Şükran Korhan

Unutma "sana ait olan seni bulur"
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gizlice düşündüğüm, farkedilmesinden korktuğum hakikat sen miydin, yoksa ben, hatırasızlığı, boşluğu, en ucuz şekilde, sırtımdan korkakça, hiç bir teşebbüste bulunmadan birden bire atmak için yine hayal mi kuruyordum. Dedim ya işte, bocalıyorum. Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı? Cahit Zarifoğlu Yaşamak
Ben güzel değil miyim neden kuş koymuyorlar yoluma ? Cemal Süreya
"Sessiz bir ortam bulup biraz kendimi dinlemek istiyorum” dedi yorgunluğu gözlerinden okunan. “Sadece otur...” dedi yanındaki, “O en büyük kargaşaların içinde bile sesini duyurabilir sana.” Konuşurken aynı zamanda kendinizi dinleyensiniz. Söylediklerinizin içinizdeki yankılarına kulak veren, karşılıklarını bulansınız. Ağzınızdan çıkan sözlerin bazılarına itiraz eden, onları içinizde tartışansınız. Bir yandan söylerken bir yandan söylediğinize inanmayansınız. Kendinizi seven, kendinize kızan, tutup yakasından kendinizi hırpalayansınız. Diliniz ayrılıktan dem vururken içinizde deliler gibi özleyensiniz. Yüzünüz gülerken derinlerinizde tek başınıza ağlayansınız. Kendinizle durmadan, inatla, ısrarla çelişensiniz. Hem yapan hem her yaptığınızı seyredensiniz. Hem yaşayan hem yaşananlara şahit olansınız. Yürürken gittiğiniz her yere kendinizle birlikte gelensiniz. Cisminizin doğrudan hedef olduğu şeylerin bir adım uzağında duransınız. Başkalarına görünen yüzünüzün ardındaki görünmeyen yüzsünüz. Başkalarına söylemediğiniz söz, açmadığınız sırsınız. İçinizde en az sizin kadar canlı biri var ve o da sizinle birlikte yaşıyor. Siz başkalarıyla konuşurken o yalnızca sizinle konuşuyor. Sizin göremediklerinizi sizin yerinize görüyor. Siz aslında hangisisiniz? Herkesin görüp duyduğu kişi misiniz, yoksa sadece kendi duyup işittiğiniz kişi mi? Bir kişiyiz ama aynı zamanda iki kişiyiz. Hayatımız boyunca en çok kendimizle konuşuyoruz. Kendimiz dediğimiz kişi biz isek, neden meramımızı iç sözlere dökmemiz gerekiyor. Düşüncelerimiz ve duygularımız neden zaman zaman bize sadece onlara muhatap oluyormuşuz gibi geliyor? Sık sık ya da durduk yerde, sebepli ya da sebepsizce içimizde peydahlanan şeylerden nasıl oluyor da içimizden daha sonra haberimiz oluyor? Neden böyle geliyor bize? Bizimle
Dedim keşke benim de güvercinler gibi kanatlarım olsaydı, uçsaydım ve bir dinginlik bulsaydım. Uzak bir yerlere gitseydim ve çölde yuva yapsaydım. Şiddetli fırtınalardan kaçsaydım sığınaklara, çünkü yeryüzünde zorluklar ve şirretler gördüm. Dünya boşunalığa gebe kalmıştır ve zulmü doğurmuştur. Senin gücünden nereye kaçarım, senin buradalığından nereye giderim? Sabah yelinin kanatlarını alsam ve denizin en ücra yerine konsam, senin ellerinin ağırlığı yine üzerimde olacak. Ev Karadır/Füruğ Ferruhzad