acı çekiyorum. (spoiler var sonra ağlanmayın bana)
Puan vermedi
Merhabalar. Kitapları gömmekten zevk aldığımı falan söylemiyorum ancak eleştirilerimde elbette bundan zevk alan bir akıl hastası gibi göründüğümün nitekim farkındayım. Şimdi de bu kitabı kesinlikle yerden yere vurmaya hazırım, keyif alıyorum :) (başlık tam tersini söylüyor.) Nasıl Başlıyor? Kitap karakterimiz Işıl Atabey'in Fransa'daki sergisinde başlıyor. Yaptığı tablolardan bahsediliyor, en sevmediği tablonun Şafak Vurgunu olduğu anlatılıyor ve ardından bir saldırıda tabloların alındığı her şeyin darmaduman olduğunu okuyoruz. Işıl da bu saldırıda yaralanıyor. Ardından yurtdışındaki karakterimiz apar topar Türkiye'ye döndürülüyor. Babası ise Atilla Atabey, dikkatleri hemen burada üzerinize topluyorum babası Genelkurmay Başkanı. Kızının ve ailesinin üzerinde bela olduğunu anlayan baba Atabey, daha sonra mükemmel bir fikirle çıkagelir: kızını Binbaşı (35 yaşında binbaşı?) Ecevit Demirhan ile evlendirmek. 1-Mantık Hataları 'Çok mantık hatası var' diyerek bitirmeyeceğim bu eleştiriyi aksine baya baya uzatmak istiyorum. İlki, 35 yaşında binbaşı olmaması. Bu durum istisnalar dahilinde oluyor, normalde 37 yaşında binbaşı olması gerek. Ayrıca hem 'özel timde' hem de TSK'da çalışan bir binbaşı olması da... (fantezi). Not: Özel timde tropik adada kertenkele ve kaplumbağa yiyorlar. Maldivler tatili. Kızının saldırıda parmağı olan kişilerin uyuşturucuyla alakalı olduğundan bahsediyor baba Atabey. Bir operasyon onayı verileceği sırada bu saldırı gerçekleşmiş, içeride köstebek var falana kayıyorlar ama burada bir durdum ve direkt sizi başa alıyorum, Genelkurmay başkanı olmasına. Bir Genelkurmay başkanı, uyuşturucu operasyonuna onay veremez. Kitabın başlarında gördüğüm bu yerde direkt daha derin anlatılması gerekiyordu. Neden? Dediğim gibi bir Genelkurmay başkanı
Şafak VurgunuŞevval Demirdöğer · Pukka Yayınlar · 2026145 okunma
bizi ikna edecek tek şey yalnızca aklımızın apaçıklığıdır
6/10
·64 syf.·
2026 10. kitabı
Descartes Gerçeği Arayan Her Şeyden Kuşku Duymalıdır, modern felsefenin kapılarını aralarken bizi zihnimizin en derin ve güvenli limanına, yani kuşkuya davet ediyor. Kitap sadece bir matematikçi ve filozofun biyografisini sunmakla kalmıyor, doğru bildiğimiz her şeyin sarsılabileceği bir dünyada sarsılmaz tek bir hakikat bulmanın yolunu sarsıcı bir zihinsel disiplin olarak önünüze koyuyor. Kitap, Descartes’ın metodik kuşku, akılcılık ve zihin-beden ayrımı üzerine olan öğretilerini temel alıyor. Sizi duyularınızın yanıltıcı dünyasına hapsetmek yerine aklın ışığında berrak ve seçik bilgilere nasıl ulaşabileceğinize odaklanmanızı sağlıyor. Her türlü otoriteyi ve ön yargıyı bir kenara iterek hakikati sıfırdan inşa etmeye çalışan bir rehberin sesini duyuyorsunuz. Felsefeyi sadece bir düşünce yığını olmaktan çıkarıp kesinliği matematiksel bir titizlikle arayan bir yöntem haline getiriyor. Kitap boyunca duyularınızın size anlattığı dünyanın bir rüya olup olmadığını sorguluyor ve kendi bilincinizin mutlaklığını ufaktan da olsa bir sorgulamıyor değilsiniz. Her şeyden kuşku duymak bir belirsizlikte kaybolmak yerine üzerine şüphe gölgesi düşmeyecek kadar sağlam bir temel bulma çabası anlamına geliyor. Kuşku duyan bir varlık olarak en azından kuşku duyduğunuzdan emin olmanız, varlığınızın en güçlü kanıtı olarak beliriyor. Descartes’a göre yanlışlarımızın kaynağı aklımızın yetersizliği yerine irademizin aklımızın sınırlarını aşarak bilmediği konularda hüküm vermesidir. Varlık gücünü aslında bu iki yetiyi dengede tutmaktan ve sadece açık seçik kavranan bilgilere onay vermekten alır. Okurken sürekli başkalarının fikirleriyle dolmaya ve peşin hükümlerle hareket etmeye alışmış zihnimizin yarattığı gürültü ile öğretinin rasyonel sessizliği
Descartes Gerçeği Arayan Her Şeyden Kuşku DuymalıdırSadık Acar · Destek Yayınları · 2023157 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·292 syf.··
2026 78. kitabı
karşıma çıktığı için okudum bir nevi. bir de yeni seri olan Reverse Thinking benzetiliyor. her neyse her zaman ki gibi karakterin borcu var arkadaşından borç para istiyor ama her şey tam olarak orada başlıyor. toksikti ama ağırdı diyemem çünkü Non Zero Sum daha ağırdı bana göre.
