“ Kitapların türkülerin ,filmlerin başka dünyalara yağdırdığı yağmurlar bir iyilik, bir arınma gibi oralarda yaşayan herkesi köpük köpük çoğalacaktır. Başkainsanların baktığı pencereler güleç başka güneşlerin vurdugu sular derin ve mavi olacaktır.”
Kırmızıkedi
Alıntı
Sular Gibi
Sesin bir fesleğen olup kokardı Ben bu yüzden hep türküler yakardım Yakın gelip uzak uzak dururdun Keder dolu ömür geçti bilmedin Seni baharlara yazlara sordum Seni yolculara yollara sordum Kimse bilmez kimse bilmez bu aşkı Keder dolu ömür geçti bilmedin Bir yel esse selamın var sanırım Turnalar göç eder bakakalırım Hasret türkülerle büyür durmadan Keder dolu ömür geçti bilmedin
Sayfa 51 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eski sular aktı, gitti. Bir ilkyaz günü çıplak ayaklarla balkonu yıkamışım gibi bir şey oldu. Büyüdüm, büyüdüm, büyüdüm, yerin altından üstüne çıktım.
Sayfa 115 - Son cümle...·Kitabı okudu
Sular Gibi
Sesin bir fesleğen olup kokardı Ben bu yüzden hep türküler yakardım Yakın gelip uzak uzak dururdun Keder dolu ömür geçti bilmedin Seni baharlara yazlara sordum Seni yolculara yollara sordum Kimse bilmez kimse bilmez bu aşkı Keder dolu ömür geçti bilmedin Bir yel esse selamın var sanırım Turnalar göç eder bakakalırım Hasret türkülerle büyür durmadan Keder dolu ömür geçti bilmedin
Alıntı
Her lâhza ölümü körüklemekte Bazen rüzgâr gibi hızlı Bazen sular gibi nazlı..
Zaten tabiatın vahşisini, heybetlisini ne diye severler bilinmez. Vahşilikten, heybetten ne çıkar? Mesela deniz. Tanrı eksik etmesin ama bizden uzak olsun daha iyi! İnsana hüzün vermekten başka şeye yaramaz. Baktıkça ağlayacağınız gelir. Bu uçsuz bucaksız su kitlesi önünde ruh ezilip büzülür; hiç değişmeden, alabildiğine uzayıp giden bu güzel manzarada yorulan göz, dinlenecek bir yer bulamaz. Dalgaların azgın atılışları, vahşi gürleyişleri insanın zayıf kulaklarını incitir; dünyanın ilk gününden başladıkları esrarlı, hüzünlü şarkılarını tekrarlayıp dururlar; hep aynı inilti, hep aynı şikâyetler; işkence edilen bir ejderin şikâyetleri; bir de bunlara katılan keskin, uğursuz, kimin olduğu bilinmeyen bağrışmalar. Etrafta kuş cıvıltılarından eser yoktur; yalnızca sessiz martılar, birer mahkûm gibi kâh kıyıda, kâh sular üstünde dertli dertli uçuşurlar.
Sayfa 119·Kitabı okuyor
Alıntı