Sude Karaçay

Sude Karaçay
@sudenyss
Öldüğümde çok sevdiğim şu kitabın sayfalarını artık çeviremez olacağım, bu yüzden de ölmeden önce hepsini okumuş olmaya dair nafile bir umut besliyorum.
Enstitü: Bir "Kendine Gelme" Yolculuğu
Puan vermedi·616 syf.··
2026 1. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 19:53
Kalın kitapları bitirdikten sonraki o dünyadan çıkamama hissine bayılıyorum. Her defasında da neden onları tercih ettiğimi anlıyorum. Enstitü'yü geçen yıl eklemiştim kitaplığıma ama kitap okumaya başladığımdan beri geçirdiğim en verimsiz yıl olduğu için okuyamamıştım. Bu senenin ilk kitabı olarak onu seçmem de aslında kendime "kendine gel" biçimiydi çünkü son birkaç yıldır kalın kitaplar beni ürkütüyor. 9. sınıfta King'in O kitabını okuyan Sude içinse yine aynı yazarın kitabıyla adım atmak önemliydi. Şimdi ben bunları niye anlattım bilmiyorum yazıya başlama için ısınma oldu çünkü ben çok uzun zamandır yazı da yazmıyorum. Neyse başlayalım. Kitap, bir takım psişik güçleri olan çocukların "Enstitü" diye anılan bir yerde esir alınmasını konu alıyor. Baş karakterimiz Luke, bu çocuklar arasında zekasıyla öne çıkıyor; kendisi 12 yaşında olmasına karşın üniversiteye kabul almış biri. Tesisin vicdansız personelleri ve çocukların kendi güçlerini keşfedip nasıl "devleştiklerini" okuyoruz. Kitabın ilk yarısı benim için ağır aksa da son 300 sayfasını iki günde okudum. Bütün sahneler gözümde canlandı okurken heyecanı çokça hissettim bu da sanki film izliyor hissiyatı yarattı. Benim için keyifli bir okumaydı. uzun zaman sonra kitap okuduğumu hissettim diyebilirim. Kitabın beni alıp götürmesini özlemişim. Sonunda kendimde o hevesi bulduğum için çok mutluyum ne diyebilirim ki; kitaplar iyi ki varlar!
Edebiyat
EnstitüStephen King · Altın Kitaplar · 20212,012 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·290 syf.··
2024 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2024 23:55
İlber Hoca "Dostoyevski okumak olgunluk gerektirir" der. Bu çok doğrudur zira ruh hastası karakterlere katlanmak sanıldığı kadar kolay değildir. Dosto amcanın tımarhane kurgularından birinin içindeyiz. Dostoyevski okuyorsan sakin bir okuma beklemezsin muhakkak saç baş yolduran karakterler vardır. Manipülatif Foma Fomiç ve sorgulama yeteneğinden mahrum ev halkını okuyoruz. Tek akıllı kişi var o da bu hikayeyi anlatan. Foma hayatın içinden bir karakter. Herkesin etrafında var olan manipülatif insanın ağır örneği. Karakterin korkunçluğu farklı seviyede. Bir umutla Foma'nın gerçek yüzünün çıkmasını ya da en azından birinin ağzını açıp iki kelime etmesini bekledim. Hata bende ki Dostoyevski okurken hâlâ umut ediyorum. Yazarın diğer kitaplarına kıyasla daha kolay bir okumaydı. Kasvetli havayı çok solumadık. Ama yine de isteri nöbeti geçirmek isterseniz herhangi bir Dostoyevski kitabıyla çıkın çıkın gelin.
