Arif,yazar olma yolunda uğraşan bir adam.Ele aldığı konu hayattan bir tartışma niteliğinde diyebiliriz.Kadınlar ve ilişkiler.Arif karakteri ilişkilerini doğru düzgün sürdüremeyen daha doğrusu dikiş tutturamayan bir adam.Müzeyyen ise cazibeli,gizemli bir kadın.Arif kendi problemlerine çözüm ararken Müzeyyen ile tanışır ve alt üst olur. Bana kalırsa ikisi de beraber olmayı aynı yatağı paylaşmak olarak gören tam anlamıyla sevmeyi bilmeyen insanlar.Bazı insanlar için şunu söyleriz ya doğru kişiyi bulunca aşk canlanır diye,Arif'te hemen hemen o durum oluştu diyebiliriz.Arif,Müzeyyeni sevdiğini düşündüğü anda Müzeyyen hayatından çıktı gitti.Ne bileyim sanki Müzeyyen onu elde edince bi kıymeti kalmadı gibi bir yansıtma vardı.En sonunda da anlıyoruz ki Müzeyyen'in aklı eski aşkındaymış,Arif'i bu yüzden terk etmiş.Yani Arif yarabandı gibi kullanılmış.Hiç sevmediğim bir insan profili açıkcası.İlk defa bi kitabın karakterlerine böylesine tiksinerek baktım.
Ve açıkcası bana kalırsa tiksindirdiği için ruha işleyen bir yanı olabilir,ama edebi anlamda sorarsanız edebiyata damga vuracak bir eser değil.Ve biraz da klişe olduğunu söyleyebilirim.