sueda

Emanet sahibi (Allah), bize verdiği emanetlerin en değerlilerini değil, aksine değersizlerini geri aldığına göre, yine de O'nun bize pek çok lütufta bulunmuş olduğunu hiçbir zaman unutmamalı; O'nun bize verdiği değerli emanetlerin (bize kazandırdığı) zinetin sürekliliğinden dolayı büyük sevinç duymalı; bizden geri aldığı nimetmerin kaybı yüzünden de üzüntüye kapılmamalıyız. Nasıl şükretmeyelim ki, Allah nimetlerinin en çoğunu ve en değerlisini, yani başkalarının el uzatamadığı, kimsenin bizimle paylaşamadığı nimetleri (bizde) bırakmıştır. Allah, nimetlerinin önemsiz olan az bir kısmını geri aldıysa da, ruhumuz (nefs) sürekli var olduğu sürece, pek çok nimetini bizde bırakmıştır.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Düşünmemiz gerekir ki, eğer başımıza hiçbir musibet gelmesini istemiyorsak, hiç var olmak istemiyoruz demektir. Çünkü musibetler, bozulma niteliği taşıyan şeylerin bozulmasından ileri gelir. Eğer bozulma (fesâd) olmasaydı varlık (kâin) da olmazdı. Şu halde musibetlerin olmamasını istersek, tabiattaki oluş ve bozulma kanununun ortadan kalkmasını istemiş oluruz. Tabiatta olanın olmamasını istediğimizde ise imkansızı (mümteni') istemiş oluruz. İmkansızı isteyen, muradından mahrum kalır; muradından mahrum kalansa bedbaht olur.
1000Kitap
Üzüntüyü yenmenin başlıca yolları
1- Üzüntü ya bizim yaptığımız ya da başkasının yaptığı bir işten, bir sebepten doğmaktadır. Eğer bu (sebep) bizim yaptığımız bir iş ise o zaman bize üzüntü getiren bu işi yapmamalıyız. Eğer biz, yapmamak elimizde olmasına rağmen kendimize üzüntü veren bir işi yapıyorsak, şu halde kaçınmak elimizde olduğu halde kendimize (üzüntü getiren işi) yine kendimiz yapıyoruz demektir. Biz bunu yaparken ya yapmayı istediğimiz ya istemediğimiz bir şeyi yapmış oluruz. Eğer üzülmeyi istemediğimiz halde yapmayı istemediğimiz bir şeyi yapıyorsak, o zaman istemediğimiz bir şeyi istiyoruz demektir; bu (çelişki) ise akıldan yoksun kalanların özelliğidir ve bu durumda biz de akıldan yoksun kalmışlardan sayılırız. Eğer Bize üzüntü veren sebep bizden başkasının fiili ise bunun bize olan etkisini önlemek elimizde olabilir veya böyle bir imkanımız bulunmayabilir. Eğer onu bertaraf etmek elimizde ise üzüntü sebebinin bizi etkilemesini önlemeli ve böylece üzülmekten de kurtulmalıyız. Şayet üzüntü sebebini ortadan kaldırmak elimizde değilse yine de üzüntünün sebebi vuku bulmadan önce (vuku bulacağından kaygılanarak) üzüntüye kapılmamalıyız.
1000Kitap

sueda

, bir kitap okudu
Puan vermedi·103 syf.·
Beğendi
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 00:00
·
2025 7. kitabı
Ya'kub B. İshak El-Kindi
9/10 · 330 okunma
Kendinizi tanımanız ilkin bir insan olmanın ne demek olduğunu bilmeniz; ikincisi, olduğunuz insan olmanın ne demek olduğunu bilmeniz, üçüncüsü, olduğunuz insan olmanın ve başka biri olmamanın ne demek olduğunu bilmeniz anlamına gelir. Kendinizi bilmeniz ne yapabileceğinizi bilmeniz anlamına gelir; kimse ne yapabileceğini denemeden bilemediği için de, insanın ne yapabileceği konusundaki tek ipucu ne yaptığıdır. Öyleyse, tarihin değeri bize insanlığın ne yaptığını, böylece insanın ne olduğunu öğretmesidir.
1000Kitap