Sevgi

“Eğer şartlar hazır değilse, sahip oldukların, mutluluktan çok hüzün getirir.”
Reklam
"Savaş olması demek, sebep her ne ise, her iki taraf da kendini haklı zannediyor demektir, oğlum. Asıl haklının kim olduğunu tarih gösterir."
“Özlemek, ancak sevdiklerin olduğu müddetçe gerçekleşen bir duygudur. Bu da insana mutluluk vermelidir. Yeter ki sevdiklerin bir daha hiç görüşemeyeceğin uzaklıklarda olmasınlar. Özlem, o zaman yaman olur.”
“Yalnız kaldığını hissedince üşür insan. İyi bilirim o hissi. “
Puan vermedi·256 syf.·
2025 50. kitabı
Bu kitap bana şunu hissettirdi: İnsan sadece kendisi değildir. Annesinin, hatta onun da annesinin yarım kalmış hikâyelerinin devamıdır. Bedenimizin taşıdığı miras sadece genlerden ibaret değil; duygular, tamamlanmamış yaslar, dokunulmamış acılar da bir tür “duygusal kod” gibi bu hayata taşınıyor. Bunu, anne hattından gelen biyolojik bir süreklilik olan mitokondri örneğiyle düşündüğümde daha da somutlaştı: Sanki hayatın ilk ve en derin açıklaması bu çizgide yatıyor. Kitabın odaklandığı en çarpıcı kavramlardan biri, “İnsanın Açık Koda Döndüğü 33 Ay”dı: Hamilelik öncesi bir yıl, hamilelik ve doğum sonrası bir yıllık dönem. Bu, insanın duygusal olarak en “açık”, en hassas ve dış etkilere en fazla alıcı olduğu zaman dilimi. Bunu sadece şiirsel bir metafor olarak değil, anne-çocuk arasındaki nöropsikolojik rezonans ve ebeveyn uyumunun çocuğun temel bağlanma kalıplarını nasıl şekillendirdiğini gösteren bilimsel bir çerçeve olarak okudum. Anne ve babanın bu dönemdeki ilişkisi, adeta çocuğun duygusal işletim sisteminin temel kodlarını yazıyor. Bu fikir, “duygusal mesafe deneyleri” ile pekişiyor. Anne ve bebeğin fiziksel mesafeye rağmen aynı duygusal alanı paylaştığını, annenin üzüntüsünün bebek tarafından hissedildiğini gösteren bu gözlemler, aramızdaki bağın sadece biyolojik değil, derin bir nöropsikolojik ortaklık olduğunu kanıtlıyor nitelikte. Kitap bunu metaforik anlatıyor olsa da, alt metni modern bilimin bulgularıyla birebir örtüşüyor. İşte bu nedenle, bu kitap benim için sembolik ile bilimsel olanın tam ortasında, kendine özgü bir yol açmış durumda. Kitap, aile sırası ve aktarılan atmosfer gibi konulara da dokunuyor. Ailede kaçıncı çocuk olunduğuna dair tablolar, her çocuğun ailenin o anki ruh halinin bir yansıması olarak doğduğunu ve hatta anne-babanın kendi çocukluk
Ben Annemin SırlarıyımBülent Demircioğlu · Destek Yayınları · 2023381 okunma
Reklam