FİRUZE
10/10
·512 syf.··
2026 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:00
Firuze 1 - Kehribar Ateşi Mehsa Merhaba kitap dostlarım Size Doğu kültürünü anlatan ama klişeleri yıkan bir kitapla geldim. Asla o bildiğiniz töre kitaplarından değil. Zenginlik, tılsımlı taşlar ama fantastik olmayan bir kurgu... Hani çocukken bize masal gibi anlatılan kara sevdalar, imkânsız aşklar, büyüler vardır ya; işte tam da öyle bir hikâye. Farklı dinler, bu dinlerin arasına örülen duvarlar ve onlara savaş açan aşklar... Arap ve Süryani soyundan gelen Arjin, acıyı kalbinde, ihaneti sırtında hissettiğinde öyle bir ah eder ki bu ah, gelecekte canından çok sevdiği torunlarını bile etkileyecektir. Saruhanlılarla Koçakları bir araya getirmek onun en büyük gayesidir. Ancak yıllar geçse de düşman aileler aynı kini beslediği için bu kavuşma hiç de kolay olmayacaktır. Bir de sırlar var tabii... İşte en sinir olduğum kısım da buydu! Saruhanlılar Aşireti ve Koçaklar, Arjin'den başlayarak yıllarca birbirlerinden kız alıp vermiş, adeta aile olmuşlar. Ama o sırlar yok mu... İnsan gerçekten çıldırıyor! Bir de ezelden beri düşman oldukları Eraslan Aşireti var tabii. Ezra Saruhan ,babaannesinin ahını bilmektedir. Koçak soyundan bir kadına âşık olmaması gerektiğini bilir ama kalbine söz geçiremez. Tüm Mardin onun önünde diz çökerken, o "İki Gözüm" dediği kadının karşısında her defasında gönüllü olarak boyun eğer. Firuze ise verdiği sözü tutmaya kararlıdır. İçini için için yakan bu aşka karşı duracak, kız kardeşinin intikamını alacak ve onu bir piyon gibi kullanan herkesten öcünü alacaktır. Ama bu uğurda belki en çok sevdiği kişi yara alacaktır. Ama bilmedikleri bir şey vardır; onlar birbirlerinden uzak durdukça mıknatıs gibi birbirlerine çekilmektedirler. Aralarındaki aşkın aurası öylesine güçlüydü ki okurken mest oldum. Mardin'in büyülü atmosferinde gizemli bir yolculuğa çıkıyoruz. Gizemli
1000Kitap
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202649 okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
1=Tepe Sarayburnu: (Ayasofya Topkapı sarayı ve Sultanahmet Camii) bulunur. öncesinde Ana tanrıça tapınağı, Artemis tapınağı Ve Mitra Dini izleri burada yer alır .Kutsal tepelerden biridir. Yerebatan sarnıcı da bu bölgede gezgin Petrus Gillius tarafından ortaya çıkarılmış İstanbul’da 60’ın üzerinde sarnıç var. 2=tepe Çemberlitaş: Üzerinde güneş tanrısı bulunurdu. Nuruosmaniye camii ile taçlandırıldı. 3=tepe Beyazıt: dev boyutlu zafer takı bulunurdu. Boğa meydanı Forum Tauri Pluta ve Hera tapınakları yine bölgede yer almıştır. şu anda Beyazıt ve Süleymaniye camii yer alır 4=tepe Fatih camii: on iki tanrı tapınağı on iki havari kilisesi yer alır şu anda Fatih cami süslemektedir. 5=tepe yavuz selim: Maria Pammakaristos kilisesi yer almıştır Fethiye cami ve bir kısmı müze yapılmıştır. Ayrıca bölgede yavuz sultan selim camii bulunur. 6=tepe Edirnekapı: En yüksek tepe Blakhernai sarayı tekfur sarayı ve kariye kilisesi bulunur 7=tepe Koca Mustafa paşa: Mokios sarnıcı ve Acadius sütunu bulunur. Aya Andrea Entikrisi kilisesi yer alır. şu an apartmana dönüştürülmüştür. Önemli bilgi : İstanbul ve Roma Yedi tepe üzerine kurulmuştur. Kehanetlere konu olmuş seçilmiş kutsanmış bir şehirdir.7 kutsal sayı olarak ifade edilir. 1=360 yılında Konstantin’in oğlu Konstantius tarafından inşa edilmiş Megale Ekklesia (Büyük Kilise ) adı verilmiştir. Aziz Yohannes Khrysostomos’un halk üzerindeki etkisine kızan imparatoriçe AElia Eudoxia imparator Arcadius kışkırtmış galeyana gelen halk tarafından kilise yakılmıştır. 2=415 yılında II Theodosius mimar Ruffinos yeniden inşa ettirmiş 13 ocak 532 de Nika isyanıyla yıkılmıştır. Justinyanus kaçmayı düşünmüş eşi kraliçe Theodor’a sayesinde Got süvarileri isyancıların üzerine salınmış tarihçi Prokopius göre 30bin isyancı kılıçtan geçirilmiştir.(Bizans’ta
Ayasofya'nın Gizli TarihiErhan Altunay · Beyaz Baykuş · 20161,668 okunma
Reklam
