milover ✶

milover ✶
@starmnd
-“Özgürlük benim karakterimdir.” -MKA. •Feminist öfkemi ben aç bıraktım, onu toplum besledi.
Atatürk’ün tezi ne idi? Tanzimat’ın yapamadığı yapılmadıkça medresen yetişme şeriatçıların vicdanlar üzerinde egemenliği yıkılıp laik bir devlet sisteminde dünya işlerini yalnız akıl yolu ile çözüp çevirmedikçe, dini sadece Tanrı ile kulu arasında bir vicdan işi olarak bırakmadıkça; baştaki istibdat yıkılsa bile, Tanrı adına toplumu hükmü altında tutan geri medrese şeriatçılığının yarattığı yığın despotluğu önlenmediköe; toplumu değiştirmeye, ilerlemeye, kalkındırmaya, vicdan ve kafa hürriyeti yolundan siyasi hürriyete kavuşturmaya, rejimi devamlı ve kararlı bir hürriyet rejimi yapmaya imkân yoktu. “Kayıtsız şartsız millî hâkimiyet” Atatürk devrimciliğinin tek amacı idi.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Melek isimli okura yanıt verildi
milover ✶
Büyük bir lider. Bizler onun izinden giden insanlar olarak daha çok çalışmalı, çabalamalı, okumalı ve daha ileriye adımlar atmalıyız. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Soracağı soruları önceden biliyordum bu ihtiyar batılının! Aaaa, İstanbul soğuk olur muydu böyle? Ben de çöl iklimine göre bir şeyler almıştım. Hımmm, otoyollar da mı var? Kusura bakmayın ama sizin niye başınız açık? Kadınlar üniversitede çalışabiliyor mu? Böyle sorulara alışmıştım artık. Gelen her yabancıyla ilk karşılaşma öncesi, genellikle kendimi hazırlardım. Bu ihtiyara da, yüzümde yapmacık bir gülümsemeyle diğerlerine verdiğim cevabı verecektim: “Cumhuriyet diyecektim, devrimler diyecektim, Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkını Avrupa’daki bir çok ülkeden önce aldığını, üniversite hocalarının yüzde kırkınının kadın olduğunu anlatacaktım. Bu ülkede yarım asırdan fazladır fes giyilmediğini, erkeklerin dört kadınla evlenmediğini, Türklerin Arap olmadığını, İstanbul’da çöller ve develer bulunmadığını, kışın soğuktan herkesin kıçının donduğunu ve bunlar gibi bir sürü cümleyi ardı ardına sıralayacaktım.
Sayfa 12·Kitabı okudu
milover ✶
…Bu arada bütün yasal haklara rağmen pek çok kadının hâlâ dayak yediği, kadın sığınma evlerinin dolup taştığı, doğuda genç kızların aile meclisi kararıyla idam edildiği gerçeklerini saklayacaktım elbette. Çünkü bunları konuşmak milli gururuma dokunuyordu. Hem bütün bunlar gerçeğin tümü değil, sadece bir parçasıydı.
Şeriatçı’nın mantığı, bugün hâlâ şunu idrakten uzaktır ki “aklen ve dinen eksiklik” ya da “şeytanilik” ve benzeri yetersizlikler sadece kadınlara özgü olmayıp erkekler bakımından da söz konusudur bütün bunlar yaratılış sorunu olmak ziyâde eğitim ve yetişme sorunudur.
Sayfa 85·Kitabı okudu
SİYAPOŞ isimli okura yanıt verildi
milover ✶
@bendeolmayan Siz o şekilde değerlendirebilirsiniz. Zaten doğru-yanlış dediğim şeyi bilimsel kesin bir durum olarak demedim. Kendi açımdan bir değerlendirmeydi.
Şeriatçı’nın mantığı, bugün hâlâ şunu idrakten uzaktır ki “aklen ve dinen eksiklik” ya da “şeytanilik” ve benzeri yetersizlikler sadece kadınlara özgü olmayıp erkekler bakımından da söz konusudur bütün bunlar yaratılış sorunu olmak ziyâde eğitim ve yetişme sorunudur.
Sayfa 85·Kitabı okudu
SİYAPOŞ isimli okura yanıt verildi
milover ✶
@bendeolmayan Bizde İslâmı anlamaya çalışıyoruz ancak bunlar bana pekte mantıklı gelmiyor. Bu tarz cinsiyete dayalı genellemeleri saçma buluyorum. Kadınların hepsi “aklen eksiktir, şeytani duyguları vardır” gibi bir genelleme erkeklerin hepsi ‘üstün zekalıdır’ demek kadar mantıksız, saçmadır bana göre. Bu tarz olgular her iki cinsiyette görülebilir. Ancak din bu olguları sadece kadın üzerinden yaptırıma uğratmıştır. Şereflenme kısmına gelirsekte Arap toplumundaki kadınlar islamla şereflenmiş, değer kazanmış olabilir. Ancak bunun Türk toplumundaki kadınlar için geçerli olduğunu sanmıyorum. Türkler islamla tanışmadan, Türk kültürü islamla yozlaşmadan önce kadınlar zaten şân, şeref sahibiydiler. Kadın 2. inci planda ya da evinde oturup kocasına hizmet eden birisi değildi. Kadında kılıcını alır atın üstüne biner eşleriyle beraber savaşırdı, ülkelerini yöneten konumuna gelirler, orduları yönetirlerdi. Tomris Hatun, Terken Hatun bunlara bir örnektir. Türklerde savaşçı kişilik yalnızca erkek için söylenmiş bir şey değildi. Türklerde asker, halktı. Kadın-erkek ayrımı yoktu. Ancak gelin görün ki Türkler İslâmla tanıştıktan sonra ki kültürde kadının ‘yeri evidir, kocasının yanıdır’ gibi saçma sapan düşüncelerle sınırlandırmıştır. Yani bir diğer deyişle ‘araplaşmıştır.’ Olay nereden baktığınıza göre değişiyor. Bakış açılarımız farklı. Ancak söylediklerim sosyolojik, kültürel durumlardır.