“Yabancı” ülkemizde çok okunan eserlerden biridir ve genel çerçevede, bizdeki edebiyat çevrelerince idam karşıtı en sert romanların başında kabul edilir. Zira romanda polisin ve adli mekanizmanın berbatlığı, her an hata yapmaya müsait yapısı çok güzel verilmiş. Bu bile idam karşıtı olmak için yeterli olabilir.
“Yabancı” Albert Camus’nün, ilk ve en çok ses getiren yapıtıdır.
Mersault’un annesinin ölümüyle başlıyor hikâye. Duygularının toplum nezdinde pek bir karşılığı olmayan genç adam Meursault. Meursault karakterinde tercihli yalnızlığı görüyoruz. Yani Meursault yalnızlığından, insanlardan izole yaşamından, ütopyasından memnun. Kendi içinde devamlı bir yüzleşme yaşayan karakter başka bir muhakeme durumunda etkilenmiyor. Aynı durum bir cinayet sonrası yargılanmasında bile devam etmektedir. Katil olduğu ve idam kararının çıktığı dönemde onu kutsamaya kalkan rahibi dövmesi de bunu gösterir. Hapishanede yattığı dönemde zaman kavramı belirsizdir. Öyle ki annesi öldüğünde bile inanılmaz bir soğukkanlılıkla hayatına yön vermesi değişmez. Çünkü kimseye ihtiyacı yoktur. Hatta annesinin cenazesinde uykuyu düşünmektedir. Onun için sadece bir andan başka bir ana geçişi kolaylaşmıştır. Öylesine kayıtsız bir hal ile anlatılmıştır ki ne zaman kavramı ne de baş kahramanın tam ismi vardır. Ahlaki çöküşü idamına sebep gösterilir. Mersault için bir anlam ifade etmeyen ölüm, içindekileri dışa vurmasına sebep verir. Sorgu yargıcı Mersault’ un idamına cinayeti yüzünden değil kayıtsızlığı ve duygusuzluğu yüzünden karar verir. Olayı değil, karakterin kendisini sorgular. Yaşananlar göstermiştir ki Mersault’un da dediği gibi herkes aynı derecede suçlu ve herkes aynı derecede suçsuzdur.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma