Görünmeyen Üniversite
10/10
·160 syf.··
2026 25. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:22
"Görünmeyen üniversite" kitabı salt bir kitap olmayıp hacimce küçük içerdiği anlam ve derinlik itibariyle ciltlerce kitabın anlatamadığı mevzuları az ve öz ve kısa anlatımıyla sıkmadan yormadan anlatıyor. 1960'larda Anadoludaki her kesimden insanı kendine hayran bırakan Hocaların Hocası Mehmet Zahid kotku Hazretlerinin tasavvuf ahlakını üslubunu ve hizmetlerini anlatıyor. Yazar, mürşidi ile tanışmasıni da ele alıp sonraki süreçte tasavvufta yaşadığı bazı durumları kısa vecih sözlerle bize aktarıyor. Bütün bunları anlatırken günümüz insanının "Modern Dünya" içindeki teknik gelişmelerle beraber nasıl kaybolduğunu, eşyaya nasıl esir düştüğünü dile getiriyor. İnsanın modern dünyanın esiri olmaktan ancak peygamberin izinden giderek kurtulabilecegini ifade ederken bizi peygambere götürecek Görünmeyen üniversitelere ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Görünmeyen üniversiteler insanı çağın aglarindan bağlarından kurtarıp güzel ahlak sahibi olmaya davet eder. Adeta insanın elinden tutarlar. O gizli bir el,manevi bir eldir. Onu çoğu kez göremezsiniz ancak gönlünüzde kalbinizde hissedersiniz.onlar kalbinize dokunur,kalbiniz üzerinde iz bırakır. Onlarsız yola çıkılmaz, çıkılamaz. Onlar her çağda olduğu gibi bu çağın da iz sürücüleridir.Yoldan çıkmış,Yolunu kaybetmiş maddi ve manevi hastalıklara duçar olmuş bu çağın insanına Görünmeyen üniversiteler birer sığınak, durak, hatta hayatın merkezi olmuşlardır.Onlar yeryüzünün kandillerdir. Birer pusuladir. Yazar, bütün bunların farkında olup o büyük zatları bize tanıtmak istemiştir. En büyük zenginlik insanın kalbinin sükunet içinde olması çağın kirinden arinmasidir. İşte onlar sizi çağın ağından, kirinden kurtarıp sizi kendinize getirirler, nefes almanızı sağlarlar. Size nefes olurlar. Modern çağda nefessiz kalan maddi ve manevi hastalıklara
Görünmeyen ÜniversiteErsin Nazif Gürdoğan · İz Yayıncılık · 201990 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 117. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 08:57
Bir tiyatro sahnesi her zaman yaşamın kendisidir. Hayatın içinde insanın aldığı nefesin anatomisini yansıtır. Bir gün sakin yaşam süren kasabasının tam ortasına bir heykel vurur dalgaların arasından, tüm hikaye de bundan sonra başlar. Sükunet içinde sürdürülebilir bir yaşamın aksiyon dolu zamanları kasaba sakinleri arasındaki o görünmez bağı da sorgulatır. Tüm bu olaylar içinde absürt bir olay daha vuku bulur. Polis bir ölüm vakası araştırır. Aslında ölen insanlığın insanla olan ilişkisidir....
1000Kitap
Sen Ben Lenin: Bir Hikaye, İki Senaryo, Bir FilmBarış Bıçakçı · İthaki Yayınları · 202240 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·144 syf.··
2026 19. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 13:30
Sizlere kalbime dokunan, ruhuma iyi gelen bir kitaptan bahsetmek istiyorum: “Belki Derdimize Çare Bir Çiçek”. Adı bile insana bir umut fısıldamıyor mu? Sanki modern hayatın gürültüsünde kaybolmuş ruhlarımıza bir nefes, bir sükunet vaat ediyor gibi. Bu kitap, öyle romanlar gibi sürükleyici bir olay örgüsü sunmuyor bize. Aksine, sizi durduran, düşündüren, iç dünyanıza bir yolculuğa çıkaran bir eser. Üç değerli ismin, Sadettin Ökten, Kemal Sayar ve Mehmet Dinç’in gönül sohbetlerinden damıtılmış, yazıya dökülmüş hali aslında. Her biri kendi alanında birer duayen olan bu kıymetli hocalarımız, hayatın koşturmacasında unuttuğumuz değerleri, yalnızlaşan insanı, hakikat algısının nasıl çarpıtıldığını ve gerçek tesellinin ne olduğunu o kadar samimi bir dille anlatıyorlar ki, okurken sanki onların dizinin dibinde oturmuş, muhabbetlerine ortak oluyorsunuz. Kitabın sayfalarında ilerlerken, modern insanın içindeki firavunluk, yani nefisle mücadeleden bahsedildiğini görüyoruz. Ne ile meşgul olduğumuzun, aslında kim olduğumuzu belirlediği vurgulanıyor. Dışımızı süslerken içimizi ihmal ettiğimiz, daha çok koşarken daha az huzurlu olduğumuz gerçeği yüzümüze çarpıyor. Ama bu çarpış, acıtmaktan ziyade, bir uyanışa vesile oluyor. Yarayı kaşımıyor, aksine iyileşmesi için bir ışık tutuyor. “Belki Derdimize Çare Bir Çiçek”, bize küçük şeylerden mutlu olabilmeyi, sıradanın içinde saklı olan sıra dışını fark edebilmeyi, en zor imtihanlarda bile dimdik kalabilmeyi hatırlatıyor. Bir çiçeğin naifliğinde, bir tebessümün sıcaklığında, sessiz bir varlığın derinliğinde gizli olan hikmetleri görmeyi öğütlüyor. İnsanın kendi hikayesini yazması gerektiğini, cüzi iradesiyle yaptığı seçimlerin hayatını şekillendirdiğini nazikçe anlatıyor. Özellikle günümüz dünyasında mesuliyet ahlakının zayıfladığına,
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025973 okunma
8/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2024 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2024 16:05
Ölüm dıştaki herşeyinizi alır ve içsel olarak kendinizi geliştiremediğiniz taktirde doğal olarak hiçbir şeyi ölümden koruyamayacağınız ve sahip olduğunuz her şeyi yitireceğinize dair korku duyarsınız. Ancak içsel benliğinizi geliştirip, dış etkenlerden bağımsız olarak huzur, mutluluk, sükunet ve neşeye kavuşabilmişseniz, benliğinizin ait olduğu bahçeye varıp, saf bilincinizin açan çiçeklerini görebilmişseniz, ölüm korkusu diye bir konu sizin için söz konusu bile olamaz. Yaşayabildiğiniz kadar yoğun ve dolu dolu yaşayın ki, yaşamın tadı, ölümün neden korkulacak bir şey olmadığına dair bir ipucu sunsun size. Yaşamınızı tanıdığınız taktirde, onun ışığında ölüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız. Kişinin ancak dolu dolu yaşayarak tanıyacağı bu yaşam sonsuzdur. Siz yaşadıkça, bu sonsuzluk duygusu da eş zamanlı olarak ortaya çıkacaktır. Ne kadar yoğun yaşarsanız bu duyguyu da o kadar derinden hissedecek, ölümün olmadığını da o kadar hızlı kavrayacaksınız.
