''ÖMER'İN ÇOCUKLUĞU'' MUALLİM NACİ
10/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 00:00
Kitabın Adı: Ömer'in Çocukluğu Kitabın Yazarı: Muallim Naci Tür: OTOBİYOGRAFİK Anı Muallim Naci’nin büyük bir ustalıkla kaleme aldığı Ömer'in Çocukluğu, kendi çocukluk anılarını anlatmaktadır. Bu haliyle kitap, otobiyografi özelliği de taşımaktadır. Muallim Naci’nin (Sünbüle 1890) adlı eserinin üçüncü kısmıdır. Çocukluğun getirdiği saflığı en güzel şekilde anlatıyor ve kalplere dokunmayı başarıyor. 8 yaşındaki ÖMER adlı çocuğun olaylara bakış açısının ele alındığı eser, sade ve akıcı dili ile anlatılıyor. Bir çocuğun gözünden yaşadığı şehri, semti, Mutluluk, aile sevgisi, yardımseverlik, ailesiyle ve toplumla olan ilişkilerini anlatıyor. Bu anılar çocuk dünyasının saf bakışıyla yansıtılıyor. Yüz yıldan fazla bir zaman dilimi öncesine ait olsa da, kitapta anlatılanlar çocuk dünyasının değişmez özelliklerini yansıtıyor. Ömer’in Çocukluğu ile siz de dönemin gerçekleriyle yüzleşecek, kalbinizde bir çocuğun masumiyetini hissedeceksiniz. ÖMER'İN ÇOCUKLUĞU, MEB'in ilköğretim okullarında okutulacak 100 temel eser listesinde yer almaktadır.
1000Kitap
Ömer'in ÇocukluğuMuallim Naci · Nesin Yayinevi · 20107,9bin okunma
Ömer'in Çocukluğu
7/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2021 206. kitabı
Merhabalar Bugün Muallim Naci'nin "Ömer'in Çocukluğu" adlı anı kitabıyla geldim. Muallim Naci 1850'de İstanbul'da doğdu. Yazarımızın asıl adı Ömer'dir. Babasını küçük yaşta kaybeden Muallim Naci, annesi ve kardeşiyle beraber dayısının yanına, Varna'ya yerleşti. Arapça Farsça ve Fransızca öğrenen yazar, Varna Rüştiyesi'nde öğretmenlik yaptı. Bu sırada okuduğu Giritli Aziz Ali Efendi'nin Muhayyelat adlı eserindeki kahramanın adı olan Naci ismini, kendine takma ad olarak seçti. İstanbul'a dönünce Ahmet Mithat Efendi'nin teklifi üzerine Tercüman-ı Hakikat adlı gazetenin edebiyat sütunlarını yönetmeye başladı. İlk şiir kitabı Ateşpare'yi(1883), ardından Şerrare'yi (1884) yayınladı. Bu arada gazetede süren eski -yeni tarz şiir tartışmaları yüzünden gazeteyi terk etti. Recaizade Mahmut Ekrem ile aralarında bu konu yüzünden sürtüşmeler yaşandı. Mekteb-i Sultani'de ve Mektebi Hukuk'ta edebiyat öğretmenliği yaptı. Tevfik Fikret ve Mehmet Akif Ersoy onun yetiştirdiği öğrenciler, Yahya Kemal ise ondan etkilenen şairlerimiz arasındadır. Tanzimat Dönemi edebiyatımızın önemli isimlerinden olan Muallim Naci, edebiyatın yenilenmesine, dilin sadeleşmesine hizmet etmiş bir yazarımızdır. 1893'te aniden rahatsızlanıp hayatını kaybetmiştir. ************************** Gelelim kitabımıza "Ömer'in Çocukluğu" yazarın,1890'da "Sünbüle" adlı kitabının bir bölümü olarak yayımladığı eserinin adıdır. Kitap 1898'de Almanca'ya, 1914'te Rusça'ya çevrilmiştir. Ömer'in Çocukluğu Muallim Naci'nin sekiz yaşına kadar olan çocukluk anılarını anlatıyor. Yazar kitapta babasına olan sevgisini, arkadaşlarıyla oyunlarını, okulda onu falakaya yatıran öğretmeninden ve karanlıktan korkusunu öyle güzel, öyle içten anlatıyor ki kitap su gibi akıp gidiyor. Özellikle babasının vefatı sırasında bir çocuk gözüyle
Anı-Mektup-Günlük
Ömer'in ÇocukluğuMuallim Naci · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,9bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·48 syf.··
2022 40. kitabı
