Gözünüzün önüne şöyle bir adam getirin: son derece değersiz son derece korkaktır. Kendine kimsenin ihtiyacı olmayan faydasız korkunç mendubur bir adam ama ölçüsüz derecede izzet-i nefis sahibi hem de bu izzet-i nefsini böyle hastalık derecesine varan bir titizlikle korumasına pek de hak verdirecek bir meziyeti yoktur. Şunu da hemen söyleyelim ki Foma Fomiç'inki sınırsız olduğu gibi bambaşka çeşitten bir izzet-i nefisti. Bu bir hiç yüzünden hakarete uğramışlarla eski başarısızlıkları altında ezilmiş kimseler de bulunan bir izzet-i nefisti. Bu insanların dış görünüşleri altında öteden beri için için işleyen bir yara vardır. Başkalarının kazandığı her çeşit başarı Foma Fomiç'in kıskançlık, zehir saçmasına vesile oluyordu. Şüphesiz, en budalacı alınganlık, en delice vesvese bu duygulardan ayrılmaz. Belki "böyle bir izzet-i nefis nereden geliyor?" diye sorarsanız "Bu kadar küçük, değersiz mi değersiz, sosyal durumlarına göre hadlerini bilmeleri gereken insanlarda nasıl olur da yer edebilir bu duygu?"