새디스틱 뷰티 외전 B 1 [Sadistic Beauty: Side Story B 1]Yunhee Woo · 봄툰 [Bomtoon] · 202413 okunma
Kelimeler bazen anlatmaya yetersizdir…Nurun ala nurdur o ..
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 14:32
Sözleri kalplere şifa, bakışları ruhlara gıda olmuş büyük bir âlimin yolunu keşfetmek isteyenler için sade ve kıymetli bir rehber. Okudukça Hazret’in derinliği ve insanlara faydası daha iyi hissediliyor… Tasavvufi okumalari sevenlere tavsiye ederim.
Urvet-ül Vüska Muhammed Ma'sümKolektif · Alioğlu Yayınevi · 201811 okunma
Düşünüyorum Öyleyse Varım Hamdi bey
10/10
·64 syf.·
2026 21. kitabı
Özetle: René Descartes İnsanın kendi kendini geliştirmesi gerektiğinden. Tek bir kaynağa bağlı olmamasından. Laik atak geçirip saçma sapan kişilerin (modern ateizm savunucuları) yazdığı şeyleri kopyala yapıştır mantığı ile hareket edenlere cahil gözü ile bakar. Aynı fikirde olmasa bile araştırması gerektiğinden bahseder. Şimdi laik atakları savuşturduysam. Gerçek felsefe okuyucularına incelemenin devamını yazayım. René Descartes diyince aklımıza hemen, "Düşünüyorum öyleyse varım" ispatı gelir değil mi. Yöntem Üzerine Konuşma Discours de la Méthode ya da tam haliyle Discours de la Méthode Pour bien conduire sa raison, et chercher la vérité dans les sciences, (Türkçe: Akıl Yürütme ve Bilimlerde Doğru Bilgi Arayışı İçin Yöntem Üzerine Söylem) Fransız filozof René Descartes tarafından 1637 yılında yayınlanan otobiyografik (sanırım öyle lisede edebiyatım 20 idi, tür cahiliyim) bir kitaptır. Bu kitap, Descartes'ın felsefi düşüncelerinin yanı sıra matematik, bilim ve bilgi felsefesi konularını da içermektedir. Hatta kitabın sonlarında kalbin kanı nasıl pompaladığını (Doktorlar izlemedim bu yüzden tıp cahiliyim) bile açıklar. Dönemin skolastik düşüncesi pek elastik olmadığı için bu kitabı yayımlamayı¹ başta düşünmemiştir. René Descartes kendi kendini sorgulayarak, bilinen bilginin tek kaynaklı olmadığını, şüphecilik/kuşkuculuk yaklaşımını belirli standartlarda eline almıştır. Hakikat olan bilginin kaynağı veya doğruluğunu tek bir bakış açısından değil de her çeşit görüşü benimseyerek bilginin var oluşunu benimser. Kitapta, herkesin ağızdan düşmeyen ama kime ait olduğunu bilmediği, Descartes'ın "Cogito, ergo sum" ("Düşünüyorum, öyleyse varım") sözleri ile ifade ettiği gibi, kendisinin var olduğu ve aklının varlığını kesin olarak kabul ettiği görüşüne yer verilir. Bu konuya detaylı
İnceleme
Yöntem Üzerine KonuşmaRené Descartes · Kapra Yayıncılık · 20213,566 okunma
Dogmalardan Kurtul Hakikate Ulaş
6/10
·134 syf.·
2026 4. kitabı
Orta Çağda bilgi Aristotelesin dediğiydi Aristoteles kesin kabul edilirdi Descartes ise Otoriteye bağlı bilgiyi yıkıyor bu kitabıyla ve yerine metodik şüphe yöntemini getiriyor.Geleneklerden kurtulup bilgiyi yeniden kuruyor.René Descartes’in temel amacı, zihni yanlış inançlardan, dogmalardan arındırarak kesin ve sarsılmaz bir bilgi temeli kurmak, hakikate, doğru bilgiye ulaşmak ve aklın doğru kullanımı için bir yöntem geliştirmek, yaşadığı dönemin bilgi kirliliğinden kurtulmaktır. Bunun için “metodik şüphe” adını verdiği yöntemi geliştirir ve o zamana kadar doğru kabul edilen tüm bilgi kaynaklarını sistemli biçimde sorgular. Duyulardan, geleneklerden(Aristotelesçi gelenekten)ve hatta matematiksel doğrulardan bile şüphe eder. Bu radikal şüphe süreci en sonunda öznenin kendi varlığına kadar uzanır. Ancak Descartes, şüphe ederken bile şüphe eden bir öznenin var olduğunu fark eder ve “ Düşünüyorum, öyleyse varım” önermesine ulaşır. Bu önerme kesin ve inkâr edilemez ilk hakikattir. Daha sonra Tanrı’nın varlığını kanıtlayarak, Tanrı’nın aldatıcı olmayacağı sonucuna ulaşır ve açık-seçik idelerin doğruluğunu temellendirir. Böylece bilgiyi öznenin düşüncesi üzerine kurarak modern felsefenin temelini atar.Eserin önemi bilgiyi gelenekten kiliseden almak yerine kendisi en baştan sorgulaması ve bireysel sorgulamayı başlatması,Otoriteye, kiliseye değil gözlem ve deneye dayalı yöntem devrimi gerçekleştirmesi ve özneyi yeniden kurmasıdir. Özgür düşünceyi, kendi aklını kullanmayı başlatan ve Batıyı "Batı" yapan kitaplardan..
Yöntem Üzerine KonuşmaRené Descartes · Alfa Yayıncılık · 20193,566 okunma