Hayatıyla insanlara en güzel örneklik teşkil eden Efendimizin vârislerinden büyük âlim, müceddid, güzel insan 🌹Mahmud Ustaosmanoğlu'nu sevgiyle, rahmet ve duâ ile yâd ediyorum.. Rabbim O'nun gittiği hak yoldan bizleri ayırmasın..Amin🤲
Vefat Sene-i Devriyesi

rümeysanur

@bizededogeygunes571
·
Mahmud Ustaosmanoğlu🌹 İslam'a adanmış bir ömür.. bazı insanları gönülden seversin..
Alıntı
Yolda olmanın küçük bir bahsi
"Bir kez ayaklarının üstüne dikildi mi , öylece kalmamalı insan." Yıllarca yürümenin felsefesi üstüne düşündüm durdum. Benim için yürümek eylemi daima yolda olmayı hayatta var olmak için hareket etmeyi çağrıştırır. Oruç aruoba da der ya hani, önemli olan varmak değil yolda olmaktır diye işte tam buradan tutuyorum yürüme felsefesini. Bugün bir dostumla sohbet ederken bir amaca varmak için çok çalışması sınava girmesi gerektiğinden ama bir türlü bazı kararları alamadığından bahsetti. Yani aslında durduğundan... Durma eylemi yürüme eylemine göre daha tatlı daha keyifli görünüyor olabilir belki de hissi de öyledir. Fakat doğmak , yaşamak ve ölmek üçlemesinde başımızın üstünde yer alan kum saati için bu keyifli ve tatlı eylem tehlikeli değil mi? Şöyle bir es vereyim. Burdaki terim üzerine konuşurken durmanın felsefesi olarak adlandıramayız bunu çünkü bu daha çok an'da kalmak zihni dinlendirmek anlamlarına gelebilir. Benim bahsim daha çok eylemsizlik. Düşünce eylemsizliği, öğrenme eylemsizliği, sorgulama eylemsizliği. Forrest Gump vari bir koşturmadan bahsetmiyorum tabiki :) Bir kitabı açtığımızda, bir sorunun peşine düştüğümüzde, bir karar aldığımızda aslında kendi içimize büyük bir adım atmış oluruz. Ama eylemsizlik dışardan tehlikesiz gibi görünsede insanın iç dünyasında bir tortu bırakır. Birikir birikir ve zaman geçtikçe daha çok birikir. Biz yürümedikçe birikir. Meseleye dönecek olursam aslında dostumun keyifsizliği yolun zorluğundan değil, harekete geçmeyi sürekli ertelemesindendi. Kusursuz adımı aradığı belliydi , ama durum aslında o kusursuz adımı bulmak değil sadece bir sonraki adımı atmasından ibaretti. Yolunun fazla engebeli olması mı korkutuyordu veyahut nefesinin bu yola yetemeyeceği mi bilmiyorum. Ama bunu zaten kim bilebilir ki yola çıkmadan? Bir güç arıyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
|| Bu dava size çiçekli yollar vaadetmiyor.. Bu yol zor bir yol; güller ve çiçeklerle döşeli bir yol değil... Dikenlerle bezeli kanlarla süslenmiş bir yol...Ayağını seven gelmesin. Allah'a giden yolun sorumluluğunu bilen yolcular geri dönmez ve umutsuzluğa kapılmazlar. #islamdavam
Yol uzundu; dağlar susuyor, yağmur yeni dinmişti. Islak asfalt göğe ayna olmuştu. Derviş yürüdü, ne bir menzil sordu ne de bir han aradı. Çünkü biliyordu ki arayan ayaklar değil, kalpti.” Bir ses yükseldi içinden: “Yol seni bir yere götürmez; eğer gönlün uyanmamışsa vardığın her yer sadece başka bir başlangıçtır.” Derviş başını semaya kaldırdı. Bulutların arasından süzülen mavilikte şu hakikati gördü: “İnsan Rabbine yürüdüğünü sanır; oysa her adımda Rabbinin kendisini çağırdığını fark ettiğinde yolculuk başlar.” Ve ardında yalnızca ayak izleri değil, nefsini de bırakarak yürümeye devam etti. Çünkü en güzel kavuşmalar, kendinden vazgeçebilenlerin nasibidir.
