Gerek bakan kimsenin anlık bakışı gerekse de birden doğan düşünce O'nun iradesinin dışına çıkmaz. Aksine her şeyi başlatan da O'dur, yineleyen de O'dur. O, dilediğini yapar; hükmüne karşı koyacak, takdirini eleştirecek kimse yoktur. Muvaffak kılması ve merhamet göstermesi olmaksızın bir kul için O'na isyandan kaçış asla söz konusu olamaz. O'nun inayet ve iradesi olmaksızın da bir kul kendinde O'na ibadete asla güç bulamaz.
O, gizli ve açık olanı bilir. O, gönüllerdeki takıntılara, zihinlerdeki kıpırtılara, gizli saklı yapılanların ayrıntılarına vakıftır; bu da çözüm bulmak ve kavramak suretiyle zatında bilahare husûle gelmiş türeme bir bilgiyle değil, ezelde muttasıf olduğu ve gerek başlangıcı gerekse sonu olmayan bir bilgiyledir.
Beden mektuptur, içine bak onun. Padişaha layıksa o zaman götür. Bir köşeye git, mektubu açıp oku. Bak bakalım, içindeki sözler, padişahlara uygun mu? Uygun değilse yırt onu. Çözüm üret, başka bir mektup yaz. Fakat beden mektubunu açmak kolaydır sanma. Yoksa gönül sırrını herkes açıkça görürdü.