Muallim Naci’nin 1890 yılında yazdığı Sünbüle isimli eserinin ikinci bölümü olan Ömer’in Çocukluğu, Türk edebiyatında çocukluk ve gençlik hatıraları yazımının ilk örneklerinden biri olmasıyla beraber Tanzimat dönemi edebiyatına ait olan eser otobiyografik bir romandır. Dönemi içerisinde oldukça beğenilen kitabın, anıları içeren Ömer’in Çocukluğu bölümü, 1938 yılında Almancaya, 1914 yılında ise Rusçaya çevrilerek yayınlandı. 1969 yılında da M.Ertuğrul Düzdağ tarafından yeni harflere uyarlandı. Bu uyarlama Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Cağaloğlu Yayınevi‘nden yayınlandı. Yazar bu eserinde bir çocuk gözüyle olayları anlatmış ve eserin merkezine çocuğu almıştır. Ömer’in Çocukluğunda Naci, ailesini, arkadaşlarını, sevinçlerini, hüzünlerini kısacası çocukluk yıllarında yaşadıklarını anlatmıştır. Aynı zamanda dönemin yaşayış biçimini ve bir çocuğu merkeze alarak yaşam kültürünü de yansıtmıştır. Muallim Naci’nin eserinde kullandığı yalın ve içten dil çok önemlidir. Bu dilin yankısı daha sonraları Ömer Seyfettin’in hikayelerinde yeniden karşımıza çıkacaktır. Naci, eserinde mutluluk, aile sevgisi ve yardımseverlik gibi temaları da işlemiştir. Kitaptaki en göze çarpan özelliklerden biri de dönemin insanlarının nahifliğidir. Ömer, bunu genellikle babası üzerinden anlatır. Edebiyatımızın büyük ismi Ahmet Hamdi Tanpınar, Muallim Naci’nin Ömer’in Çocukluğu’nda kullandığı dilin hakkını ‘Adeta Sanatı ve her türlü özentiyi atmışa benzeyen, külfetsiz, mübalağasız (abartısız) üslubu ona, yan taraftaki bir odaya geçer gibi geçmiş zamanı bulmasında yardım etmiştir’’, diyerek teslim etmiştir. Ömer’in çocukluğu Çocukluğu süsten ve mecazdan uzak bir eserdir. Ömer’in Çocukluğu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilköğretim öğrencilerine yönelik olarak 2005 yılında yayınladığı 100 Temel Eser
Edebiyat
Ömer'in ÇocukluğuMuallim Naci · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,9bin okunma
Mert Ona Denmiştir
Puan vermedi·450 syf.·
2020 20. kitabı
Besmele-Hamdele-Salvele.. Merhum Şeyh Galib Hazretlerini Rahmetle yâd edelim. Hamd ile salvele getirip evvala; Hazretin ruhuna bir Fatiha armağan edelim. *** Ey şair! Şimdi çağın icbarına ses ver.. Komşun duvarında istinad olmuş gibi komşundur şu hayat. Hapsetsen kendini söyle ne çıkar? Bir bardak yetişir de sana ihtarını infaz eder; "daya beni o muhkem duvara, bak bakalım hayat ne söyler?" Bir hülya aroması sanmışsa şiiri, kağıt yangını elbet munis gelir orman yangınından. Ama bir ağacı yakan şey, bir kağıt parçasıdır. Hazin bu ya, sonra yakan bir ağacı, yanı başındaki ağaçtır. Öyleyse çaputlara yazılmış bu hakikati imha yollarının en sefinesine hasr'et. Gürce dür, hürce yutuver. Telaşa mahal bırakma o dem; bu satırlar önce Allah'ta, sonra hıfzında emanet. Ey şair! Bir kez daha çağın icbarına ses ver.. Şımartılmak istiyorsan, hınca hınç doldur fiyakayla mısraları. Bu gibi anlaşılmaz yaz. Ama seni mutmain etmez bu övgüler. En iyi ihtimalle sana "Cahit Zarifoğlu kadar kapalı yazıyor" diyecekler. Bu memnun edecekse seni, terk et menzilini de şanın yürüsün. Çünkü sen şair, mukayese indinde yalın kaldıkça büyürsün. Derdine konçerto eşlik etsin de evvela basmalı fistanlar adı konmamış çiçeklerin baskısıyla giydirilsin. Fiyakalı bir dert olmadıkça derdin, vah ki şiir cambazı.. sen ne söyleyebilirsin? Ama olmaz böylesi. Haydi gel, çağın icbarına ses ver. Şahidim, sana mühimmat kadar hayati şeyler söyleyecek. "Sana olan aşkım, kavgam kadar büyüktür" demedikçe bir şiir, sakıttır artık. Çünkü kozmetik sektörüyle yarışandır göle atılmış bir pirana. Fakat bu anlamsız yarışa girişmekten imtina eden taraf pirana olacaktır. Nitekim kozmetik, Kanunî devriyle kıyasa muktedir olacak kadar kudrete haizdir. Heyhat! Şiir bile kozmetiğin midesindedir. "Sana olan aşkım, gratis
Şiir
Şeyh Galib DivanıŞeyh Galip · Akçağ Yayınları · 076 okunma