sümeyye

Puan vermedi·168 syf.··
2024 8. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2024 22:26
Daha önce adını hiç duymadığım bir yazar, tamamen tesadüfen kitaplığıma girmiş bir kitap. Ve muhtemelen içeriğini çok kısa bir süre sonra unutacağım o yüzden bir inceleme yazmak istedim. Kitap başlarda vermek istediği mesajdan çok uzaktı. İlk yarısında konunun nereye bağlanacağını anlamadığım için okumam uzun sürdü. Ama son çeyrekte ana karakteri kendime çok yakın hissettim. Öncelikle ilk sayfalarda geçen "günlük" detayı karakteri kendimle özdeşleştirmeme sebep oldu. Yıllardır düzenli olmasa da günlük yazan biri olarak eski sayfaları karıştırdığımda çoğu zaman kahramanla aynı şeyleri hissediyorum. "Çok daha ciddi duygular hissetmeliyim diye düşündüm. Günlükte ciddi şeyler yoktu. Günlük havadan sudan şeyler hakkındaydı. Ama hayatım böyleydi, buradaydım işte." Ellinor'un hayatla ilişkisinde de bana tanıdık gelen şeyler vardı: tutkusu olmayan bir meslek, kendini yeterince açamadığı insan ilişkileri, duygusal bir donukluk ve yaşamayı geleceğe erteleme. Bu düşünceleri; sevdiği hatta sevdiğini bile fark etmediği, gündelik hayatında en yakınında görünse de oldukça uzak olan Dag'ın ölümüyle şekil değiştiriyor. Hepimizin uçurumun kenarında yaşadığımızı fark ediyor. Ve yavaş yavaş tutkusunu mesleğine dahil edebileceğini, şu anda kalmayı, ilişkilerinde kendini ortaya koyduğunda bazen kabul göreceğini bazen beklediği karşılığı alamayacağını önemli olanın insanlarla daha içten paylaşımlarda bulunması olduğunu öğreniyor. Sıradanlığın içindeki otantik olanı keşfediyor. Ve en sonunda günlüğe layık bir hayata başlıyor. "Bütün mesele cesur seçimler yapmakta diye de ekledim, bu seçimler ister büyük ister küçük şeylerle ilgili olsun. Sonra günlüğümü açtım."
Postane GünlükleriVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20231,041 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·80 syf.··
2023 9. kitabı
"Ne kadar ilginç biri!" düşüncesiyle başladığım kitabı "Ne kadar rahatsız edici biri." düşüncesiyle bitirdim. Absürtlüğü ve abartıyı; giydiklerine, yediklerine, ev eşyalarına ve hatta ikili ilişkilerine kadar taşıyan biri olması bana samimiyetten uzak ve ilgiyle beslenen biri olduğunu düşündürdü. Dali gibi uçlarda yaşama cesaretine sahip insanların 'normal'inin bu olduğunu ve zaten 'özgün'lüğün tam da böyle bir şey olduğunu hâlâ tam olarak algılayamıyorum. Muhtemelen gerçeküstülüğü yaşam tarzı haline getirdiği için bu kadar yaratıcı eserler ortaya çıkarabildi. Her ne kadar farklılığı beni ürpertse de kendini yaşama cesaretini örnek aldığım biri oldu.
Sanat Tarihi
İşte DaliCatherine Ingram · Hep Kitap · 2016188 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2021 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2021 01:27
Korkutucu, otoriter, küçümseyen, yargılayan bir ebeveyn tarafından yetiştirilmenin hayatta verdiğimiz tüm savaşların sebebi olabileceğini gösteren bir kitaptı. Çocuk, anne babasını sevmek ve onlara sığınmak ister ama yaşı büyüdükçe bu tarz ebeveynlerin kendisinin benliğini yok saydığını fark eder. Olduğu kişiden utanmaya ve kendisini saklamaya başlar, ebeveynin memnun olacağı biri gibi davranmaya başlar ama ebeveyni hiçbir türlü memnun edemez. Ayrıca tüm bunlar ailesine bilinçaltında bir kızgınlık beslemesine sebep olur, tüm ihtiyaçlarını karşılıyor olarak görünen ailesine duyduğu kızgınlıktan dolayı utanır ve kendiyle bir savaş vermeye başlar. Savaşın şiddeti bir şeyleri kabullendikçe hafiflese de ömür boyu devam eder... Okurken yer yer üzüldüğüm, okuması gayet kolay ve kısa bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ederim :)
Edebiyat
Babaya MektupFranz Kafka · İndigo Kitap · 201754bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2021 00:59
Balkonda oturmuş bir yandan bu kitabı okuyup bir yandan sokağı izlerken, kitabın konusuna 'cuk' oturan bir olaya şahit oldum :') Apartmanın önünde yanlarında çocukları olan iki kadın sohbet ediyorlardı. Kadınlardan birinin 4 5 yaşlarındaki kız çocuğu yanlarındaki kısa duvara tırmanmaya çalıştı. Ve annesi "Anneciğim düşersin, sen kızsın, kızlar öyle yüksek yerlere tırmanmaz ki, narin olurlar." dedi. Kadının niyetinin çocuğun tırmanmasını ve sonucunda yaşayabileceği olumsuz olayları engellemek olduğunu biliyorum ancak kitapta okuduklarımın da etkisiyle sinirlenmeden edemedim. Girişimcilik çağında olan, dünyayı keşfetmeye çalışan bir çocuğun 'kız' ve 'narin' olduğu için engellenmesi ve kadın olduğu için bir şeyleri yapamayacağının bilinçaltına yerleştirilmesi ve kendine güveninin kırılması kitapta bahsedilenlerin hâlâ tazeliğini koruduğunu gösteriyor maalesef. Kitapta kadın yazarların edebiyat tarihindeki yeri, bu alanda -aslında hayatın tüm noktalarında- neden erkekler kadar ön plana çıkamadıkları anlatılıyor. Okudukça, bugünküne oranla çok çok zor olan koşullar altında bile yazmaya, üretmeye devam eden tüm kadınlara hayranlık duydum. Daha fazla kadın yazar okumam gerektiğini hatırlatan bir kitaptı. Okumanızı kesinlikle öneririm.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İndigo Kitap · 201748,2bin okunma
Puan vermedi·182 syf.··
2021 9. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2021 03:35
Kendi davranışlarını, iç yaşantısını anlamlandırmakta zorlanan biri olarak psikolojiyle ilgili şeyler okumayı, izlemeyi ve araştırmayı çok seviyorum. Geçtiğimiz günlerde ilgimi bu kadar çok çeken bir alanda kopuk ve yüzeysel bilgilerden daha fazlasını öğrenmek istediğimi fark ettim ve bu kitapla tanıştım. Psikoloji tarihini, bazı alt dallarını, ana akımları ve kuramları özet şeklinde ve çok fazla terime boğmadan anlatan bir kitaptı. Bende güzel bir temel oluşturduğunu düşünüyorum. Önce bu kitabı okuyup ilginizi çeken kısımlarla ilgili daha ayrıntılı kitaplara geçebilirsiniz yani başlangıç için ideal.
Psikolojiye GirişM. Kemal Sayar · Dem Yayınları · 2014746 okunma