Sevgi

“Bürosunda otururken içeri kim girerse emanet kitap isteyecek sanarak gözlerinle ejderha gibi açık bir kere bakardım. Bu müthiş bakışı ile yalnızca kütüphane sahibinin dostluğundan yararlanarak emanet kitap almak isteyen hakimler, politikacılar, büyük papazlar değil; kırda geçireceği yağmurlu günler için bazen eğlenceli bir kitap alan kütüphane sahiplerinden Mösyö Gaetan, hastanesindeki hastalara okutulacak bir kitap istemeye gelen Madam Rene d’Esparvieu bile ödünç kitabı almak istemeye geldiklerinde tasa dönmek isterlerlerdi. En önemsiz kitabı bile alıp götürmek, onun kalbini yerinden sökmek gibiydi. En yetkili insanlara bile emanet vermek istemeyen Mösyö Sariette, bazen kurnazca bazen bu Dalca bir türlü Yalanlar uydurur ve daha bir dakika önce gözleriyle yiyerek bağrına bastığı bir cildin kaybolduğunu iddia Edip kendi yöntemini iftira etmekten; kendi bağlanma ve özeni hakkında herkesi şüpheye düşürmekten bile çekilmezdi. Sonunda herhangi bir cildi mutlaka vermek zorunda kalınca da, isteyenin elinden 20 defa geri almadan teslim etmezdi. Mösyö Sariette, gözetimine verilmiş şeylerden birinin kaybolma ihtimali düşündükçe titrerdi. 360.000 cildin koruyucusu özelliğiyle tam 360.000 endişe içindeydi. Bazı geceler rüyasında kitap dolaplarındaki raflardan 1.01 delik açıldığını görüp soğuk teller içinde sıkıntıdan feryat kopararak birdenbire uyanıverirdi. Bir kitabın bir an için bile yeniden ayrılması ona müthiş bir haksızlık, büyük bir felaket gibi gelirdi. Bu mükemmel kütüphane görevlisinin erdemleri ve yeteneklerinden habersiz olan Mösyö Rene d’Esparvieu, onun bu asil ve yüksek hassasiyetine kızar ve zavallı adamı bunak bir kitap delisi sanırdı. Mösyö Sariette, bu haksızlığın farkında değildi; ama farkında bile olsaydı, elindeki emaneti olduğu gibi gözetme uğruna en
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Mösyö Sariette, kütüphanesini seviyordu. Hem de kıskanç bir sevgiyle seviyordu.”
“Bu kitaplarda toplanan ilimlerin hepsini birden içine alabilecek hiçbir insan kafası yoktur. Bereket versin öyle bir zorunluluğa ihtiyaç yok! “
“Şu bizim yaşadığımız asırda inançla inançsızlığın öyle çeşit çeşit şekilleri var ki, gelecek tarihçiler herhalde bu işin içinden çok zor çıkacaktır. Hatta biz bile Symmachus ve Ambrose devrimdeki inanç şekillerini bugün acaba iyice ayırt edebiliyor muyuz?”
Bugün olasılıklar güzelliklere çıksın. İyi bayramlar.
“Dil, evladım, adeta bir olasılıklar denizidir; o olasılıklar sonsuz olmasa bile öyledir. “