9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 73. kitabı
2010 Dünya Kupası... Güney Afrika'da uzatmalara giden son derece sıkıcı bir final maçı... Hollanda on kişi kalınca İspanya baskısını arttırır. Oyuna sonradan giren Cesc Fabregas, ceza sahasına yakınken Andres Iniesta'yı topla buluşturur. Iniesta, düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderir. Ve BUMMM! İspanya son düdükle birlikte artık Dünya Kupası şampiyonudur. Sevinç büyüktür. Zira Kızıllar, dünyanın zirvesine çıkabilmek için çok beklemiş, çok savaşmış ve çok emekler vermiştir. Vicente del Bosque'nin yönetiminde ulaşılan bu şampiyonluktan 70 yıl öncesinde, İspanya gelişememiş ve futbol kapasitesi sınırlı bir ülkeydi. Yazar Jimmy Burns'ün kaleme aldığı "Kızıllar: İspanyol Futbolunun Dünyayı Fethi" adlı araştırma kitabı, içeriğinin doluluğu ve konunun hakimiyetiyle dikkat çekiyor. Ve her şeyden evvel taa 1920'li yıllara geri dönüyor ve İspanya'yı adeta "gaz ve toz bulutundan ibaret" zamanlarından ele almaya başlıyor. Futbolun ülkeye gelişi, Bilbao'nun yakaladığı çıkış, Katalonya problemi, ülkeyi kasıp kavuran iç savaş, bu amansız savaşı bitirerek uzun yıllar diktatör olarak anılan Franco, değişmeye başlayan İspanya futbolu, futbolun halk arasında en sevilen spor haline gelişi, Real Madrid'in komutayı eline alışı, değişen yabancı kuralı, Real Madrid'in ve Barcelona'nın yabancı yıldızlarıyla İspanyol futbolunu geliştirmesi, El Clásico rekabeti,Los Galacticos, La Masia vb daha neler nelerle bu araştırma kitabı okurlara derin bir kaynak sunar. İspanya'nın dipten zirveye doğru yükselişini hiç yolu taşlarla döşemeden, dümdüz ve etkili bir retorikle anlatıyor. Burns gazeteciliğinin de verdiği etkiyle kitabını okurlarıyla konuşuyormuş gibi bir samimiyette yazıyor. Yalın ve açık bir üslup tercih ediyor. İspanya'da futbol, güney sahillerine doğru bir madende doğuyor. Hem Bask
Edebiyat
Kızıllar: İspanyol Futbolunun Dünyayı FethiJimmy Burns · İthaki Yayınları · 202117 okunma
'Dίrίlίş Neslίпίп Amentüsü'
10/10
·68 syf.··
2025 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 16:51
"•Ūstad Sezaί Karaκoç 'Dίrίlίş Neslίпίп Amentüsü' Kίtabιпι ίlκ oκuduğum vaκίt saпκί ίпsaп gerçeκteп de yeпί doğuyormuş gίbί bίr ruha bürüпüyor. Eserίп sayfa sayιsιпa baκιldιğιпda пe κadar az olsada ίçerίğί baκιmιпdaп olduκça çoκ etκίlί ve rehber (yol gösterίcί) bίr пίtelίκte olmasι beпίm açιmdaп οlduκça muazzam bir duygu umarιm oκuyucularda beпίmle hemfίκίrdίr. Eserίпdeκί Amentü' κelίmesί Arapçada 'İпaпdιm' ve 'İmaп ettίm' aпlamιпa gelmeκtedίr. Nasιl κί, Ameпtü Duasι ίmaпιп esaslarιпι aпlatιyorsa ve bίr Müslümaпιп κalpteп ίпaпdιm dίyereκ tasdίκ etmesί gereκeп şartlarι ίfade edίyorsa,κίtapta yazarιп da κeпdί ίfadesίyle dίrίlίş пeslίпίп haпgί пoκtada yer almasι ve пasιl bίr yol ίzlemesί gereκtίğίпί dίle getίrmeκtedίr. Bu muhteşem eserί her oκuduğumuzda Umudumuzu yeşerteп bίrκaç κίtap arasιпda görmeκ mümκüпdür. Sίz değerlί oκuyucular umarιm sίzde bu κίtabι oκurκeп ayпι tadι ve lezzetί alιrsιпιz oκumaκtaп κeyίf duyulaп bίr κίtap ίyί oκumalar.":)
Diriliş Neslinin AmentüsüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202222,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ve Karşınızda Halit Kıvanç!
