Varoluşçu için insanın bulabileceği bir benlik yoktur. Sadece olabileceği bir benlik vardır…Kişi olmak istediği benlik haline gelmelidir. Böyle bir oluş asla bitmeyecek bir görevdir.
Leonard Cohen’in “Anthem” şarkısında, her şeyi kontrol etmeye ve mükemmelleştirmeye çalıştığım o konuma geçtiğimde bana hatırlatma görevini üstlenen bir dize var. Dize şöyle: “Her şeyde bir çatlak var. Işık böyle içeri sızar."
Mükemmeliyetçilik, elinizden gelenin en iyisini olmaya çabalamakla aynı şey değildir. Mükemmeliyetçilik mükemmel yaşar, mükemmel görünür ve mükemmel davranırsak, suçlama, yargılama ve utancın acısından sakınabileceğimize veya en aza indirebileceğimize inanmaktır. Bir kalkandır. Mükemmeliyetçilik kişisel gelişim değildir. Mükemmeliyetçilik, özünde onay ve kabul kazanmaya çalışmakla ilgilidir. Hayatımızın bir yerinde, bu tehlikeli ve kuvvetten düşüren inanç sistemini benimseriz: Ben ne başardıysam ve onu ne kadar iyi başardıysam, oyum. Memnun et. Performans göster. Mükemmel ol. Mükemmeliyetçilik odaklıdır – Ne düşünecekler?
Hikâyelerimiz herkese anlatmak için değildir. Onları dinlemek bir ayrıcalıktır ve paylaşmadan önce kendimize hep şunu sormalıyız:“Hikâyemi dinleme hakkını kim kazandı?”