Puan vermedi·214 syf.··
2026 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:14
Yazardan okuduğum ilk kitap merakım üzerine aldım ve açıkçası sıkılır mıyım acaba okurken diye düşündüm ama gel gör ki sıkılmak ne kelime sular seller bir merakla okudum bitirdim.Ben sevdim ve yazarın kitaplarını araştırıyorum alıp okuyacağım.Zihnimde bugunle yarınla ilgili sorular yaşantılar sürekli aktı durdu.Okumak değil de sanki bir film şeridi gibi sahneler aktı geçti. Meraklısına tavsiye ederim.
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
9/10
·192 syf.··
2026 71. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:58
*Kendi yorumumu kattığım inceleme olacak* Kitabi alıp almakla kararsız kalmıştım, gelgitler yaşıyordum. Çünkü tabiri caizse son metelik vardı üstümde, o yüzden, ikircikle durağan tikel çevresinde sıkışıp kalmıştım. En sonunda ikircik muhakeme devreye soktuğum zaman almaya karar verdim. İyi ki almışım diyorum, şimdi kütüphanem de duruyor, biricik olan Duras külliyatı kütüphanemde yerli yerinde. Sinema denince ben de akan sular durur, onun için aldım zaten. Keşke bitmesin dedim... fotoğraflar, gazete küpürü sayfalar, kalem kalem yazılmış ağdalı dil... okumaktan sahiden keyif aldım. Sanki Duras, benim için yazmış gibi, okuyucuya muştulamış hissetsin diye, karalamış dedim kendi kendime. Ezberimde iyidir Edebiyat benim için dönüm noktası idi. Lise yıllarında peyda oluştu vakit, yazarlara merak saldım. Kâğıta aklımda kalanları yazıyordum, çok keyif alıyordum. Lise bittikten sonra sinema merakı başladı ben de. Heyecanla siyah-beyaz filmere nüksettim. Lilian Gish,John Gilbert, Gösta Ekman, Charles Laughton, Hedy Lamar... daha niceleri, sonsuz. Hâlâ evimde karalarım aklımda kalanları keyif alıyorum sahiden. Hiçbir şeyden yüksünmüyorum, hoşuma gidiyor "bir gülü koklar gibi" hayatıma renk, püri-pak, tahir gibi alevlendiriyorum. Sözgelimi kitaba geri dönersek olağanüstü bir kitap. Ben beğendim, sinema severler için okumaya gerek duyuyorum açıkcası. Bayağı takdir ettim Duras'ı. Kütüphaneme yeni kitaplar koymak dileğiyle.
Yeşil GözlerMarguerite Duras · Metis Yayınları · 200857 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·392 syf.··
2026 77. kitabı
Geçen davanın katilini yakalamasının üzerinden henüz üç ay geçmişken, uğradığı haksızlıklar yüzünden Cinayet Masası’ndan Bromley Proje Ekibi’ne katılan Dedektif Erika Foster için yeni görevi biraz pişmanlık yaratır. Kendisini uyuşturucu çetelerinin peşinde, masa başında ve ait hissetmediği bir yerde bulan Erika, eski bir taş ocağı göletinin dibinde dört milyon sterlinlik uy*şturucu bavulunu aratırken asıl sürprizle karşılaşır. ​Suların altından sadece uy*şturucu değil; paslı zincirlere sarılı, 26 yıldır karanlıkta bekleyen 7 yaşındaki Jessica Collins’in iskeleti çıkar. Yeni birimi geçmişte kalan bu davanın üzerini kapatmaya çalışsa da Erika, ruhundaki o bildik adalet dürtüsüyle çeyrek asırlık bu vahşeti aydınlatmak için hem yeni amirlerine hem de geçmişin katiline karşı tek başına savaş açar. Neyse ki bu savaşta eski ekibinden sadık dostları Moss ve Peterson onun yardımına koşar. Erika'nın yeni görevi ile eski birimini ortak bir çalışma zemininde buluşturan bu lanetli