“Halbuki sadece sensin Suat, sadece sen… Eğer sen istersen dünyada benim için başka hiçbir şeyin ehemmiyeti yoktur, ben senden başka bir şeyden korkmam. Fakat sen istemiyorsun, sen kaçıyorsun, yalnız sen değil, benden şimdi gözlerin bile kaçıyor.”
ah bu bakışlar ona ne saadetler veriyordu. Henüz açılıp da mesut olacağına, o kadar yaşayacağına inanamayan bir arzu goncası gibi nahif ve ince bir saadet.
“O olmasaydı demek ben de herkes gibi olacaktım; bilmeyecektim, aşk ve saadet nedir bundan habersiz kalacaktım.” diyordu. Etrafına bakıp, “Lakin nasıl yaşıyorlar yarabbim, sevmeden, sevilmeden nasıl yaşanıyor?”