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 140. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
"YAĞMUR ÇİSELİYOR" "Sen de biliyorsun, sadece bugünün meselesi değil karşı karşıya olduğumuz. Binlerce yıldır, nesilden nesile aktarılan, giderek kromozomlarımıza nakşedilmiş bir ceren ürpertisiyle yaşadı bizimkiler bu topraklarda. Hep bir yırtıcının pençesinin ya da avcının tüfeğinin ucundaydılar. Kadınıyla, yaşlısıyla, çocuğuyla bir araya gelmeleri, meseleleri birlikte çözmeye çalışmaları, işte bu ceylan olma hallerinden kaynaklanıyor." “Tarihsel gerçeklere tam bir bağlılıkla…” Osman Balcıgil okuyanlar bilir: Biyografi ve dönem romanlarının üstadıdır. Her kitabıyla yeni bilgiler edinir, hafızamızdan hiç çıkmayacak olaylara tanık oluruz. Kimi güzel, kimi üzücü… Ama şu var ki, Balcıgil okumak asla vakit kaybı değildir. Zamanınız dolu dolu geçer, üstelik her sayfada “Acaba gerçekten böyle mi oldu?” diye düşünüp durursunuz. Bir ülkenin yavaş yavaş karanlığa sürüklenişini hiç bu kadar yakından hissettiniz mi? 1970’lerin sonu… Sokaklar karışık, insanlar tedirgin, kardeş kardeşe düşman. Üniversiteler fokur fokur kaynıyor, fabrikalarda grevler, meydanlarda cenaze namazları… Ve her şeyin üzerine çöken o ağır, o boğucu “bir şeyler olacak” hissi. Yazar, bu romanında bizi yalnızca bir hikâyeye değil, Türkiye’nin en sancılı dönemlerinden birine götürüyor. Ama bunu bir tarih kitabı gibi değil, bir gerilim romanı solukluğunda yapıyor. Kitabın odağında Çorum var. Alevi-Sünni çatışmalarının kanlı bir şekilde patlak verdiği, yıllardır yan yana yaşayan komşuların bir anda birbirine düşman olduğu o karanlık günler… Yaklaşan darbenin gölgesi, sokaklara yayılan korku ve kaos… Ve tüm bunların ortasında Metin ile Ceren'in hikâyesi bir aşk gibi başlıyor. Ama satır aralarında korku, ihanet, manipülasyon, sistematik kaos ve perde arkası güçlerin oyunu var. Yazar, bu iki gencin gözünden
Edebiyat & Roman
Yağmur ÇiseliyorOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20241,111 okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 00:00
1983 yılında dört itfaiye eri gizemli bir şekilde ortadan kaybolurlar. 1989 yılında bir hastanenin acil servis kapısında bulunduklarında akli melekelerini kaybetmiş durumdaydılar. Üç itfaiye eri çocuklarını bir tanesini de babasının yanarak öldüğünü iddia ediyordur. Ama ne bahsettikleri gibi yangın olmuştur nede o kişiler yanmıştır.. Kitap genç bir gazetecinin ana karakter Jason’u ziyaret etmesiyle başlıyor. Gazeteci Jason’un uzun zamandır haber almadığı kardeşi Olivia’dan bir mektup getirir. Jason da gazeteciye röportaj verir. Ve hikayesini anlatmaya başlar.. Jason hikayesine en baştan anne ve babasının öldürmesinden başlar. Bu hikaye beni çok üzdü gerçekten Jasonun anne ve babasını öyle görmesi , acıkması ,uyuya kalması minicik bir bedenin gözleri önünde olması çok acı ama Jason yıllar sonra arkadaşları sayesinde intikamını alınca içime su serpildi diyebilirim. Jason anne ve babası ölünce yetimhaneye verilir ve burda arkadaş edinir ayrıca bir aile tarafından evlatlık edinir, ve birde kardeşi olur Olivia. Zamanla Emma ile tanışır, evlenir ve çocukları olur. Emma kazada çocuğunu kaybeder ve Jasonu sorumlu tutar ve araları bozulur. Jasonun başına gelenler bununla da kalmıyor. Birgün evleri kundaklama sonucu yanar ve eşi çocukları yangında ölür. Jason bunun da intikamını alır. İtfaiyecileri kaçırır ve aynı duyguları onlara da yaşatır, daha sonra onları serbest bırakır ve teslim olur. Kitabın en sonunda gazetecinin getirdiği mektubu okur annesinden gelen mektupta çok büyük itiraf vardır annesi yangını kimin yaptığını yazmıştır o kadar olay yaşamış olan Jason şimdi bu acıyla nasıl başa çıkacak bilemiyorum… Murat İsfan Korkmaz’ın kaleminde gerçekten farklı bir derinlik var. Özellikle sahne geçişleri ve olayların kurgulanışı profesyonel bir film hissi veriyor. Gereksiz
Süper Çocuk Yanık Göz ve Genç NolanMurat İsfan Korkmaz · Bengisu Yayınları · 2024159 okunma
Çünkü, “Bazen erken ölüyor insanlar umutlarından.”
