Yürüyor, şarkı söylüyordum, çünkü mutlu olduğumda ben de, bir dostu ya da iyi bir tanıdığı olmayan, o neşeli anında neşesini paylaşacak kimsesi bulunmayan her mutlu insan gibi kendi kendime bir şeyler mırıldanırım.
Bense o güne dek hiç olmadığım kadar mutluydum. Kendimi bir anda İtalya'da bulmuş gibiydim ... doğa beni, şehir duvarları arasında boğulmak üzere olan bu yarı hasta kentliyi o denli kuvvetle çarpmıştı.
Gökyüzü öyle yıldızlı, öyle berraktı ki, onu gören kendine sormadan edemezdi: Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?