Tasavvuf Kültüründe "Ricalullah" (Gayb Erenleri)
İslam tasavvufunda (sufizm), kâinatın manevi bir hiyerarşiyle yönetildiğine ve dünyadaki nizamın, huzurun bu gizli veliler sayesinde korunduğuna inanılır. Bu hiyerarşinin en tepesindeki kişiye Kutub (veya Kutbu'l-Aktab / Kutup Yıldızı) denir.
Kutub (Aktab): Manevi alemin başkanıdır. Dünyanın ekseni gibidir; her dönemde sadece bir tane ana kutup bulunur. Dünyadaki manevi enerjinin ve ilahi rahmetin dağıtım merkezi olarak kabul edilir.
Üçler, Yediler, Kırklar, Üç Yüzler: Kutba bağlı olarak çalışan, halkın arasında gizlenen, kimliklerini kimsenin bilmediği manevi görevlilerdir.
Kırklar (Ebdal/Budala): Bir yer mekan değiştirdiğinde veya vefat ettiğinde yerine hemen bir başkasının atandığı, dünyanın dengesini korumakla görevli olduğuna inanılan gruptur.
Hızır (a.s.): Bu görünmeyen hiyerarşinin ve darda kalanların imdadına yetişen "görünmez kutupların" en bilinen sembolüdür.
1. Kutub Çok İbadet Ederse Ne Olur?
Sıradan bir insan için çok ibadet etmek sevap kazanmak, cennete yakınlaşmak veya manevi derecesini artırmak içindir. Ancak Kutub zaten manevi hiyerarşinin en üst basamağındadır (zirvededir). Onun ibadeti kendi şahsi yükselişi için değil, kâinatın dengesi ve insanlığın selameti içindir.
Evrensel Rahmetin Vesilesi Olur: Tasavvuf inancına göre Kutub, ilahi feyzin ve rahmetin yeryüzüne dağıldığı "merkez akstır". Onun yaptığı fazladan ibadetler, dualar ve zikirler; yeryüzündeki belaların defedilmesine, berekete ve insanların kalplerinin yumuşamasına vesile olur.
"Kulluk" Bilincinin Zirvesidir: Kutub, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) manevi varisidir. Peygamber Efendimiz’in ayakları şişene kadar ibadet edip, "Şükreden bir kul olmayayım mı?" demesi gibi, Kutub da ibadeti bir ödül beklentisiyle değil,