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 21:48
Spoiler olacak. Yukarıdaki şarkı sözü, çok sevdiğim bir şarkı olan Ateş ve Barut’a ait. No.1’in bir parçası ve benim karakterimi şekillendiren 3 rapçiden birisi. Yani demem o ki bu şarkıyı bu kitaba atfettiysem kitapla sandığımdan daha fazla bağ kurmuşumdur. Bu kitap her şeyiyle -hatta bu seri- benim kafamda bu şarkıyla bağdaştı. Sevdiğiniz bir tür olmayabilir belki ama sözlerine bakarsanız neden öyle dediğimi anlayacağınızı düşünüyorum. En azından bazı cümlelerde aklınıza Beau gelir. Belki de gelmez ama bu şarkıyı her dinleyişimde benim aklıma Hainin Mührü’nu getirip böyle bir kitap vardı ve bana ellerim titrerken inceleme yazdırmıştı dedirtecek. Bu kitap umudumu yitirdiğimi düşündüğüm bir dönemde bana ufacık bir umudun bazen direnişler başlatıp zaferler alıp başka insanlara umut olabileceğini gösterdi. Çok sevdiğim bir kitap var, #k:272469. Kitapta ana erkek karakter Reid’in, ana kız karaktere kitap verdiği bir sahne var. Verdiği kitapta ana karakterler kitabın sonunda ölüyor. Kız da “kitap mutsuz bitiyorsa, ölümle bitiyorsa okumayacağım” diyor. Reid de “Ölümle bitmiyor, umutla bitiyor,” diyor. Bu kitap ölümle bitmedi. Umutla da bitmedi. Ama ölüm ve umutla ilerledi. Bazı ölümler acıtsa da umut olur. Direniş olur. Zafer olur. Devrim olur. Yeniden başlangıç olur. Fazla romantik konuşuyor olabilirim. Haksız da olabilirim. Gerçek hayatta ölümler acıtır çünkü. Fakat bazen bazı hikayelerde bazı kahramanlar kendilerini feda eder ve o hikayenin umudu olurlar. Diğer karakterlerin umudu. Bu seride onlarca umut vardı. Boğar vardı, Pim vardı, Öfke vardı ve en çok acıtan olarak Beau vardı. No.1’in de dediği gibi: bazen erken ölüyor insanlar umutlarından. Ama yine No.1’in de dediği gibi: bizi yolu sokmalarına ve değiştirmelerine izin veremeyiz. O ölen umutlarla kendi
1000Kitap
Hainin Mührü 3Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 202661 okunma
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Gunigna kaleminden 9 Patili Şeytan Kedi kitabının yorumu ile geldim Nisan ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 511 sayfalık bir kitap •Dün gece başladığımda yavaş yavaş tadını çıkarırım demiştim. Ama kitap beni sabah ezanına kadar rehin aldı Tam 500 sayfalık bu devasa ama su gibi akan hikayeyi bir gecede bitirmenin şaşkınlığı ve Zeytin’in kalbimde bıraktığı o sızıyla yazıyorum bu satırları. •Başlarda yalan yok, Zeynep namıdiğer Zeytin için yürüyen ego, mahalle abisi havalarında bir kız demiştim. Ama sayfalar ilerledikçe, o sert kabuğun altında 12 farklı psikolojik travmanın ilmek ilmek işlendiği, paramparça ama dimdik durmaya çalışan bir ruh çıktı. •Zeytin’in diz ameliyatı, anne sevgisinden yoksunluğu, Han’ı kaybettiği o kaza, bir yanda dostlarının can verdiği o meşum araba yangını, bir de iftira yüzünden okul tekrarı ve devasa sırlarla baş başa kalan bir kızın sessiz çığlığı bu. •Zeytin; sevgiyi hüzün olarak tanımlayan, düştüğünde dokuz canlı bir kedi gibi ayağa kalkan ama aslında değer gördüğü yerden yaralanmış o küçük kız çocuğu. Onun o şeytani hırs dediği şey, aslında bu dünyada hayatta kalma çabasıymış. Zeytin beni güldürdü, sinir etti ama en sonunda o yaşları gözümden bir bir akıttı. •Green flag Şafak’ın hikayeye dahil oluşu ise tüm taşları yerinden oynatıyor aslında taşların yerini oturmasına da yardımcı oluyor. •Kitabın en sevdiğim yanı, geçmişin o kadar gizemli ve birbirine dolanmış şekilde ilerlemesi bir noktada düğümler öyle bir patlak veriyor ve şimdiki zamanda çözülmeye başlıyor ki, resmen beynim yandı, Zeytin ben oldum resmen •GUNIGNA mahlaslı genç yazar arkadaşımın kalemine gerçekten sağlık. Piyasadaki o mıç mıç aşk hikayelerinden veya klişe mafya kurgularından çok uzak, bambaşka bir soluk. Öylesine akıcı ve duru ki, 500 sayfanın
9 Patili Şeytan KediGunigna · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20264 okunma
Reklam
Reklam