Taşlar ya da sopalar, asla kıramaz kemiklerimi. Fakat kelimeler öylesine kırdı ki beni tek tek sayılsa da kemiklerimin hepsi ve ölecek olsam bile açlığa mahkûm ettim kendimi.
-Bir deri bir kemik
Sensiz de denizi seyredebiliyorum.
Hem dalgaların dili seninkinden açık.
Ne kadar hatırlatsan kendini boş.
Sensiz de seni sevebiliyorum.
Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula,
Karşılaştığımız zamanlarda.
Sen, sevgiden şımaran çocuk,
Ben şaşıran budala.
Ölebilirim genç yaşımda,
En güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim.
Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda,
Sevgilim,
Seni bir akşam üstü düşündürebilirim.