Late night study session.
"KDV, matrah ve fişler arasında kaybolmadan hemen önce... 🤯"
Alıntı
Savaşın Psikolojisi: Einstein ve Freud’un Mektupları Üzerine
1932 yılının sonbaharında Avrupa, dışarıdan bakıldığında sakin görünüyordu. Sokaklar hâlâ kalabalıktı, üniversiteler açıktı, gazeteler basılıyor, konserler düzenleniyordu. Fakat bu sakinlik hiç de hayra alâmet değildi. Ekonomik kriz derinleşiyor, milliyetçilik yükseliyor, radikal hareketler Almanya’da güç kazanıyordu. İnsanlık bilim ve teknolojide büyük ilerlemeler kaydetmişti ancak aynı insanlık, yalnızca birkaç yıl sonra tarihin en büyük savaşlarından birini başlatacaktı. Böylesine bir atmosferin içinde Einstein ve Freud, insanlığın en eski sorularından biri üzerine kafa yoruyorlardı: İnsan savaşmayı bırakabilir mi? Bu soru, Albert Einstein ile Sigmund Freud arasında gerçekleşen ve daha sonra “Why War?” adıyla yayımlanan mektuplaşmanın merkezindeydi. Mektuplar savaş üzerine yapılmış basit bir entelektüel tartışma olmakla kalmadı. İkili; tartışmaları süresince insan doğası, uygarlık, propaganda, kitle psikolojisi ve modern dünyanın kırılganlığını detaylı bir şekilde teşhis etti. Ürkütücü olan şey, aradan yaklaşık bir asır geçmesine rağmen bu mektupların güncelliğini korumasıdır. I. Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa fiziksel olarak yeniden inşa edilmeye çalışılıyordu fakat psikolojik yıkım hâlâ sürüyordu. Milletler Cemiyeti kurulmuştu. Amaç devletler arası çatışmaları çözmek ve yeni bir dünya savaşını önlemekti. Bu fikir, kağıt üstünde harika görünüyordu. Ancak aynı dönemde ekonomik kriz büyüyor, toplumsal öfke artıyor, propaganda araçları giderek güçleniyordu. Faşist hareketlerin yükselişi, yaklaşmakta olan fırtınanın en önemli göstergelerinden biriydi. İnsanlık teknolojik olarak modernleşmişti ancak psikolojik açıdan hâlâ kabileseldi. Einstein’ın fark ettiği temel mesele buydu. Sorun sınırlar, ordular veya devletlerle ilgili değildi. Asıl sorun, insan zihninin
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Study With Me/ Benimle Çalış Etkinliği
Elden ele yayalım; belki kpss çalışanlar yahut kitap okumak için motive olmak isteyenler için istifadeli olur. Ben her zaman tek başına ilerleyen biriyim ama öğrencilerden de gözlemlediğime göre grup çalışması bazı mizaclara çok uygun oluyor gerçekten.
İnsan ve Hayat

Şeyma

@madenisefkat
·
Birlikte canlı yayında kitap okuma bildirisi
Arkadaşlar burası bizim çalışma odası📍🫶🏻 Ben Allahın izniyle hafta içi her gün saat 15.30- 16.20 arasında burada kitap okuyup canlı yayın yapıyorum. Birlikte kitap okumak isteyenler YouTube kanalımdan yayınlara katılabilirler. 🎬✨️ Yayın linkini yorumda ve profilimde bulabilirsiniz❤️
self development, books, Gym, Protein, Tennis, Slim waist, German, Protein, Gym, philosophy, Slim waist, Riding, Tennis, study
Beğendiğim Tablolar 3 - Napoleon in His Study
Gece bitmiş, mumlar tükenmiş… ama o hâlâ ayakta. Napoleon Bonaparte için zafer, savaş meydanından önce masada kazanılırdı. Disiplin, uykudan daha güçlüydü. Gölgesi kendisinden büyüktü.
Sanat
DİJİTAL ÇAĞDA DÜŞÜNCE ETİĞİ: NAKİLDEN DÖNÜŞÜME BEŞ AŞAMALI BİR MODEL ÖNERİSİ Öz Bu çalışma, dijital platformlarda bilgi paylaşımının giderek “yorumsuz alıntı” düzeyine indirgenmesini eleştirel bir çerçevede incelemekte ve bu eğilime karşı etik-epistemolojik bir model önermektedir. “Düşünceyi emanet olarak kavramsallaştırma” yaklaşımı temelinde geliştirilen model; nakil, temas, dönüşüm, sükût ve ihlâs olmak üzere beş aşamalı bir düşünce disiplinine dayanmaktadır. Çalışmanın temel iddiası, dijital kültürde yaygınlaşan pasif bilgi aktarımının, bireysel düşünce üretimini zayıflattığı ve entelektüel sahiciliği aşındırdığıdır. Bu bağlamda önerilen model, alıntıyı bir “sonuç” değil, bir “başlangıç” olarak yeniden konumlandırarak, dijital mecraların düşünce üretim alanlarına dönüşme potansiyelini tartışmaktadır. Anahtar Kelimeler: Dijital kültür, alıntı etiği, entelektüel sahicilik, epistemoloji, Walter Benjamin Abstract This study critically examines the reduction of knowledge sharing on digital platforms to mere quotation without interpretation and proposes an ethical-epistemological model in response. Grounded in the conceptualization of thought as a “trust” (emanet), the proposed framework consists of five stages: transmission, engagement, transformation, silence, and sincerity. The study argues that passive information transfer weakens intellectual production and erodes authenticity in digital culture. By repositioning quotation as a starting point rather than an endpoint, the model explores the potential of digital platforms to evolve into spaces of genuine intellectual production. Keywords: Digital culture, quotation ethics, intellectual authenticity, epistemology, Walter Benjamin 1. Giriş Dijitalleşme, bilgiye erişimi tarihsel ölçekte eşi görülmemiş bir biçimde
1000Kitap