Sınıf meselesi doğma büyüme solcu da olsa, kapitalist, antikapitalist, padişah torunu, sıradan bir öğretmen, avukat, gişe memuru, imam, bakkal, hamal, terzi, işsiz de olsa herkes için vardı ve herkes kendi çapında bunu yaşıyordu. Sınıf yalnız ekonomiyi değil, sosyal hayatı da döndüren bir çarktı.
Güç, itaat ister, itaate bağımlıdır. Önce sol ayağı atarak muntazam yürüyüşe geçmenin, savaşları kazanmakla hiçbir ilgisi yoktur. Ancak bu, askerleri sorgusuz sualsiz itaate koşullandırmaya yarar. Ve böylece askerler, sorgusuz sualsiz ölüme giderler.
İnsan yaşadıklarını korktuğu için unutur ya da utandığı için. Hatırlayınca acı veriyor diye unutmaz, acı kendini unutturmaz çünkü. Terapilerde açığa çıkan travmalar aslında unutulmamıştır, hep aynı yerde, zihnin ortasında, hatta gözlerin önünde bir yerde duruyordur, sadece dile gelmemiştir.
Gerçekten unutulmuş, hafızanın kuyusundan söke söke çıkarılmış bir travma varsa, muhakkak benliği delik deşik edecek kadar büyük bir utancın ya da korkunun parçasıdır.