İnsanları cinsel organlarının şekline, biyolojik özelliklerine, üremedeki işlevlerine bakarak "kadın" ve "erkek" olarak ikiye bölen ve onlara buna göre toplumsal bir statü tayin eden mekanizma nedir peki? Dünyaya bakış açımız olan bedenimizi yaşayışımızı, anlamlandırışımızı doğadan çok bu sınıflandırma, bu toplumsallaştırma etkilemiyor mu?
–zeynep direk
Sayfa 18 - Koç Üniversitesi Yayınları, Önsöz'den, cilt 1·Kitabı okuyor
"Sen de ötekiler gibiydin, genç," diye dudak büktü ona. Senin de ahlakın, bilgin tıpkı onlarınki gibiydi. Kendi adına düşünüp, kendin gibi davranmıyordun. Senin de fikirlerin, tıpkı giysilerin gibi başkaları tarafından üretilmiş; eylemlerini toplumsal onay biçimlendirmişti.
Topluma eşitlik hâkim olmadıkça, kadınlar özgürleşmedikçe, müşfik eşler ve anneler olamayacak, cahil ve zayıf zihinlerin değerini anlamadığı o saygın ev içi mutluluk hiç yaşanmayacaktır. Kadının zihni onun güzelliğine tercih edilmedikçe, düzgün bir eğitim sistemi de asla kurulamayacaktır.