dava, geçmişle bugünün hesaplaşmasını da kaçınılmaz kılar. Ama bu sandığı kadar kolay olmayacaktır. ​Erika’nın, bunca yıl sonra neredeyse tüm delillerin yok olduğu bir cinayetin peşine düşmesi sıradan bir inat değil; onun adalet eyleminin ta kendisi. Ancak o geçmişi deştikçe, o dönemin karanlık sırlarını saklayan duvarlar sarsılıyor ve karşımıza sadece eski bir katil değil, gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek için yeni cinayetler işlemekten çekinmeyen canlı bir canavar çıkıyor. Soruşturma ilerledikçe davanın sadece dışarıdaki düşmanlarla değil, teşkilatın içindeki köstebeklerle, bürokratik engellerle ve iki farklı birim arasındaki sürtüşmelerle de bir savaşa dönüşmesi, kitabın gerilimini tırmandırıyor. ​Erika'yı benim gözümde kurgusal bir figürden çıkarıp kanlı canlı, nefes alan gerçek bir
Derin SularRobert Bryndza · Yabancı Yayıncılık · 2018544 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 4104. kitabı
Alice Feeney yine ters köşeleriyle dolu, okuru son sayfaya kadar diken üstünde tutan bir roman yazmış. Daisy Darker, klasik bir kapalı oda gizemini gotik bir atmosferle birleştirirken, aile sırlarının ne kadar yıkıcı olabileceğini de gözler önüne seriyor. Hikâye, yıllardır birbirinden uzak yaşayan Darker ailesinin, ninenin 80. yaş günü için gelgit adasındaki evlerinde bir araya gelmesiyle başlıyor. Gelgit yükseldiğinde dünyanın geri kalanıyla bağlantılarının kesilmesi zaten başlı başına tedirgin edici bir ortam yaratıyor. Fırtınanın ortasında bir ölüm gerçekleşince gerilim giderek artıyor ve herkes birbirinden şüphelenmeye başlıyor. Kitabın en sevdiğim yanı atmosferi oldu. Deniz Camı adlı ev, yükselen sular, dışarıdaki fırtına ve içeride biriken gerginlik öyle başarılı anlatılmış ki kendimi adada mahsur kalmış gibi hissettim. Her karakterin sakladığı sırların yavaş yavaş ortaya çıkması merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Bir bölüm daha okuyayım derken sayfalar hızla akıp gidiyor. Daisy karakteriyle ilgili ayrıntılar ve aile üyeleri arasındaki kırgınlıklar da hikâyeyi sadece bir cinayet romanı olmaktan çıkarıyor. Aslında kitap, bir ailenin yıllarca görmezden geldiği gerçeklerle yüzleşmesini anlatıyor. "Şeytan aslında görmemiş gibi yapan gözlerdi ve duymamış gibi yapan kulaklardı." cümlesi kitabın ruhunu çok güzel özetliyor. Çünkü burada kötülük yalnızca yapılanlarda değil, sessiz kalınanlarda da gizli. Final kısmına geldiğimde gerçekten şaşırdım. Uzun zamandır bir polisiye beni bu kadar hazırlıksız yakalamamıştı. Geriye dönüp düşündüğümde ipuçlarının aslında gözümün önünde olduğunu fark ettim ama yazar bunları öyle ustaca saklamış ki son ana kadar tabloyu göremedim. Gerilim, gizem ve aile dramını bir arada okumayı sevenler için Daisy Darker kesinlikle tavsiye
Daisy DarkerAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20241,408 okunma
Bir keşif romanına hoş geldiniz
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:29
