Sevgi

“Ayrılmak istemediğin bir yerde bıraktığın bir nesne, oraya bağlı kalmanın bir yoludur.”
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·350 syf.·
2025 53. kitabı
Psikanaliz ve Sonrası, Engin Geçtan’ın psikanalize yalnızca bir tedavi yöntemi olarak değil, insanı, toplumu ve modern varoluşu anlamaya yönelik bir düşünme biçimi olarak yaklaştığı metinlerden oluşur. Kitap, Freud’un kurucu fikirlerinden hareketle psikanalizin tarihsel serüvenini ele alırken, bu yaklaşımın zamanla karşılaştığı kuramsal tıkanmaları ve dönüşüm arayışlarını da görünür kılar. Geçtan, klasik Freudcu psikanalizi merkeze alır; ancak onu mutlak bir referans noktası olarak değil, aşılması ve yeniden düşünülmesi gereken bir başlangıç olarak konumlandırır. Bu çerçevede libido kuramı, bilinçdışı, bastırma ve çatışma gibi temel kavramlar ele alınırken; psikanalizin insanı çoğu zaman indirgemeci bir zeminde ele alma riskine de dikkat çekilir. Yazar için asıl mesele, kuramın kendisi değil, bu kuramın insanı anlamakta ne ölçüde işlevsel kaldığıdır. Kitap, psikanalizin Freud sonrası yönelimlerini ego psikolojisi, nesne ilişkileri kuramı, hümanist ve varoluşçu yaklaşımlar bir ilerleme anlatısı olarak değil, insan doğasına dair farklı bakışların çoğalması olarak ele alır. Geçtan’a göre psikanaliz, zamanla bireyin iç dünyasına fazlasıyla kapanmış; toplumsal gerçeklikten ve kültürel bağlamdan uzaklaşma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle Psikanaliz ve Sonrası, bireysel ruhsallığı toplumsal yapıdan ayırmadan düşünmeye çağırır. Eserin belirgin yönlerinden biri, ruhsal sorunları yalnızca patoloji diliyle açıklamaktan kaçınmasıdır. Geçtan, modern insanın yaşadığı kaygı, yabancılaşma ve anlamsızlık duygularını, bireysel bozukluklar olarak değil; modern yaşamın ürettiği varoluşsal sonuçlar olarak ele alır. Bu noktada psikanaliz, tedavi edici olmaktan çok anlamlandırıcı bir araç hâline gelir. Yazarın dili, akademik temellere dayanmakla birlikte katı bir teorik
Psikanaliz ve SonrasıEngin Geçtan · Remzi Kitabevi · 19981,018 okunma
Bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu. Hep böyle mi bu? Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer... Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden! Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben. Oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir. Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına? "Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş. Nilgün Marmara
“Kişiliğin bireyleşebilmesi için bilinçli durumda olması gerekir, Eğitimin amacı bilinçsiz olanı bilinçli duruma getirmektir. Eğtim, boş bir kabı doldurmak değil, kişide esasen var olan şeylerin gelişimini sağlamaktır. Sağlıklı bir gelişim için, kişiliğin her bir bölümünün bireyleşmesine eşit imkânlar sağlanması gerekir. Kişiliğin bir bölümünün ihmal edilmesi, o bölümün normaldışı biçimlerde ortaya çıkmasına neden olur. Bir diğer bölümün aşırı gelişmesi (şişmesi) dengesiz bir kişiliğin oluşumuyla sonuçlanır. Örneğin, toplumun beklentilerine katı bir biçimde uyması beklenmiş ve kendi seçimlerini yapmayı öğrenememiş bir çocuk, şişmiş bir persona geliştirir. Böyle bir insan canlılıktan ve doğallıktan yoksundur ve toplumun bir robotu durumuna gelir. “