subarutz

subarutz
@subarutz
"Bu düşünceler beni korkutmuyor. Çünkü yok olmayı, ortadan kalkmayı gerçekten de arzuluyordum. Tek korktuğum, bedenimin zerrelerinin ayaktakımına ait olanların zerreleriyle karışmasıydı. Bu düşünce benim için dayanılmazdı. Bazen gönlümden, öldükten sonra uzun kollarım ve hassas parmaklarım olsa da bedenimin tüm zerrelerini dikkatle toplasam, onlara sıradan insanlarinkiyle karışmasınlar diye göz kulak olabilsem, diye geçiriyordum."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Vakit gelmişti, müezzin yine şerefeye çıkmış yine ezan okuyordu, yine yanlış okuyordu. Durumu protesto etmeliydim. Herkesin namaza durduğu anda minarenin dik merdivenlerinden şerefeye çıktım. Ezanımı kendim okumak istedim. Bu benim en tabii hakkımdı. Sol böğrümdeki desteyi yüksekten yele verdim, savurdum. Yanlış ezan okuyan müezzine, yanlış adrese mektup götüren müvezzie, yanlış teşhis koyan doktora, geçerken uğrayanlara inat secdeye kapandım. Herkeslerden farklı olsun istedim gidişim, herkeslerden farklı oldu. Sahibine en yakın yerde iade etmek istedim emaneti ve kapandım. Dışarı çıkan cemaat şaşkınlıkla temaşaya koyuldu. Onların böyle bir temaşaya bu denli teşne olduklarını olduğunu biliyorum. "Yanlış, yanlış, yanlıış" diye avazım çıktığı kadar bağırdım ama nafile. Cemaat bildiğini, imam bildiğini, müezzin bildiğini okudu. Herkes kendi bildiğini okuyunca bana yapacak bir şey kalmadı. "
Sayfa 34·Kitabı okudu
"Fakat bu ne demektir, bunun için. Ne yapmam gerekir, yahut hangi emek ve çaba için, Tanrının krallığının ardından gidiyor, bunu gaye edindi denebilir? Randımanlı olabilmem için kendi kapasiteme ve gücüme denk düşen bir makam edinmeye bakmam mı gerekir? Hayır sen ilk evvela Tanrının krallığının ardından gideceksin. O halde tüm dünya malımı fakirlere mi vereceğim? Hayır, sen ilk evvela Tanrının krallığının ardından gideceksin. Ama o halde aslında bir anlamda yapacağım hiçbir şey yok? Evet, hiç kuşkusuz, bir anlamda yapılacak hiçbir şey yok; sen kendini en derin anlamda hiçe sayacaksın, Tanrı huzurunda bir hiçe döneceksin, susmayı öğreneceksin; bu sükût başlangıçtır, ki, bu da ilk evvela Tanrının krallığının ardından gitmektir."
Sayfa 18·Kitabı okudu
"Kafam inceliklere yatmaz benim, neysem oyum, gördüğün gibi. Eskiden, genç bir kızken kendimi kandırmayı severdim, başka türlü göründüğümü düşünmekten hoşlanırdım. Bir gün annemin şapkasını giyip çarşıya çıkmıştım. Genç bir kız olarak değil de kadınmışım gibi görünmek istemiştim. Ne komik. O gün yediğim dayağı da unutmayacağım. Şimdi kendime aykırı gibi gördüğüm tek özelliğim kaprisli oluşum. Ama farkında olduğum için kaprisi de doğal bir özellik diye kabul ediyorum. Böylece her şey doğallaşıyor."
Sayfa 46·Kitabı okudu