Puan vermedi·328 syf.··
2026 182. kitabı
Sinan Akyüz, Bosna Savaşı'nın o kapkara günlerinde geçen gerçek bir dramı Suada'nın gözünden anlatırken, okuyucunun kalbine adeta kor bir ateş bırakıyor. İnsanlığın en vahşi yüzüyle aşkın ve ayakta kalma mücadelesinin bu denli çarpışması, sayfalar bittikten çok sonra bile insanın boğazında koca bir düğüm olarak kalıyor.
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Puan vermedi
Bosna Savaşı'nda yaşanan soykırımı, Boşnak bir genç kız olan konservatuvarda okuyan Suada'nın gerçek hayat hikâyesi üzerinden anlatır. Savaşın patlak vermesi ile Suada'nın hayatı altüst olur. Roman, sırf Müslüman olduğu için Boşnak halkına yapılan aşağılayıcı işkenceleri, toplama kamplarını ve soykırım sırasında çocuklara reva görülen korkunç muameleleri okuyucuya aktarıyor. Etnik kimlik farklılıklarının yol açtığı yıkımı hayatta kalma savaşını etkileyici bir şekilde gözler önüne seriyor. İyi okumalar
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Reklam
~Acı ve umut ..
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 18:09
İncir Kuşları , Bosna Savaşı'nın insanların hayatlarında açtığı derin yaraları anlatan, yürek burkan bir roman. 1992-1995 yılları arasında Bosna'da yaşanan savaş sırasında yüz binden fazla Müslüman Boşnak hayatını kaybetti. Binlerce insan evlerinden edildi, aileler parçalandı ve kadınlar sistematik şiddetin hedefi oldu. On binlerce Boşnak kadın ve genç kızın tecavüze uğradığı bu karanlık dönem, insanlık tarihinin en acı sayfalarından biri olarak hafızalara kazındı. Kitap da işte tam bu acı gerçeklerin gölgesinde ilerliyor. Romanın merkezinde, Saraybosna'da teyzesiyle yaşayan konservatuvar öğrencisi genç bir kız olan Suada var. Hayatının en güzel dönemlerinden birini yaşarken patlak veren savaş, onu sevdiği adamdan ayırıyor ve hiç hayal edemeyeceği acılarla yüz yüze bırakıyor. Bir gece ailesiyle birlikte evinden alınıp esir edilen Suada, zamanla ailesini birer birer kaybediyor. Yaşadıkları o kadar ağır ve sarsıcı ki, bazı bölümlerde elimle boğazımı tuttuğumu fark ettim. Nefes almadan okuduğum, gözlerimi satırlardan ayıramadığım o kadar çok bölüm vardı ki... Okurken sık sık "İnsan insana bunu nasıl yapabilir?" diye düşündüm. Kitap boyunca bitmek bilmeyen bir acıya tanıklık ederken aynı zamanda tükenmeyen bir umudu ve yıkılmayan bir iradeyi de görüyorsunuz. Belki de beni en çok etkileyen şey buydu. İnsan ruhunun, en karanlık zamanlarda bile ayakta kalabilme gücü... Bazen yaşadığımız sıkıntıların altında ezildiğimizi, onları taşıyamayacağımızı düşünüyoruz. Oysa bu kitap, dünyanın bir yerinde insanların çok daha ağır acılarla mücadele ettiğini hatırlatıyor. Kitabı bitirdiğimde geriye sadece hüzün değil; sabra, umuda ve insanın dayanma gücüne dair derin bir hayranlık kaldı. Değerli yazarımız Sinan Akyüz 'e de sonsuz teşekkürler, Kaleminize sağlık . Şiddetle tavsiyemdir efendim ..
İnceleme
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Elçiye zeval olmaz??
