(Üni yıllarında doğurduğum şiirsel işler)
Ağıtlar çiviledim,
kalbinin köşesindeki satırlarının arasına,
Satırlar düştü ellerim kanarken sana..
Kırılırken ilmeklerimi diktim,
Gecenin sessizliğinde ağıtlarımın..
Mısralarımın ezgisine kulak ver kuşlara.
Kuşlar da ağlar mıydı gecenin bağrında?
Duyuyor musun ritimlerimin oynaşan seslerini
Onlar da bizim gibi sessizce mi ağlıyorlardı?
Duy!
Dikiş tutmayan kalbinden,
Filizlenen ağıtları..
Mısralarım mıdır ağlayan bu kuşlar?
Gecenin şafağında boğulup gidiyor karanlığın dehlizlerinde bir kuşun acı çığlıkları..
Dinle! Bir martının ağıtını..
Çığlıklar yükseliyor İstanbul semalarından
Bir martının ağıtı inletiyor söylenmeyen kelimeleri
Sustukça birikiyor çığlık çığlığa söylenemeyenler
Ne kadar duyulabilirdi karanlığın dehlizlerinde boğulup gitmeseydi
Bir martının gözyaşında…
Kayıp bir ruh yalnızlığı girdabında savrulurken