Hiçbir yere ait değildi Martin. Ne tam olarak işçi sınıfına aitti, ne burjuvaya. Bireyci olduğunu söylüyordu ama çok büyük bir yüreği vardı. Güzelliğe, aşka yüce anlamlar yüklemiş birinin yüregine aldığı insanların yaşatmıs olduğu hayal kırıklığı sonucunda bir insanın sonunu anlatıyor.
Bana en çok dokunan da Martin Eden'in eline her geçtiği parayı sevdikleri için harcaması oldu. Başlarda hayalleri için yaşayan, çabalayan bir genç varken sonlara doğru hayallerine ulaşsa da mutlu olamayan yorgun bir adam vardı. Çevresindeki insanlar yoklukta varlığını, varlıkta yokluğunu anlamadılar. Böyle hiç edilmek onun gibi hassas, duygusal, iyiyi arayan yüregine kaldıramayacağı bir yüktü.
Maneviyat haricinde bu hayatta ki bütün zevkler geçici ve sönük. Hiç enerjin bitmeyecek gibi peşinden koştuğun hevesler, gün geliyor senin ölümüne sebep oluyor.
Japonya'nın tutunamayanı maddi doyum, hayata anlam katamama, çevredekilerin güldüklerine gülememe sevdindiklerine sevinememe, inançsızlık... Telef olup gitmiş biri ve mutlak son
Ataerkil toplumun fazlalaşmasından bahseden erkekleri fazlaca yüceltip kadınları aşağılayan topluma karşı feminizmi olduğu gibi anlatan kadın ve kadının gücünden ve fırsat verildiği takdirde her işte başarılı olabilecegini kadının gücünden kadınları yok sayan topluma karşı ayakta durmak için kendi ayakları üstünde durmasının önemini anlatan çok güzel bir kitap olmuş. Virginia Woolf
Bilemediğimiz ve acı çekmemize sebep olan çözülmemiş travmalarla bizi bağlayan yolları aydınlatma konusunda muhteşem bir iş çıkarıyor.
Hayat değiştiren hikâyeler, pratik araçlar ve iyileşme için gerekli yollarla dolu cesur, şefkat verici bir kitap.Okuyup okutmalıyız.
Kitap 1.Dünya Savaşı'nda geçiyor 1.Dünya Savaşı'nda dans ederek tek başına hayatta kalmaya çalışan kadının casuslukla suçlanmasını...
Hikaye gerçek bir hayat hikayesinden bazı kurgular da eklenerek yazılmış.Konunun içeriği güzel, özgüvenli, kendi başına mücadele vermeye çalışan bir kadının yaşadıkları. Mata Hari cok güzel bir kadın ve bu güzelliği yüzünden de başına türlü türlü olaylar geliyor.
Daha 16 yaşında okul müdürü tarafından tecavüze uğruyor ama kimse ona inanmıyor
Kötü bir subayla evleniyor ama asla mutlu bir evliliği olmuyor.
Gelelim savaşa, savaşta çoğu kişi ölüyor ve Mata Hari'yi günah keçisi ilan ediyorlar.Cephede ölen insanları umursamayıp bir kişinin üstüne gidip, bunca olayları bir kişinin üstüne yıkıyorlar
Mata Hari'nin tek suçu özgür bir kadın olmaktı.Sınırlar ve sınırlamalara boyun eğmeyen bir kadın.
Mata Hari ve avukatı arasındaki olaylardan yola çıkarak yazılmış hayatın ve aşkın gizemlerini anlatan çok güzel bir hikâye olmuş.
CasusPaulo Coelho · Can Yayınları · 20166,9bin okunma