3/10
·328 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 23:53
Merhabalar efendim,bugün okuması benim için çok zor olan bir kitabın incelemesi ile geldim size.İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk sayfalarından itibaren belliydi benim buna inceleme yazacağım.Nedenini inceleme içerisinde açıklamış bulunacağım zaten,o hâlde bölumlerimizi tanıtmaya geçelim,isteyen istediği adrese yönelsin 1.BÖLÜM:Neden Bu Kitap? 2.BÖLÜM:Kitaba dair az buz spoiler içerebilen yorumlarım 3.BÖLÜM:Elçiye zeval olmaz mı? 4.BÖLÜM:Kapanış 1.BÖLÜM Sudenaz birçok türde kitap okumayı sever,hatta buna özellikle dikkat eder.Yani aslında dönüp "Sudenaz bunu okumaz ki" diyebileceğimiz kitap sayısı oldukça azdır.Bu kitaba gelirsek...Bu kitapla herhalde yan komşumuz,biricik ablam,yağlamaya fısıldayan kadın olmasaydı baksam da görmeyip diğer kitaplarla ilgileneceğim bir kitap olurdu.Geçen sene bu zamanlar ona okuduğum kitaptan,kitaptaki sömürgeden bahsetmiştim.O da "aaa demek bu konulara ilgilisin,o zaman bunu çok beğenirsin" dediydi.Alış,o alış. 2.BÖLÜM Genelde bu bölüme içten içe bir sevinçle gelirim,"hadi yazalım bakalım kıvamında" fakat buna...buna yorum yazmak o kadar zor ki.Karşımda bir arkadaşım olsa ve ona anlatsam çok kolay olurdu halbuki.Çünkü yapacağım şey ağzıma geleni söylemek " ha bir de..şu vardı" diyip örneklendirmek olurdu.Kesinlikle kafa karıştırıcı ama sohbet için garipsenmez,hatta arkadaşımın anlık tepkileriyle güzel bir diyalog olurdu.Velhasıl şu an yazacaklarım oldukça karışık ve hebele hübele sinirden ne diyeceğini şaşırmış vaziyette gelebilir.Beni okurken en çok zorlayan bu olayın gerçek hikâye olarak aktarılması.Zorlandığım kısımlarda tabii ki sömurgenin vahşeti ve gerçeği var fakat ondan ziyade neyin ne kadar gerçek olduğunu bilmememden kaynaklanıyor.Belki karakterler gerçektir fakat o diyaloglar,o betimlemeler...Aman Allah,bu konuda akıllara
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Puan vermedi·328 syf.·
2026 6. kitabı
Tek kelimeyle muazzam bir kitap yazarın anlatımı yalın ve anlaşılır bir dil.Çok duygusal bir kitap.Eskiden yaşanan gerçek bir olay ,okurken tüylerim diken diken oldu , böyle bir düşünüyorum da acaba o insanlar nasıl onun etkisinden çıktılar ya o kadınların durumu gerçekten kelimeler yetmiyor anlatmaya.Her zamanki gibi yine kadının çaresizliğiyle karşılaştık her zaman ezilen kadınlar oldu ister savaş olsun ister barış..Yüreğim acıdı bütün dünya nasıl böyle bir soykırıma seyirci kalmış anlamakta zorlandım. Bazı yerlerde nefes alamadım, yediremedim en acısı da tüm bunlarin gerçekte yaşanmış olması, Suada ve Tarık'ın hayatı biraz buruk bitti, böyle bitmeseydi daha iyi olurdu.. Kitabın en güzel yanı Suada'nın iyi bir piyanist olması ve babasına ablasına en güzelide sevdiği adama kavuşması oldu. Okunacak kitaplara eklemek isteyenler olursa eklesin tavsiye ederim Sinan Akyüz
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Bir Soykırımın Sessiz Çığlığı
10/10
·328 syf.·
2026 71. kitabı
İncir Kuşları benim için sıradan bir roman olmadı. Kitabı ilk okumaya başladığımda Suada ile Tarık’ın hikâyesine odaklanmıştım. Her şeyin daha çok aşk ve özlem üzerine ilerleyeceğini düşünüyordum. Ama sayfalar ilerledikçe hikâye bambaşka bir hâl aldı. Bir anda kendimi savaşın, nefretin ve insanlığın kaybolduğu karanlık bir dünyanın içinde buldum. O andan sonra kitap benim için sadece bir aşk hikâyesi değil, Bosna’da yaşanan soykırımın acı dolu anlatımı oldu. Kitapta Müslüman Boşnakların yaşadığı zulümleri okurken çoğu yerde gözlerim doldu. İnsanların sırf kimlikleri ve inançları yüzünden öldürülmesi, evlerinden koparılması ve aşağılanması insanın içini paramparça ediyor. Ama beni en çok etkileyen şey kadınların yaşadıklarıydı. Defalarca tecavüze uğramaları, buna rağmen hayatta kalmaya çalışmaları ve her gün yeniden aynı korkuyla yaşamaları gerçekten çok ağırdı. Bazı sayfalarda okumayı bırakıp düşünmek zorunda kaldım çünkü anlatılan acılar insanın içine işliyordu. Özellikle şu sözler beni derinden sarstı: “Hayat bazen ne tuhaf! Günahkar insanlarla ve tecavüzle yaşamayı öğrenen biri olup çıktım adeta. İnsanın elinden hiçbir şey gelmeyince yaşadığı kabus dolu günlere zoraki katlanmaya çalışıyor…” Bu satırları okurken bir insanın yaşamak için kendi acısına alışmak zorunda bırakılmasını hissettim. En çok da “bedenim bir maşa oldu, ama ruhum hala kendini ele vermiyor” cümlesi beni etkiledi. Çünkü orada bedenine her türlü kötülük yapılmış bir kadın var ama ruhu hâlâ teslim olmuyor. Bu aslında savaşın insanlardan sadece hayatlarını değil, gençliklerini, umutlarını ve ruhlarını da çaldığını gösteriyor. “Bir yılda on yıl yaşlandırdı” sözü ise yaşanan travmanın ne kadar büyük olduğunu tek bir cümlede anlatıyor. Vukadin karakteri de beni en
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Reklam
Reklam