Puan vermedi·350 syf.·
2025 426. kitabı
Alt başlık: Bir Koltukta Çok Karpuz Merhabalardan bir demet sayın okuyucular. ≈) Bugün sizlere yapabildiğim kadarıyla ilklerin ismi Halit Kıvanç'ı anlatacağım. Hoş geldiniz. -Biraz uzun... Çayınızı kahvenizi hazır edin isterseniz. ≈)- Nereden başlasam bilemiyorum, alt başlıkta da dediğim gibi bir koltukta çok karpuz... -kitabı buraya sığdırmam gerekir≈)- Öncelikle soyadından başlayalım. “İlkokul başları falan. Biliyor musunuz, bu so­yadı işini okuma yazma bilmeyen annemle, ben küçücük ço­cuk ... Evet ailede o kadar ağabeyler varken biz gittik, ailenin bütün nüfus muamelelerini yaptırttık. Sıra geldi soyadına. "So­yadı ne" dediler. Listeler var oralarda. "Biz bunu evde bir ko­nuşalım" dedik. Kemal ağabeyim "Ben çok güzel bir soyadı buldum" dedi, "Tarkan". Tarkan hiç fena soyadı değil. O za­ manlar daha bugünkü Tarkan'ın annesi babası bile doğma­mıştı herhalde...Tarkan soyadı denince bir gün, iki gün dü­ şünüldü. Babam benimsemedi. - Aile meclisinde konuşuluyor bunlar öyle mi? - Onlar konuşuyorlar, biz duyuyoruz. Gazetede bir yazı okumuş Kemal ağabeyim. "Soyadı için teklifler" konulu bir yazı. Orada "Kıvanç" da var. Parantez içinde de "İlk defa Ata­türk tarafından kullanılmıştır bu deyim" yazıyor. Kemal ağa­beyim "Kıvanç" diyor. "Bakın nasıl söylenişi" filan... Gittik, aldık Kıvanç soyadını. -Göbek adıda Mecit imiş. Nüfusta kayıtlı...- İlk Sunuculuğu - İşte bu çok enteresandır. Bakın ben bebekken bile kunda­ğımın yanında gazete vardı. Yani bebekliğimden itibaren ga­zete gördüm ben ve okumaya çok küçük yaşlarda gazete ile başladım... ... – Kendiliğinizden mi okumuşsunuz, yoksa "Oku da oğlum bir göster amcana" gibi mi? - Hayır, hayır değil. Annem "Oğlum gazete bile okuyor de­yince, ben de başlamışım okumaya. Yani bu, benim ilk sunu­culuğum. Kendimi sunmuşum. (İlkokula
Bir Koltukta Kaç KarpuzAydın Engin · İş Bankası Kültür Yayınları · 200310 okunma
9/10
·128 syf.·
2024 107. kitabı
ÛSTÂD.. İMAM GAZALÎ Sonunda kavuştuk... Filhakika büyük bir merak ve sevgiyle anarım kendisini. Bu eseri görür görmez aklıma çok sevdiğim ve daha önce de bir yorumda belirttiğim bir söz gelmişti: "Peygamber efendimiz üzülünce gökyüzüne sevinince toprağa bakardı çünkü gökte ferahlık yerde tevazu vardır." İmam Gazalî tasavvuf ehlidir ve bu mesleği övmekten geri kalmaz. Kendisi felsefe okurken şek ve şüpheler içinde kalıp sofestai olduğu ve tasavvuf sayesinde bu halden kurtulduğunu belirtir. Son yıllarında hadis ilmiyle meşgul olmaya başlamış Buharî ve Müslimi incelemeye başlamıştı. Ne var ki ömrü yetmemiştir. Kurtuluşun tasavvufta olduğunu ileri süren Gazalî son eserlerinde bu terimi çok az yer vermiş kitap ve sünnete bağlılığı öne çıkarmıştır. Cenabı Hakk' ın mahlukatında yarattığı hikmetleri nazara veriyor. Semânın yaratılışı ile başlayarak insanın yaratılışından kainatın yaratılışına, kuşların yaratılışından balıkların yaratılışına, denizlerin yaratılışından ateşin yaratılışına varlık mertebelerini sayıyor ve bizi düşünmeye ibret almaya ve şükretmeye çağırıyor. Arka kapaktan: Şu alemi düşündüğünde ihtiyaç duyulan her şeyin içinde hazır olduğu bir ev gibi bina edilmiş bulursun. Semâ tavan gibi yükseltilmiş, arz dergi gibi döşenmiş, yıldızlar kandil gibi asılmış, cevherler zahira gibi depolanmış, her iş için her şeyi hazır ve hazırlanmış görürsün.. Nefisler semâya döndüklerinde onun genişliğinde bir nimet ve rahatlık bulur. Biliriz ki yüce Allah'ın bize verdiği sonsuz ve revnak nimetlerin karşısında ne kadar şükretsek azdır. Sadece bu nimetlerin değil bu nimetlere duyulan hissiyatların bile şükrü bir kenara... Bana göre şükür sebeplerinin en başlında insan vücudu yer alır. Zira tegavvüre indiğimiz zaman revnak bir tasarımın nasıl kusursuzca işlendiğini
Gökyüzüne Bakmanın Faydalarıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 20233,124 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2024 75. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2024 14:51
