sueda

Birkaç günlüğüne bu dünyaya geldiği halde, sanki sonsuza dek bu dünyada kalacakmış gibi gelirini ve giderini hesap eden; kendisine cennetin yanında cehennemin de vadedilmiş olmasına rağmen, öbür dünyanın gelirini ve giderini hesaplama zahmetine hiçbir zaman katlanmayan insana yazıklar olsun! Dünyadaki yoksulluğun gelip geçici olduğunu, ahiretteki yolsulluğun ise bir sonunun bulunmadığını bilmesine rağmen, böyle bir hesabın başına oturan insanın vay haline! Dünya sarayındaki yoksulluğun telafi edilebileceğini, ancak ahiret sarayının yoksulluğunu telafi etmenin mümkün olmadığını hiç aklına getirmeyen insanın durumu ne kötüdür.
Sayfa 157·Kitabı okudu
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Peygamberimiz'e (aleyhisselam) "Ey Allah'ın Elçisi! Bize hazzı ortadan kaldıran şeyi aklınıza getirin diye buyurmaktasın. Pekâlâ, nedir o şey?" diye sorulduğunda, o şöyle buyurmuştur: «O, ölümdür. Eğer Bir kul ferahlık ve zenginlik sırasında ölümü hatırlarsa, dünya onun için ağırlık yapar. Eğer darlık ve zorluk zamanında ölümü hatırlarlarsa, dünya onların nazarında ferahlar, zenginlik ve bolluk kazanır.»
Sayfa 153·Kitabı okudu
1000Kitap
"Allah'a giden yollar insanların nefisleri sayısıncadır." Bazıları bu sözün Arapçasında geçen "enfâs” sözcüğünün "nefes” sözcüğünün çoğulu olarak kabul etmişlerdir, ki bu durumda daha ilginç olan şu anlamı ortaya koyar: Zamanın her anında Allah'a giden bir yol bulmak mümkündür ve bu yol zamanın bir başka anında bulunamaz; çünkü bulunan her yol sadece zamanın o anına aittir. Bu yüzden zamanın kazası, yani telafisi yoktur.
Sayfa 152·Kitabı okudu
1000Kitap
Ey vefa ve ihsan sahibi Allah'ım! Cefa içinde yitip giden ömrüme sen acı. Allah öyle bir ömür verdi ki, onun bir gününün bile kıymetini O'ndan başka kimse bilemez. Ben ömrümü günden güne harcayıp bitirdim. Bahşedilen nefeslerin hepsini tiz ve bas seslerle tükettim. Ağlayıp inlemeler içinde bunca yıllık günahımı saymaktayım şimdi ben. /Mevlânâ
1000Kitap
Ben suçları bağışlayan Allah için kapıda davul çalıyorum, benim de ümidim O'nda. O senin nefsinin malından pis bir dağarcığı alır, karşılığında sana kendi nûru ile nûrlanmış bir gönül aydınlığı verir. Gerçekten de gelip geçici olan bu bedeni alır ve karşılığında bize hayalimizin ve vehmimizin idrak edemeyeceği bir sultanlık bahşeder. Birkaç damla gözyaşı alır ve karşılığında şekerlerin, balların bile haset ettiği kevseri bağışlar. Sevdalarla, ızdıraplarla dolu olan ahları alır da karşılığında her aha yüzlerce fayda ve hazine bahşeder. /Mesnevî
Sayfa 149·Kitabı okudu
1000Kitap