Sevgi

“İstemem! Hesaplamak, korkmak, sararıp sormak, Bir Şiir yazacak yerde ziyaretlere gitmek, Kendini mi tanıtmak gerek? İstemem! Eksik olsun! Ama şarkı söylemek, hayal kurmak, gülmek, Tek başına özgür olmak, Gören göz, titreyen ses olmak, Canı isteyince şapkayı ters giymek, Karışanı olmamak, hiç yoktan, Kılıcını çekmek ya da şiir yazmak! Para, şan şöhret kaygısı olmadan, Çalışmak, aya gitmek istedigin zaman! Kaleme sarılmak, ancak duyarak, Alçakgönüllüce yazmak, sonra içinden, Yavrum, demek, çiçekleri, meyveleri Yaprakları hoş gör hatta, bu topladığın, Kendi bahçenin ürünleri de, çekinmeden! Sonra olur da kazanırsan büyük zaferi, Onu kazanan da sensin, başkası değil! Borçlu kalmazsın hiç kimseye, Hakkını ara kendinde bile, Kısaca, sarmaşık gibi asalak olmaktan sakın, Ihlamur ya da kavak olmasan da ne çıkar, Çok yükselere çıkamasan da yalnızsın!”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·224 syf.·
2026 9. kitabı
Edebiyatta ve felsefede hep tartışılan bir konu vardır: Kitaplardaki teorik bilgi, hayatın pratiğiyle ne kadar örtüşür? Hande Birsay’ın "Emiyor mu? - Mükemmel Annelik Beni Teğet Geçti" kitabını bitirdiğimde zihnimde yankılanan en güçlü soru buydu. Çünkü bu kitap sadece bir annelik serüveni değil; insan ilişkilerine, evliliklere ve dışarıdan ahkam kesmenin kolaylığına dair mizahi ama bir o kadar da sert bir ayna. Sahanın dışından akıl vermek, o sahanın içinde ter dökmemiş her insan için her zaman çok konforludur. Yaşanmamış bir duygunun şövalyesi olmak kolaydır; çünkü henüz yenilgiye uğramamış, uykusuz kalmamış, çaresiz hissetmemişsinizdir. Çocuk psikolojisi kitaplarını okuyup, "Çocukla göz teması kurup onun anlayacağı dilde konuşursanız her sorun çözülür" demek dışarıdan pürüzsüz ve basit görünür. Oysa gerçek hayatın, kriz anlarının ve uykusuz gecelerin matematiği kitaplardakine hiç benzemez. Bizler, kendi bireysel deneyimlerimizi dünyanın merkezi ve tek doğrusu olarak görme eğilimindeyizdir. Bu yanılgı yüzünden bir başkasının çocuğuna nasıl bakması gerektiğine, ne yedirip ne içireceğine tecrübe paylaşımı adı altında kolayca müdahale edebiliyoruz. Hande Birsay kitabında tam olarak bu yanılgıya, o bitmeyen dış seslere ve toplumun anneye yüklediği o ağır kutsallık ve kusursuzluk zırhına dürüstçe değiniyor. Kitap, meseleyi sadece sığ toplumsal kalıplara sıkıştırmıyor; aynı zamanda ebeveynlik rollerinin insanı düşündüren psikolojik boyutlarına da göz kırpıyor. Çocuk psikolojisinde anne ve baba figürünün yeri bambaşkadır. Çocuğun anneye olan bağımlılığı biyolojik beslenme ve ilk temel güven duygusu üzerinden şekillenirken, babanın varlığı çocuğun dünyasında anneden çok daha farklı ve kritik psikolojik kazanımların kapısını açar. Gelişim psikolojisinde bildiğimiz Elektra ve
Emiyor mu?Hande Birsay · İndigo Kitap · 2017398 okunma
Uzun zamandır şöyle güzel bir bütünlük görmemiştim.
“Nasıl tutayım ki ruhumu, değmesin diye seninkine? Rainer Maria Rilke
“Başına ne zaman bir şey gelse, kendine dönmeyi hatırla ve onun üstesinden gelmeni sağlayacak gücünü araştır. Güzel bir adam ya da kadın görürsen, direnme gücünün kendini tutmak olduğunu fark edeceksin. Büyük bir sıkıntı yaşadığında, gücünün dayanmak olduğunu fark edeceksin. Kötü sözler işittiğinde, gücünün sabretmek olduğunu fark edeceksin. Kendini böyle davranmaya alıştırırsan, görünümler seni kapıp götürmeyecek.”