Allah'ın Elçisi (s.a), Mecûsîlerin ilimden bazı kalıntılara sahip olduklarını ileri sürmelerinden dolayı, onlardan cizyeyi kabul etmiş; buna karşılık, kendi kavmi olan müşrik Araplardan bunu almayı reddetmiştir. Bundan dolayı Allah'ın Elçisi Mecûsîleri, ileri sürdükleri şeyin benzerini ileri sürmeyen kendi kavminden olan müşrik Arapların sahip olamadığı meşru bir statüye sahip kılmıştır.
Biliniz ki savaşa çıkmayıp geride kalmanız (kuûd), sizi ölümsüz kılmayacak ve eceliniz geldiğinde ölüm vaktinizi ertelemeyecektir.
Allah, şöyle buyurmaktadır: "Nerede olursanız olun, ister sağlam kaleler içinde bulunun, yine ölüm sizi bulur." Allah, Peygamber'ine şöyle demektedir: "Senden önce hiçbir insana ebedi yaşama imkânı vermedik. Şimdi sen, ölürsen onlar, ebedî mi kalacaklar? Her nefis, ölümü tadacaktır. Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptela kılıyoruz ve (sonunda) Bize döndürüleceksiniz."
İyilik, sadece onları doğru yola ulaştıracak olan bu Kur'an'da olanı arzu etmektir. Kötülük ise onları bundan meneden bu Kur'an'da olanı inkâr etmektir.
Eserin asıl kaleme alınış gayesi, Hâriciler özellikle İbâdîler tarafından Mürcie'nin fikirlerinin yanlış olduğunun gösterilerek bu fikirlerin çürütülmesidir. Böylece es-Sire, Hasan b. Muhammed'in Kitâbu'l-İrca'sından daha önce kaleme alındığı için, Mürcie hakkında bilgi veren eserler arasında da bilinen ilk eser hâline gelmektedir. Bu durum, onun değerini ve otantikliğini de artıran bir özelliğe sahiptir.
Bu yönüyle es-Sîre, İslam mezhepler tarihinde erken dönemlerde ortaya çıkan Hâricîlik ve Mürcie gibi mezhepler arasındaki anlaşmazlıkları bize ulaştıran ilk metindir. Yine, İslam mezhepleri tarihi literatüründe Sebeiyye, eserdeki ifadeyle Sebbâbe hakkında da bize bilgi veren ilk kaynak durumundadır. Zira eserde, Sebeiyye'nin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer hakkındaki görüşleri ele alınıp değerlendirilmekte ve bu görüşlerin yanlışlığı ortaya konulmaktadır. Dolayısıyla eser, hem Hâricîler hem de Mürcie gibi iki önemli İslam mezhebiyle ilgili bize bilgi veren ilk kaynak eserlerden biridir.