Ceyda Kayıhan

9/10
·355 syf.··
2018 2. kitabı
·
137 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2018 23:22
Bu kitapla lisedeyken tanışmıştım ama o zamanlar okumayı ertelemiş ve unutmuştum. Sonrasında çok sevdiğim bir arkadaşımın okumamı önermesiyle elime aldım ve okumaya başladım. Kitap dünyadaki pek çok kötülük ve zalimlikten haberi olmayan küçük bir kızın gözünden anlatılıyor. Baş karakterlerimiz;Scout(küçük kız) annesini küçük yaşta kaybetmiş dadısı Calpurnia tarafından büyütülmüş bir kız çocuğu abisi Jem , arkadaşı Dill ve avukat olan babası Atticus. Hikayemiz Maycomb adında bir kasabada geçiyor. Babaları Tom Robbinson davasını henüz almamışken bizim küçük karakterlerimizin başından kendi yaramazlıkları dolayısıyla eneterasan olaylar geçiyor ki buraları büyük bir zevkle okudum . Öcü Radley karakteri en çok ilgimi çeken karakterdi diyebilirim. Ben de Scout'un yerinde olsaydım hiç evinden çıkmayan bu kişiyi çok merak eder ve araştırırdım. Bir de annesiyle ve üvey babasıyla yaşayan yazları Maycomba gelen Dill var . Bu çocuk olan diğer karakterimizin de iç dünyası karman çorman bence . Özellikle annesinin yeniden evlenmiş olması ve çocuğunun sadece maddiyatıyla ilgilenen bir anne olması yönünden dikkatimizi çekiyor. Yani çocuğuna istediği her türlü oyuncağı vs ı alarak annelik yaptığını sananlardan. Scout annesini hatırlamadığı için çok değinilmemiş kitapta ama Jem'in hareketlerinden yola çıkarak onun annesini fazlasıyla özlediği kanaatindeyim. Asıl hikaye Atticus'un bir zencinin davasını almasıyla başlar. Hikayemiz 2.dünya savaşı sırasında,1940'larda yani Amerika'da çok yoğun bir siyah beyaz ayrımcılığın olduğu dönemde geçer. Atticus'un aldığı davada zencinin masum olduğu ve iftiraya uğradığı çok nettir ama dönemin getirdiği durumdan ve sözde adaleti sağlayan mahkemede adalet sağlanmaz. Bu döneminde Atticus çocuklarını bu durumun dışında tutmak ister başta, ama
Hukuk
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·168 syf.··
2017 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2017 23:07
İncelememde spoiler bulunur. 20yy ın başında geçer romanımız . Evet tıp fakültesini henüz bitirmiş bir doktor var karşımızda ama devleti dinlemiyor deneyim falan onu ülkenin en ücra noktalarından birine atıyor! Ve hastanede tek doktor bizimki. 'Ya gelirse ne yaparım? Nasıl iyileştiririm ?' Dediği pek çok vaka olmasına karşın göreve bir şekilde başlıyor. Başına türlü türlü vaka geliyor ama benim aklımda yer eden ikisinden burada bahsedeceğim yalnızca. İlki ters doğum. Bu hastayla karşılaştığında çalışkan doktorumuzun ilk işi kitaplara sığınmak olur. Belki de bin kez okuduğu cümleleri tekrardan okur ama nafile öteki halinden bir adım ileri gidebilmiş değildir. Tek çaresi içgüdüleridir. Özellikle bu noktada karakterle bütünleştim. Sanki doktor olan bendim ve karşımdaki hastaya bir şekilde yardım etmem lazımdı. Ve ameliyathaneye girer, iç sesini ve teorik bilgilerini düşünerek doğumu gerçekleştirir. Bu hali pek çok hastayı tedavi ederken vardı ama doktorumuzun çok iyi bir özelliği var. Korktuğunu karşısındakine belli etmiyor. Güven veriyor. İkinci vakaysa ilk frengi tanısı koyduğu hasta. Bu hasta boğaz ağrısından çalıyor doktorumuzun kapısını. Doktor onun hastalığını ona anlatmaya çalışıyor ama yok bizim hastanın tek derdi boğazı. Doktorun onca uyarısına rağmen onu ciddiye almıyor. Düşünsenize hastalığını kabul etmeyen biri var karşınızda, nasıl yardımcı olabilirsiniz? Bunun gibi pek çok insan türüyle tanıştım bu romanda . Böylesi de var mı ya hu? Dediğim anlarda oldu. Yazarın tıp fakültesi mezunu olduğunu da hesaba katarak söylüyorum ki mutlaka okuyun!!
Edebiyat
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma
7/10
·536 syf.··
2017 4. kitabı
Nazan bekiroğlunun okuduğum ilk kitabı . Aşk romanında çok da ön planda değil ama varlığı hissediliyor. Kitap daha çok ana karakterler olan Setterhan ve Zehra nin birbirlerini bulmadan önceki zamanlarını yaşamla boğumuşmalarını anlatıyor . Kitaba başlamadan önce böyle olduğunu tahmin etmemiştim ama bu yanı da hoşuma gitti . Pek çok zorluğu atlatırken bu iki karakterimiz birbirinin varlığından haberdar bile değil. Setterhan Tebriz de tacir . Halasinin kızı Azam'a yanık ama Azam da aynı hisler yok . Bununla da kalmıyor Azam Setterhan in arkadaşı Piruz a aşık oluyor ee Piruz da ona . Setterhan in bundan gayri da derdi yok aslında . Beyzade sonuçta yediği önünde yemedigi ardında . Ama dayanamıyor Tebrizde kalmaya evini yurdun terk edip Batum a gidiyor. Hayatına yeniden başlaması öyle kolay olmuyo Setterhan in tüm yaşadıklarımı adeta siz de yaşıyorsunuz. Batum da da dikiş tutturamıyor Trabzon a kaçıyor Setterhan. Tam Bolşevik ihtilalinin patlak verdiği dönemler. Kendine yeni bi hayat kurmak için debelenirken o Zehra da hayatın acımasızlığıyla boğuşuyor. Biricik Büyükhanım ve Hacıbeyle birlikte . Çok sevdiği abisi İsmail i Gülcemal vapuruyla savaşmaya yolluyor Zehra. Bir daha da birbirlerini göremiyor bu iki kardeş . Kitap kısaca bu olaylar etrafında dönüyor . Anlatıcının hislerini adeta siz de yaşıyorsunuz . Nazan bekiroğlunun kalemi beni sardı . kitapta eksik buldugum keşke olsa dedigim pek çok kısım vardı ama genel olarak beğendigin ve herkese önerdigim bir kitap :)
Edebiyat
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma