Alman Haas, başlangıçta çok sakindi. Gümrük memurlarının kendisine böyle bir güçlük çıkaracaklarını beklemiyor gibiydi, sonra işler ciddileşince, morali bozuldu. Ve götürüldüğü emniyet müdürlüğünde ilginç açıklamalarda bulundu. Telemen adı böylece ortaya çıkti. Haas, polis yetkililerine şunları anlatmaktaydı: "1971 senesi sonlarında veya 1972 ylı başlarındaydı. İrahim Telemen epey para kazanacağım bir iş teklifinde bulundu. Ben de kendisine, işin mahiyetini sorduğumda, bana Avrupa'nın herhangi bir yerinden alacağım malzemeyi vasıta ile Türkiye'ye götürmemi, masraflar hariç, I000 DM vereceğini beyan etti. Silahların yakalandığı vasıtay, İbrahim, Almanya'da Kircher-Kalbarer Automobile firmasından satın aldı. Kendisi Türk olduğu için benim de birkaç yıldır tanıdığım Norbert Orlikowoski adlı şahsın Üzerine kayıt ettirmiş, arabanın gizli bölmesini lbrahim, bir benzin istasyonunda yaptırmış, ben tamam olunca aldım. istanbul'da beni İbrahim karşıladı. Gümrükte bana bir müşkülat çıkarmadılar. Çıktıktan sonra rıhtımda İbrahim ile buluştuk, bana, bundan sonraki bütün seferlerde olduğu gibi, malı götüreceğim yer hakkında direktif veriyordu. Yakalanan bu sefer ile birlikte sekiz sefer yaptım. Bunların bir kısmını Ankara'ya götürüyor, Ankara'da Kemal isimli birisine Stad veya Kent otellerinde teslim ediyor, bu şahıs da vasıtayı benden alyor, birlikte bir istikamete gittikten sonra beni bir yerde indiriyor, kendisi araba ile gidiyor, bir-iki saat sonra, beni bıraktığı yere dönerek arabayı veriyor. Bu, Ankara'ya götürdügüm mallar için işlemdir. Benim hakkım olan ücreti, masraflar haricinde, bana İbrahim Telemen verirdi. Ben Türkiye'ye silah getirip burada belirttiğim şahıslara malı teslim ettikten sonra, tekrar Avrupa'ya dönüşümde İbrahim'e nerede kalacağımı söylüyordum, o