1000Kitap
Stepançikovo KöyüFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,917 okunma
Selim Nuri Efendi'ye
Puan vermedi·456 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2023 20:10
Esir Şehir üçlemesinin son kitabını birkaç saat önce bitirdim. Henüz yazabiliyorum çünkü kitabı hazmetmek zor. Durum böyle olunca nereden başlayacağını bilemiyor insan. En iyisi şöyle giriş yapayım: Seriyi okuduğum her an paha biçilemezdi. Yol Ayrımı, Esir Şehrin Mahpusu'ndan 9 yıl sonrayı anlatıyor. Ortada Serbest Parti rüzgarları eserken bizim eski başkarakter Kamil Bey ve arkadaşları olayların biraz dışına savrulmuşlar. Hepsinin de kendine göre dertleri var. Olaylar daha çok genç kuşak etrafında dönüyor ve iyi de oluyor. Tabii ki Kamil Bey'in hikayesini okumak isterdim hatta keşke onun 9 yıl içinde yaşadıklarını anlatan bir kitap olsaydı ama bu yeni karakterler -aslında birçoğu önceki kitaplardaki karakterlerin çocukları, akrabaları vs.- olaylara farklı pencereden bakmamızı sağladı. Kemal Tahir'i tebrik etmek lazım. Aynı olayı zıt görüşlü iki karakterden de anlatarak bize tek bir yol göstermiyor. Yol Ayrımı tam burada başlıyor. Ya serbestçisin ya halkçı başka kaçarı yok. Yok ben ikisini de almıyım diyemezsin şartlar seni taraf tutmaya zorluyor. Hayatımdaki en iyi okumalardan biriydi. Milli Mücadele Dönemi'ni anlatan her şey beni etkiler. Keşke bu hikayeyi daha fazla okuyabilseydim. İyi ki yazmışsın Kemal Tahir kalemine sağlık
Edebiyat
Yol AyrımıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20194,159 okunma
Yine gerçeklikle bağımın koptuğu fantastik evren
Puan vermedi·464 syf.··
2022 58. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2022 23:59
Grisha serisi son iki yılda ne kadar çok okundu. Tabii bunda Netflix'e dizi olarak çekilmesinin etkisi de büyük. Leigh Bardugo Grisha serisinden bildiğim yazar. Sıfır beklentiyle başladığım seri, ters köşe yapıp unutamacağım tat bırakmıştı. Şimdi bu yazıyı yazarken bile bakışıyoruz. Tekrar başlama perileri geldi herhalde :) Dokuzuncu Cemiyet'e de bir umutla başlama nedenim Grisha serisidir yani. Kitabın giriş kısmı ağır tutulsa da sonlarına doğru elimden bırakamadım. Kafamdaki soru işaretlerinin de serinin çıkacak olan diğer kitaplarında yanıt bulacağını düşünerek gelecek kitabı bekliyorum. En zor kısmı da bu sanırım :)
Edebiyat
Dokuzuncu CemiyetLeigh Bardugo · İthaki Yayınları · 2021631 okunma
Aslında hepimizde var biraz Oblomovluk
Puan vermedi·632 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2022 00:00
Bazen bir kitabı okuduğunuzda kitabın içine girip olaylara ve karaktere yön vermek isterseniz ya işte tam o durumdayım. Kitabı bitirdim ve öylece duruyorum kafamın içinden acaba böyle olsaydı nasıl olurdu diye düşünerek daha şimdiden farklı farklı sonlar yazdım. Belki de Oblomov üzerindeki hırkayı atabilseydi Oblomovluktan kurtulabilirdi. Oblomov'un derdi alışıla geldiği gibi parasızlık değildi aksine Oblomov varlıklı bir ailenin oğluydu ve oldukça rahat bir yaşam sürüyordu. Ona tam anlamıyla rahatlık battı. Ailesi ve arkadaşları yönünden şanslıydı. Arkadaşı demişken Ştolts'a değinmenin zamanı geldi. Kitapta en sevdiğim karakter olmuş olabilir bu adam. Okurken Ştolts'un olduğu bölümleri iple çektim diyebilirim. Keşke Ştolts ve Oblomov'u daha fazla okuyabilseydik ya da daha ziyade keşke Ştolts benim de dostum olsaydı. Şimdi gelelim bana farklı sonlar düşünmeye sevk eden Olga ve Oblomov aşkına. Oblomov'un Olga ile geçirdiği aylarda üzerindeki hırkayı atması, geçirdiği değişim takdire şayandı. Tam dedim bitiyor bu Oblomovluk kitap başka bir yere evriliyor meğersem sorun hırkada değil Oblomovluktaymış. Kitabı aylar önce almama rağmen henüz okuyabildim. Kitaba karşı içimde bir isteksizlik vardı ama düşününce kitabı her elime alıp geri bıraktığımda onu kırıp boynunu bükük bırakmamış mıyım? Şimdi kızıyorum kendime. Kitaplığımda beni bekleyen Budala ve Karamazov Kardeşler'e de buradan selam gönderiyorum. İçimde büyük bir şevk uyandı sanırım onlara başlayacağım. Son olarak Oblomov da unutamayacağım karakterler arasına Roskolnikov ve Martin Eden'ın yanına eklendi. Şimdi sıra dördüncüde!
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma