Biz eski hikayenin tersini yaşıyoruz. Eski hikaye kendilerine bir miktar para verilen dört adamdan söz eder. Adamlardan biri İranlı imiş ve parayla "angur" alalım demiş. İkincisi Arap imiş ve "inab" alınmasını istemiş. Rum olan üçüncüsü alınacak şeyin "stafil" olması dileğinde bulunmuş ve Türk olan dördüncüsü de "üzüm" almanın gerektiğini söylemiş. Hepsi de aynı şeyi istediklerini bilmeksizin kavgaya tutuşmuşlar. Modern çağın Müslümanları olarak bizler ise aynı şeyi söylediğimizi, aynı yolu izlediğimizi öne sürüyoruz. Fakat üzüm deyince kimimiz kuru üzümü kastederken, diğeri bir salkım üzümden bahsediyor, diğeri belki üzüm hoşafını dile getirmek istiyor ve bir başkası üzüm suyunu ifade etmek istiyor. Bütün bunlar hepimizin farklı şartlanmalar altında farklı hedefler belirlememizden doğuyor.