Ölmeden Önce ÖlünüzOsho · Okyanus Yayıncılık · 20111,027 okunma
9/10
·595 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 15:45
●Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler sözünün sahibi oldugu düşünülen Marie Anteinotte aslinda kimdir? Küçücük yaşta evlendirilmesi ile başlayan hayat mücadelesi... ●Kitap bitti üzerine bir kisa kisa kesitler izledim ... youtube.com/shorts/gk0RZED5... youtube.com/shorts/2uu7LASh... ●Yapay zeka ile yapılmış bu videolar kitap hakkında spoi içerebilir. Kitabi yakın zamanda okumam diyenlerin izlemesini tavsiye ederim öte yandan tarihe damgasını vuran Marie i yi merak edenler varsa kisa ama yeterli bilgiler içeriyor videolar. ■Sükunet, yaratıcı bir unsurdur. İnsanın içindeki güç­leri toplar, temizler, düzenler, delifişek hareketliliğin da­ğıttığı ne varsa tekrar birleştirir. Nasıl ki çalkalanmış bir şişe, sonra yere konulunca, içinde ağır olan hafif olandan ayrılırsa, karışık bir yaradılışta da suskunluk ve düşünüp taşınma karakteri daha bir belirgin olarak ortaya çıkarır. □●□
Marie AntoinetteStefan Zweig · Can Yayınları · 20171,211 okunma
''Krizin Fenomenolojisi ve Tinsel Parçalanma"
10/10
·137 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
76 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 23:26
Krizin Fenomenolojisi ve Tinsel Parçalanma: Estetiğin Huzursuzluğu Üzerine Radikal Bir Yapısöküm ve Epistemik Soruşturma Birinci Bölüm: Giriş, Konfor Alanının Tasfiyesi ve Tekinsizliğin Epistemolojik Kökenleri Sanat felsefesi, çağdaş estetik teorileri, ontoloji ve Batı düşünce tarihinin o labirentimsi koridorları içinde, okurunu tanıdık olanın güvenli limanlarından koparıp, varoluşsal bir tekinsizliğin tam ortasına fırlatan metinlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır. Estetiğin Huzursuzluğu, işte bu tavizsiz, uzlaşmasız ve radikal kopuşun, insan zihnini en ücra kılcal damarlarına kadar hırpalayan ve yerleşik algı kalıplarını un ufak eden o muazzam entelektüel dehasının en somut, en cüretkar felsefi vesikasıdır. Bu eseri okuma deneyimi, düz çizgisel bir metni konforlu bir rasyonalizmin rehberliğinde arkaya yaslanarak takip etmekten bütünüyle uzaktır; aksine kavramların, estetik paradigmaların, dilsel bariyerlerin ve felsefi kırılmaların geometrik olarak sürekli genişleyen, genişledikçe de okuru içine çeken o girdapsı sarmalında bir zihinsel irade savaşı vermektir. Kitabın okur üzerinde kurduğu o aşılması güç direnç, insanı kelime kıtlığıyla ve zihinsel bir felç haliyle baş başa bırakan o zorlayıcı entelektüel yapı, yazarın üslubundaki bir sakatlıktan ya da dilsel bir kurgu beceriksizliğinden kaynaklanmaz. Tam aksine bu muazzam zorluk, sanatın ve estetiğin kendi ontolojik doğasında barındırdığı o köksüz, tekinsiz, tekinsiz olduğu kadar da ele geçirilemez, formüle edilemez olan o ezeli "huzursuzluğu" metnin doğrudan gramerine, söz dizimine ve kavramsal omurgasına bir zehir gibi enjekte etmesinden ileri gelir. Metnin derinliklerine doğru sızmaya başladığımızda, karşımıza çıkan ilk büyük felsefi barikat, güzelin, estetik nesnenin ve sanatsal yaratımın salt
Felsefe
Estetiğin HuzursuzluğuJacques Ranciere · İletişim Yayınları · 201421 okunma