AYASOFYA' DA BİR ÇIĞLIK . Herkese merhaba Kalemi ile yeni tanıştığım @melihesencengiz Bey' in son kitabı #ayasofyadabirçığlık ile sizlerleyim. Tarihi_polisiye kurgu ile yazılmış kitaba başlayınca bitirmeden yerinden kalkmanız zor. Faili meçhulları ve olayların sebebini merak ederken sayfaları hızlıca çeviriyorsunuz anlamadan. Talat Paşa' nın naaşını getirirken yardımcı olan Almanlar, Ayasofya' yı ziyaret etmek istemişlerdi. Öyle ki, içeride görevli hiçbir Türk, polis olsa dahi bulunmayacaktı. Tüm bunlara anlam veremeyen Atilla ise, Ayasofya' nin karşısındaki görevli olduğu karakolun camından duyduğu ses ile ne olduğunu anlamaya çalışmaktaydı. Minareden genç papaz atılmış ve olaylar başka türlü anlatılmaktaydı. Şahit olduğu ses ve görüntü ise olayın üstüne gitmesinin bir vatandaşlık görevi olduğunu vurgulamaktaydı. Bundan sonra ise takipler, şahitler, devlet olayları, masumlar, evlat hasreti çekenler,vicdan muhasebesi,... Atilla' nın önünde Deli petro' nun özel kilisesinin en değerli parçası olan bir ikona, kanlı bir atkı, petrahili ve incil durmaktaydı. Ona Seher' i, Madam Despina' yı hatırlatan parçalar... Mikhail, bir papaz iken sabahın erken saatinde Ayasofya' da ne yapıyordu? Ne olmuştu da " imdat! " sesi ile birlikte minareden aşağıya atılmıştı? Muhlis Hoca, kendi halinde bir imamdı. Kızı Seher ile yaşayıp gitmekte iken ne olmuştu da bıçaklanarak öldürülmüş ve kapının arkasına saklanmıştı cesedi? Simon ise milyonlarca frank kiymetinde senetler ile önce kapalı çarşı, sonra stad demeden kaçmış ve gecenin bir yarısı kimler tarafından vurulmuştu? Mikrofilm kutuları ve Amber Odası. Simon' un endişe ve üzüntülerini unutturan bir şifa kaynağı. Hazreti Musa' nın asasından bile daha tesirli, oyunları bozacak ve aynı zamanda da oyunları kuracak dünyanın sekizinci
Ayasofya'da Bir ÇığlıkMelih Esen Cengiz · Altın Kitaplar · 202548 okunma
Unutursak Kalbimiz Kurusun
8/10
·420 syf.··
Beğendi
·
2023 51. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2023 17:53
Bir ömür bir hayat mıdır? Bir ömre kaç hayat sığar? Kimi ömürler, Orta Kuşak ülkeleri gibidir 4 mevsimi de yaşar kimi ömürlerdeyse kışları uzundur veya yazları. İlkbaharları kışlaşmış veya yaza karışmışsa bu ömrün de badirelerde üşüyen, telaş ve sıkıntılarda terleyen sert geçişleri olur. Unutma Beni Apartmanı romanında Süreyya da bir hayatına birçok hayat sığdırmış ama bu hayatlar, tüm odaları salona açılan salomanje bir ev gibi. Kapılar bir açılıp bir kapanıyor fakat sesleri ve yankısı Süreyya'da hep devam ediyor bu yüzden hayatının sınırlarını, şeklini şemalini bilemiyor. Bir şeye benzetemediği hayatını da sahiplenemiyor veya kendini hayatına ait hissedemiyor. Her seferinde sanki o gidiyor yerine bir başkası yaşıyor hayatını. İşte yazmaya karar veriyor Süreyya çok biriktirdiğinden değil bir şeyleri denemek için yazmak istiyor. Yaşadıklarını, gördüklerini ve işittiklerini yapboz usûlüyle yazmak bir de okurluk kariyerinin sağlamasını yapmak için. Bir romana kaç roman sığar? Nermin Yıldırım, bu ilk romanının örgüsünü Süreyya ve onun annesinin ellerine emanet etmiş. Birlikte örüyorlar her ikisinin de ipleri aynı ama örme şişleri ayrı, bu geçişleri 1. tekil ağzı anlatım ve punto farklılıklarından öğreniyoruz. Bir de anneye ait bölümlerin başında hep iki katlı ev resmi var, niyeyse :) Anlatımın hakimiyeti ve kişi başına düşen hacmi bakımından Süreyya 5 adım atıyorsa annesi 1 adım atıyor denilebilir böylelikle bir "aldım verdim" oyunu ile ilerliyor roman. Paragrafın başındaki sorumu cevaplamaya çalışmak istiyorum. Süreyya bu romanın içinde tam 7 roman yazıyor. Ama haklarını NY'ye teslim ediyor. Şu cümle buluşturuyor onları: "...bazen olanı değil olmasını istediğimizi yaşamayı tercih edebileceğimizi..." (s. 208) Yazan Süreyya ile Yazar NY arasında arasındaki gizli
Mekânların dili
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20166,1bin okunma