İster hayatımız,ister ekin tarlalarımız olsun,sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız. Ama hayat hikayemiz ile dünya tarihinin aynı el tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zaman,bunu anlar anlamaz,bu korku uçup gider.
Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar,canları sıkılır. Çünkü,efendim herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.
Ne var ki,hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez.
Artık o beni görmemeliydi,artık onunla konuşmamalıydım. İş işten geçmeden kurtulmalı,gitmeli,gitmeliydim,yaşantıma ait herhangi bir yere geri dönmeliydim,otelime dönmeli,hemen kalkacak trenle bu lanetli yerden,bu ülkeden gitmeli ,onunla bir daha karşılaşmamalı, bir daha onu görmemeli,ne bir tanık ne bir suçlayan ne de olanları bilen biri karşıma çıkmalıydı.
.
Her zaman başkalarının arkasından konuşurdu. Ne kadar üzüldüğünden şikayet etmek için bana gelmesi ama abimin hayatında neler olup bittiğini anlamak için onunla konuşmaması peki ? Üzücü bir durum.