Kitabı övmeye başlamadan önce yazar Kaan Murat Yanık ı övmek istiyorum. Güncel yazarlarla mesafeli biri olduğum için iyi bir kalemle tanışınca ne yapacağımı bilemiyorum, bütün kitaplarını art arda okuma isteği ile baş başa kalıyorum. Edebiyat mezunu bir yazar, dili üslubu, eski ve yeni kelimelere hakimiyeti beni etkiledi. Eğip bükmeden, süsleyeceğim diye kasmadan harikulade yazmış. Çok memnun olduğum tanıdığıma.. Kitaba da hakkını teslim etmem gerekir, uzun zamandır dünyayı avucumda hissettiğim bir kitap okumamıştım. İhsan Oktay Anar ve Puslu Kıtalar Atlası ını sık sık yad ettim. Ama benzediği için değil özlediğim için. Amerika’nın keşfi, Kristof Kolomb’un denizciliği yer yer zalimliği, Orta çağ Hıristiyanlığının cehenneme açılan kapısı ve tüm bunların içinde “Kalender” yürekli bir Osmanlı denizcisi.. Ütopik unsurlar özellikle kitabın sonunda yoğunlaştı ama fark ettim ki masala da ihtiyacı varmış ruhumun. Bir coğrafyacı olarak keşiflerin kanlı yüzünü ve Osmanlıların tutumunu derslerde uzun uzun okuyan biri olarak tüm yaşananların Kaan Murat Yanık sayesinde halka arz olması ziyadesiyle mutlu etti beni. Okuyun , okutturun diyeceğim türden bir eserdi. Gelin görün isterim kıtaları keşfedeceğim derken insanlığın kendi içindeki rezil duyguların keşfedildiğini.. Dinlerini ve dillerini kabul etmeyenlere neler yaptıklarını ve dünya tarihinde yeni bir sayfa açıldığını, hiç bir şeyin bir daha eskisi gibi olmadığını.. Muazzam cümleler sizi bekliyor, “bir varmış bir yokmuş” diye başlayın ve arkanıza yaslanın. Kitapla kalın..
Coğrafya
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,221 okunma
8/10
·448 syf.··
2026 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:12
Helloooo Ortalığı kasıp kavuran Off Campus dizisini izlemediğimi hemen akabinde seriyi eş zamanlı yeniden başlamadığımı düşünmeniz beni üzer. Seriyi ilk 2018 yılında okumuşum ve taktir edersiniz ki o zamandan bu zamana köpürünün altından çok sular aktı. Serilerin hikayeleri detaylı olmasada aklımdaydı ama yinede diziyi izledikten sonra yeniden okumak ilaç gibi geldi. Sizleri ilk okuduğumdaki yorumumla başbaşa bırakacağım ama söylemekte fayda var. Seri ve dizi arsında farklılıklar var evet, ama beni zerre rahatsız etmedi. Aksine hoşuma da gitti. . . Kızımız Hannah - bende ona Allie gibi Han Han demek istiyorum - lise mezuniyet gecesinde yaşadığı trajik olay üniversitede ona belalılardan uzak durmayı, partilere ara ara gitmeyi gittiginde ise damla içki içmemeyi kendisine görev edinmesine neden olmuştur. Tüm hayatı hokey olan ve bunun için ders ortalamasını yüksek tutmaya çalışan Garret son sınavdan herkes gibi o da feci çakar. Tek bir kişi sınavdan A alınca Garret'in anında radarına takılır. Ikinci sınavdan geçebilmesi için tek çare Han Han'ın ona öğreteceği konulardır ve bu uğurda herşeyi yapabilir. Bu Han Han'ın hoşlandığı çocuğu kıskandırmak olsa bile. Konu klişe gibi gelebilir ki öyle ama ne bileyim kitabı okurken manasızca sevdirdi kendisini. Garret ve hokey oyuncularını aşırı sevdiğimide hemencik ekleyeyim. Tek gözüme batan kitabın bir bölümünde gereksiz bir ayrılık sahnesi vardı. Yani o gerçekten ama gerçekten fazla klişeydi. Öyle bir sahneye ne gerek vardı hala anlamadım. Ama yazarcığım uygun görmüş yazmış. O bölüme rağmen okunabilirliğini koruyor inanın bana alın OKUYUN ve OKUTUN pişman olmazsınız. KitapRüyasından Sevgilerle
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınevi · 20163,214 okunma