Suat

Yıldırım aşkı ve gönül sızısına çare uhulet, yani soğukkanlılıktır: Bunlar tam olarak bizi cezbedecek kusurlar olduğundan, uyanık kalıp arzu nesnemizi sakin ve tarafsız bir muhakemeye bırakmalıyız. Bunun için ateşin düşmesine ve kanı kaynatan duyguların yatışmasına müsaade etmeliyiz. Bilhassa her zaman hatırlamak gerekir ki tutku abartır, "ruhu aldatmaya ve onu ihtirasının konusu üzerinde kandırmaya yarayan bütün sebepleri olduklarından çok daha kuvvetli deliler olarak tanıtmaya; ihtirasının konusundan vazgeçirmeye yarayan sebepleri de çok daha zayıf kanıtlar olarak göstermeye uğraşır. " Bu yüzden yegane çözüm, geçmesini beklemektir çünkü tanımı gereği tutkunun her çeşidi geçer ve arzu nesnesi hakkında daha güvenilir bir değerlendirme ancak o zaman yapılabilir.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Elde edemediklerimizi yok saymayı -ne çekici ne de cazip bulmayı- öğrenmemiz gerekiyor. Olacağı varsa istesek de istemesek de, sevsek de sevmesek de olur. Bu nedenle başımıza geleni arzulamamız gerekiyor, arzuladığımız şeyin başımıza gelmesini değil...Fakat sadece mümkün olanı arzulamaya, hala arzulamak diyebilir miyiz? Bilakis, arzuda bir kaygı ve bizi daima tatminsiz bırakan, asla olanla yetinmemeyi, hep bir başka şeyin peşinde olmamızı sağlayan bir beklenti de yok mu?
Genel kanı, çocukların masumiyet timsali oldukları yönündedir. Ama çocuklarda, hiçbir toplumsal kabul görmüş dil ve görgü kuralının bütünüyle ehlileştiremeyeceği bir gaddarlık tohumu vardır ki "içimizde uyuyan ve baş etmeyi beceremediğimiz" o "yırtıcı hayvanı hatırlatır." Çocuklarda gördüğümüz ve ebeveynlerin susturamadığı işte bu ilksel yırtıcı doğadır.
Aşka benzer bir dostluğun ilginç olması için kanlı olması gerekir. Duygusallık uyutur, söndürür. Uzlaşıyı reddetmek ve çatışmayı hoş karşılamak sağlıklıdır. Arkadaşlarımızla vakit geçirmemizin nedeni onlarla aynı fikirde olmaktan zevk almamız değil, onlarla tartışmanın eşsiz keyfidir.
Montaigne'in savunduğu radikal yöntem de böyledir: kenelerden [raseur] ya kaçmalı ya da onlara yaptırım uygulamalı: "Geçen yıl, bilgisizliğiniz ve inatçılığınız size yirmi kez yüz altın eküye mal oldu. "Şayet bunlardan sakınamıyorsak, bilgiçlik taslayanları, çevresine monolog yapanları ve kafamızın etini yiyenleri vergilendirebilmeliyiz. Ve kendimiz de, başkalarını kendi monologlarımız ve boş konuşmalarımıza maruz bıraktığımızda bir tür aptallık vergisi vermeliyiz.
Sayfa 129·Kitabı okudu