Suat

"Güzel yaşamak isteyenleri ömürleri boyunca güzel yaşatan nedir? Akrabalar mı? Hayır. Şanları, şerefleri mi? Hayır. Zenginlikleri mi? Hayır. Ne şu ne bu, hiçbir şey insanı aşk kadar güzel yaşatamaz." Platon, Symposion, 178 c.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sonuçta dünya bizden önce vardı, bizden sonra da var olacak. Varlığımıza ve eylemlerimize kendi çeperlerini ve gerçekliğini dayatacak. "Hayatı reddetmekte ya da kabullenmekte özgür olduğumuz doğrudur; kabullenmekle bazı olguları -bedenimizi, çehremizi, var olma biçimimizi- sahiplenir, sorumluluklar üstlenir, dünya ve diğer insanlarla bir uzlaşmaya imza atarız."
Felsefenin en büyük öğretilerinden, deva ve ilaçlarından biri, "kader" karşısında söz sahibi değilsek bile kendimiz ve olan biteni nasıl karşıladığımız hakkında bize söz sahibi olduğumuzu öğretmesidir. Bu ustaca ders ilk defa Sokrates'in mirasçıları olan, öğretileri en az beş yüzyıl yaşamış ve etkileri günümüzde de devam eden Stoacılar tarafından verilmiştir.
Hayat bizi harala gürele yaşamaya zorluyor . . . Peki, felsefenin bu konuda bize bir yardımı dokunabilir mi? Le panache. Kartezyen felsefenin önerisi işte bu: İyi yaşamak için dolu dolu yaşamak gerekir. Kişinin öncelikle kendine karşı cömert davranarak yaşamasıdır bu. Büyük görmek, büyük hesaplamak, hayatı bir çay kaşığıyla tartmamak, her şeyde kararlı ve sağlam durmak gerekir. Burada girişkenlikten ziyade, cesaret ve risk almanın bir karışımından oluşan, geniş bir vizyon ve harekete geçme iradesi sahibi olmayı gerektiren ve Descartes'a bakılırsa kötülüklerin en büyüğü olan "kararsızlığı" mağlup etme duygusunu da bünyesinden barındıran "cüret" söz konusudur. Eylemlerimize ve yaşamımıza eşlik eden cömertlik bir tür "aşırılık" gerektirir: Nitekim asla pes etmeme iradesini geliştirebilmek için ölçülülükten öte bir tutku şarttır. Israrla devam etmek ve sonunda iz bırakmak; gerçekleştirdiğimiz eylemlerin her birine irademizin mührünü vurmak; başarısız da olsak, yoldan da sapsak yaptığımız tercihlerde kendimizi görmek.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Felsefe bahçecilik ile okuma kulübü arasına yerleştirilebilecek bir boş zaman uğraşı, bir çeşit hobi olamaz; dediğim gibi, varoluşun taşıdığı tehlike ve vahşetle yüzleşme cesareti istemesi hasebiyle boğa güreşine benzeyen yanları daha fazladır.