiz bir gölge olduğunu vurgulamak isteyen" "yüksek akıl" olduğunu ve Sophie'nin Dünyasının "gerçekte felsefe üzerine bir ders kitabı olduğunu" ima eder. * Karakterler, karakter olduklarının farkındadır. Alberto kendisinin kurmaca olduğunun zaten farkındadır ve Sophie
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,6bin okunma
10/10
·200 syf.··
2020 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2020 22:20
youtu.be/VKM3Ho2UUss Yukarıdaki videoyla mutlaka bir yerlerde karşılaşmışsınızdır. Öğretmen der ki: Tanrı eğer her şeyi yaratmışsa, kötülüğü de o yaratmıştır. O halde Tanrı kötüdür. Minik Einstein'ımızın buna cevabı ise bizi hayran bırakır; "Soğuk var mıdır?" diye sorar. Ona göre yoktur. Çünkü soğuk, ısının yokluğundan başka bir şey değildir. Bize çok zekice gelen bu açıklama aslında ateistlerin her şeyin yaratıcısı olan iyi bir Tanrı'nın mümkün olmadığı iddialarına karşı 5. asırda yaşayan Hristiyan filozof ve teolog St. Augustine'in ortaya koyduğu, İslam filozofları tarafından da savunulan bir teodisedir. Ateizm'in, Tanrı'nın varlığına karşı ortaya attığı en ciddi problemdir kötülük problemi. Camus der ki: Ya biz özgür değiliz ve her şeye gücü yeten Tanrı kötülükten sorumludur, yada biz özgür ve sorumluyuz ama Tanrı herşeye gücü yeten değildir. Bir biçimiyle bu şekilde ifade edilen kötülük problemi en az 20 asırdır insanları etkilemiş ve farkına varılmasa bile her insanın karşılaştığı bir sorundur. Tanrı varsa ve iyiyse bu kadar kötülük nereden geliyor? Dini eğitim almamış sıradan bir Müslümanın bile aslında buna çok basit bir cevabı vardır: imtihan. Kuran'da bir çok ayette buna işaret vardır; "başına gelen her kötülük senden, her iyilik Allah'tandır." Avam için bu cevap yeterlidir, öyle kalması da iyidir, ama bu yetkin bir aklı ikna etmeye yetmez. Kitapta kötülük problemlerinin ortaya konuş biçimleri ve buna karşılık Hristiyan ve Müslüman teologların savunma ve teodise anlayışları ayrıntılı olarak ele alınıyor. Karşılıklı iddiaları ve karşı cevapları mantık aracılığıyla objektif bir biçimde ortaya koyuyor. Okurken sorular cevap buluyor, buldukça yeni bir soru ortaya çıkıyor, bunların karşısında mantığın nasıl kullanıldığını görüyoruz. Kitabın sonunda ise
Felsefe
Kötülük ve TheodiseCafer Sadık Yaran · Vadi Yayınları · 199782 okunma
Reklam