Goldmund, dünyaya pencere gerisinden bakan bir öğrenci değildi artık; bu yolculuk, sonunda kendisini ister istemez çıktığı noktaya döndürecek bir gezinti değildi. O büyük dünya şimdi gerçeklik kazanmış, kendisi de onun bir parçasına dönüşmüştü, yazgısı bu dünyanın içindeydi, bu dünyanın gökyüzü kendi gökyüzü, yağmuru güneşi kendi yağmuru güneşiydi.