Ey gece Engin karanlıktan bir gece. Kocamış bir incir ağacının dalı üstünde Bir kurbağa vıraklar dur durak bilmeden, Duyurur gelen fırtınayı, tufanı, ve ben korku içinde boğulurum. Ey gece Ve geceyle görür dünya mezardaki bir ceset gibi; Ve korku içinde derim kendi kendime: “Ne olur tufan yağmurları kaplarsa her yanı? Ne olur dinmezse yağmur yeryüzünden çekilinceye dek sular küçük bir kayık gibi?” Bu gecenin korkunç karanlığı içinde Kim diyebilir hangi nitelik bizi kavuşturacak gün doğumuna? Gün ışığı kurtaracak mı yitip giden fırtınanın dehşet saçan yüzünden? (Nima YUSİÇ)
Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh, atılan oklarla delik deşik; İşte, doğduğun eski evdesin birden Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven, Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar... Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir; İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar bir gün bir camı açtığını, Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu, Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı... Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir. Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla Halay çeken kızlar misali kolkola. Ya sizler! ey geçmiş zaman etekleri, İhtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden Ayışığı gibi sürüklenip giden; Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kuru dallar, çatılar, yollar üstü bembeyaz karlar vardı. Sonra pembeli beyazlı çiçeğe büründü badem, kayısı, elma ağaçları.. O gelinlik giymiş gibi ağaçlardan da eser kalmadı.. Bahar hangi ara aramızdan sıyrıldı gitti. Neyse ki çağıldayıp akan sular var ve gök halen mavi, buğday sarısı zamanlara geçeken.. Zirvelerde karlar erirken içimizden geçe geçe nasıl eriyormuş ömür sermayesi..
Gittiğim her yerde sen de benimle olacaksın Sen bunu hiç bilmesen de içimde yaşayacaksın Sevgini aldın ve gittin ya, nerede saklayacaksın? Aklıma her geldiğinde bir çiçek gibi kokacaksın Beyaz ve güzel, bi' çiçek de üzer Dikenin batar elime, acın da güzel Bi' filiz olur içimde, benimle gezer Kalbimin acısı İçerimden akar dışıma Ve yazar ellerim acını Gözümle sular büyütürüm adını Ve çiçekler açar kalbimin acısı
Müzik
Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek Oradan, Oradan düşmek ölmek istiyorum Cevf-i ye's âşinâ-yı hüsrâna... Titrek Parıltılarla yanan mesâ-yı mezbaha-renk Dağılırken suhûr-ı üryâna, Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek Oradan, Oradan düşmek ölmek istiyorum Cevf-i ye's âşinâ-yı hüsrâna... Kanlı bir gömlek Gibi hârâ-yı şemsi arkamdan Alıp sürükleyerek, O dem ki refref-i hestîye samt olur ka'im Ve bir günün dem-i âlâyiş-i zevâlinde Sürüklenir sular âfâka şu'le hâlinde O dem ki kollar açar cism-i nâ-ümide adem Bir derin sesle "haydi" der uçurum, O dem, Firâz-ı zirve-i Sînâ-yı kahra yükselerek Oradan, Savt-ı ümmîd-i kalbi dinlemeden Cevf-i hüsrâna düşmek istiyorum. Ahmet Haşim
`mappa mundi` & fantastik ortaçağ dünya haritaları (`hereford` + bu harita) bu harita ( görseldeki dairesel, rengarenk, ejderhalı olan) klasik ortaçağ mappa mundi tarzının modern/fantastik bir yorumu. gerçek coğrafya haritası değil; dini, ahlaki ve eğitici bir sanat eseri. tıpkı 1300'lerde yapılmış `hereford mappa mundi` gibi. `hereford mappa mundi nedir?` • dünyanın en büyük ve en iyi korunmuş ortaçağ dünya haritası (yaklaşık 1.58x1.33 metre, dana derisi üzerine). 13 yüzyıl sonu, ingiltere, hereford katedrali'nde sergileniyor. • t-o stili: dünya yuvarlak disk, içindeki t şeklinde sular (akdeniz + nil + don) dünyayı 3 kıtaya böler: asya (üstte/en büyük), avrupa ve afrika. • doğu yukarıda (çünkü cennet orada), kudüs tam merkezde. • amaç coğrafya öğretmek değil; hristiyan kozmolojisini, yaratılışı, düşüşü ve kurtuluşu anlatmak. hacılar için manevi harita gibi. haritadaki temel semboller ve anlamları 1 merkezdeki büyük şehir (australis jervsalem civarı)klasik kudüs. dünyanın göbeği, isa'nın çarmıha gerildiği yer. haritada surlu, mavi kubbeli muhteşem bir kale-şehir olarak çizilmiş. 2 eden (üstte/kuzeyde) cennet bahçesi. duvarlarla çevrili, adem-havva'nın yasak meyveyi yediği yer. insanlığa kapatılmış kutsal alan. haritada büyük harflerle yazıyor. 3 griffin (üstteki kanatlı aslan-kartal) en güçlü sembollerden. aslan (yeryüzü kralı, insani doğa) + kartal (göklerin kralı, ilahi doğa).?hristiyan alegoride isa mesih'in iki doğasını temsil eder (hem tanrı hem insan).?ayrıca koruma, cesaret, asalet ve altın bekçiliği sembolü. bestiary'lerde vahşi ama soylu bir yaratık olarak geçer. haritada eden'e yakın konumlandırılması tesadüf değil; kutsal düzeni koruyor. 4 ejderha (ferfisa civarı büyük yeşil ejder) denizlerin kaosu, bilinmeyenin tehlikesi, şeytan veya