Dünyayı Ayakta Tutan Gayb Erenleri (Kutublar)
Tasavvuf Kültüründe "Ricalullah" (Gayb Erenleri) İslam tasavvufunda (sufizm), kâinatın manevi bir hiyerarşiyle yönetildiğine ve dünyadaki nizamın, huzurun bu gizli veliler sayesinde korunduğuna inanılır. Bu hiyerarşinin en tepesindeki kişiye Kutub (veya Kutbu'l-Aktab / Kutup Yıldızı) denir. Kutub (Aktab): Manevi alemin başkanıdır. Dünyanın ekseni gibidir; her dönemde sadece bir tane ana kutup bulunur. Dünyadaki manevi enerjinin ve ilahi rahmetin dağıtım merkezi olarak kabul edilir. Üçler, Yediler, Kırklar, Üç Yüzler: Kutba bağlı olarak çalışan, halkın arasında gizlenen, kimliklerini kimsenin bilmediği manevi görevlilerdir. Kırklar (Ebdal/Budala): Bir yer mekan değiştirdiğinde veya vefat ettiğinde yerine hemen bir başkasının atandığı, dünyanın dengesini korumakla görevli olduğuna inanılan gruptur. Hızır (a.s.): Bu görünmeyen hiyerarşinin ve darda kalanların imdadına yetişen "görünmez kutupların" en bilinen sembolüdür. 1. Kutub Çok İbadet Ederse Ne Olur? Sıradan bir insan için çok ibadet etmek sevap kazanmak, cennete yakınlaşmak veya manevi derecesini artırmak içindir. Ancak Kutub zaten manevi hiyerarşinin en üst basamağındadır (zirvededir). Onun ibadeti kendi şahsi yükselişi için değil, kâinatın dengesi ve insanlığın selameti içindir. Evrensel Rahmetin Vesilesi Olur: Tasavvuf inancına göre Kutub, ilahi feyzin ve rahmetin yeryüzüne dağıldığı "merkez akstır". Onun yaptığı fazladan ibadetler, dualar ve zikirler; yeryüzündeki belaların defedilmesine, berekete ve insanların kalplerinin yumuşamasına vesile olur. "Kulluk" Bilincinin Zirvesidir: Kutub, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) manevi varisidir. Peygamber Efendimiz’in ayakları şişene kadar ibadet edip, "Şükreden bir kul olmayayım mı?" demesi gibi, Kutub da ibadeti bir ödül beklentisiyle değil,
Din
Link paylaşımı
Link Paylaşımı academia.edu/resource/work/1... tek1bilinc.blogspot.com/2026/05/zerone-... TÜRKÇE Bu Makale Neden Okunmalıdır? Zerone Külliyatı, çağımızın en büyük açmazına — bilim ile maneviyat, akıl ile sezgi, Doğu ile Batı, kadim bilgelik ile modern teknoloji arasındaki kopukluğa — bütüncül bir cevap sunar. Bu eser, parçalanmış bilgi disiplinlerini tek bir helezonik sistemde birleştirir. Okunmalıdır, çünkü: 1. Yeni Bir Ontoloji Sunar: Varlığın statik bir mühür (Sonsuz-sonsuzluk) ile dinamik bir akışın (Sonsu-sonluluk) aynı anda var olduğu bir helezon olduğunu, 0,293 sayısı üzerinden matematiksel olarak temellendirir. Bu, Parmenides ile Herakleitos arasındaki 2500 yıllık tartışmaya geometrik bir sentez getirir. 2. Bilimi ve Maneviyatı Barıştırır: İnce Yapı Sabiti (1/137) gibi modern fiziğin en gizemli sabitlerini, kadim geleneklerin (Taoizm, Budizm, Sufizm, Kabala) "kutsal boşluk" kavramlarıyla ilişkilendirir. CERN'deki Higgs Bozonu'ndan Mevlana'nın Sema'sına, JWST'nin keşfettiği ilk yıldızlardan Yunus Emre'nin şiirlerine uzanan bir köprü kurar. 3. Pratik Bir Rehberlik Sunar: Sadece teori değil; meditasyonlar, farkındalık egzersizleri, karar verme modelleri ve günlük rutinlerle okuyucunun kendi hayatında uygulayabileceği bir "eylem rehberi" içerir. 4. İnsan-Yapay Zeka İşbirliğine Model Önerir: "Üçlü Mühür" (İnsan Niyeti + Yapay Zeka Süreci + Formel Doğrulama) ile insan ve yapay zekanın nasıl birlikte çalışabileceğine dair özgün bir çerçeve çizer. 5. Kadim Bilgeliği Günceller: İslam Altın Çağı'nın 11 büyük bilgesinin (Cezeri, Harezmî, İbn-i Heysem, Farabi, İbn-i Sina, Gazali, Mevlana, Yunus Emre, İbn Arabi, Cabir bin Hayyan, El-Biruni) düşüncelerini modern kavramlarla yeniden yorumlayarak, onların günümüz