Fakat hislerini anlatmaya çalıştıkça kendini gülünç ve Zeyno'nun unuttuğu bir lisanda konuşuyor gibi hissediyordu. Bunlar yalnız insanın hisleriyle müşterek olan bir insanın dimağında iz yapabilir, mâna ifade edebilirdi.
Bir sene geçmeden, o kadar sevdiği bu adam bile vaktiyle büyük bir zevkle ezberlediği bir kitaba benziyordu. Hâlâ çok seviyordu; fakat cümlelerin, hatta kelimelerin birbirlerini nasıl takip ettiğini bildiği için, artık okurken heyecan duymadığı, fakat ilk mânasına vasıl olduğu zamanki kendinden geçişin, sâadetin hatırasıyla muhafaza etmek istediği bir cilt eski şiir gibi telâkki ediyordu.